• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Ceyhanlı internet sitesi

Üyelik Girişi
ETKİNLİK TAKVİMİ
Akkuş Basın Birliği
Reklam Sayfası

  

Çamoğlu Kardeşler 

Albayrak okul altı Niksar/Tokat

_________ 

  

Mustafa Gümüş Ve Oğlu Onur Gümüş

Cumhuriyet Mah. Erek Cad. No:28/B, 60500 Erbaa, Tokat

_________  

İŞYERİNİZİN FOTOĞRAFINI İSMİNİ VE ADRESİNİ salimbolatli_hoca@hotmail.com MEİL ADRESİME GÖNDERİN SİTEMİZE EKLEYELİM ÜCRETSİZ YAYINLAYALIM

ERCAN ALTUNOĞLU

 
    

 Merhaba

 sıladan gurbetdekilere merhaba
kine kavgaya diyelimmi elveda
sevgi tadın da buluşmaya varmısınız
haydi sen de gel buluşmaya ceyhanlıya


biz üç beş köy birleşecegiz gardaş
dügümüz bayramımız oldu hep birlik
aramıza sokmayalım kin nefret gardaş
haydi sen de gel buluşmaya ceyhanlıya


hatıralar kalmadımı hep eskide gardaş
bu çekememezlik neden niye şimdi gardaş
elle verelim güzel işler yapalım köyde
haydi sen de gel buluşmaya ceyhanlıya


dedelerimiz vardı misafir perver di
kuruyan gönülleri yeşertirdi gardaş
ceyhanlıyı kaderine terk etme gardaş
haydi sen de gel buluşmaya ceyhanlıya


sevgi saygı yumagı oluşturalım gardaş
ne yapılacaksa elle verip yapalım
güzel köyümüzü baştan yaratalım gardaş
haydi sen de gel buluşmaya ceyhanlıya


ercan der zaman birlik beraberlik zamanı
sen de gel dosluk meşalesini yakalım gardaş
ceyhanlı da yarınlara güzel eserler yapalım
haydi sen de gel buluşmaya ceyhanlıya

CEYHANLI'YA GİDELİM

Yordu bizi buranın sitiresi
çalışmaktan unuttuk günleri
tanımaz olduk akrabalarımızı
gelin ceyhanlıya gidelim biz

ceyhanlıya bahar gelmiş şimdi
bin bir renkte çiçekler açmış
Dağ Yayla dermandır ağrımıza
gelin ceyhanlıya gidelim biz


bu gurbet açtı içte yaralar
Bizim yerimiz değil buralar
Gün geçtikçe az dı yaralar
gelin ceyhanlıya gidelim biz


ceyhanlının havası yok bur da
dedemiz ninemiz kaldı ora da
Duymaz kulak,görmeyen göz burda
gelin ceyhanlıya gidelim biz

CEYHANLININ GÜLÜ 

aman giderim giderim de yine yolum uzundur
aman bir yanım külekçili de atyanım meyvalı
argandan bakınca görünür de ceyhanlının düzü
bak beni yine hasta ettide ceyhanlının gülü

aman gide gide bitmez de ceyhanlının yolu
celemedine yagar karda güdürgene yagmazmı dolu
şu vefasızın yüzünden de dinmez oldu gözümün seli
bak beni yine hasta ettide ceyhanlının gülü

eser ceyhanlıda hazan yeli getirdi yine kışı
ercan da yitirdi koca ömrü ceyhanlının gülü
aylardan oldu hazan esti götürdü beni ben den
bak beni yine hasta etti de ceyhanlının gülü 

BİLEMEDİM GÜLÜM

Mutluluk aradım taş kalbin de
Git gide yanan ateşler içim de
Beni yaban etti gonca güller de
aşk yakarmış bilemedim gülüm

dertlerim var dermansız benim
Aşk böyle yakarmış bilemedim
o gözlerin narına düştüm ben
aşk yakarmış bilemedim gülüm

kalbin sınırlarını çizmiş gülüm
Dünyanı başına yıkarım diyor
Aldı beni benden çekip gidiyor
aşk yakarmış bilemedim gülüm

duyma dı çıglıklarımı kalbin
Aklına koymuştu aglatmayı beni
Deli gönül sende yorma kendini
aşk yakarmış bilemedim gülüm

Susturun şu bülbülü ötmesin
ölüm kol gezerken gönül de
Erken gelmiş sıram benim
aşk yakarmış bilemedim gülüm

İstem o gülün göncasını ben
Boynum bükük biçare oldu benim
Bilmiyorum yaşıyormuyum öldümmü
aşk yakarmış bilemedim gülüm

 
   GEÇEN YILLARIMA
dalıyorum düşündükçe
kalıyorum bir boşlukta
salıyorum göz yaşlarımı
umutsuz geçen yıllarıma
*****
Dayanamıyor artık yürek
çektim tek başıma kürek
Yanık türkü ağıt gerek
umutsuz geçen yıllarıma
*****
rüyadan ibaretmiş umut
Günden güne artı derdim
içim de büyür yaralarım
umutsuz geçen yıllarıma
*****
Geçti ömrüm yadeller de
ben şimdi kaldım o gün de
Gönül koydum ağlattıkça
umutsuz geçen yıllarıma
*****
Yana yana köz oldu yürek
ercana mezar oldu sevdan
Her satırıma isyan yazdım
umutsuz geçen yıllarıma
*****
ercana felek açtı yara
yama oldu sevdan sara sara
ben gidiyorum sanada gelir sıra
umutsuz geçen yıllarıma
   
     BÖYLE
bu kar kara kışa gider böyle
Ayrılık ateşti yakan içten içe
Karlı daglar yolumu kesmese
Ayrılık yakar içten içe böyle

Dağlar sıralı önüm de geçilmez
Ayrılık yaredir yürek te kanar
Bir güzelin hasreti içim de gizli
Ayrılık yakar içten içe böyle

Özlemi meşfuka erdi can ten de
Yıllaca seyrettim solan resmini
sinem de gizledim yıllar ca seni
Ayrılık yakar içten içe böyle

Bahar geçti ağaç meyvesin verdi
günler geçti zaman eridi gitti
Sarardı yapraklar kara kış geldi
ercanın hasreti de sarsın seni
          GÜLÜM
Bu sevda ugruna neler çektirdin
ne kabus geceleri yaşattın bana
Leylayı mecnunu belkide geçtim
bunun adı sevda mı be gülüm

sevda ırmagı kurudu taşlar kaldı
Seven kalbim şimdi taşlara döndü
Sevdamızdan bir tek anılar kaldı
bunun adı sevda mı be gülüm

Yüce dağ başına yagan kar eridi
Soldurdu ercanı bitir di sevdan
Çektiğim çileler beni bitirdi
bunun adı sevda mı be gülüm

umutlarım aldın götürdün benden
beni de kendini yedin bitirdin
Benim bu sevdamı artık yitirdin
bunun adı sevda mı be gülüm

her seveni sever sandın bilmedin
bu sevgiye kadir kıymet vermedin
Bir gül goncasıydım beni dermedin
bunun adı sevda mı be gülüm

Kapandı gönlümün kapısı sana şimdi
susturdugun dil bir daha konuşmaz
Seninle bir daha görüşmez belkide
bunun adı sevda mı be gülüm

Mezarım kazılsın adım yazılsın
üstüne de beyaz güller dikilsin
Üstüne de benim çilem yazılsın
çektigim bu sevda bilinsin gülüm
SENSİZ KALDIRIMLAR
şu akkuş bana yalan cı
insanlar hep yaban cı
Yokluğun içimde sancı
Sensiz bu kaldırım lar

Can kalmadı bu beden de
umutlarım gitti senin le
yanlız kaldım bu şehir de
Sensiz bu kaldırım lar


Bu akkuş hasretler kokar
Bu şehir de aşklar biter
bu şehir de geceler uzar
Sensiz bu kaldırım lar


ercanım döndüm bülbüle
Hasretim beyaz güle
Gönlümdeki sevda ile
Sensiz bu kaldırım lar
 

BİR SEVDA

bir sevdadır yüregim den cıkmadı
nere gitsem peşimi bırakma dıki
hatıralar vardı gözümde canlandı
yaralar var dı yüregimi sar dı

zaman tünelin de yıpranan hatıralar
zamanlı zamansız kanayan yaralar
yolun sonuna varmadan gelen vedalar
şimdi az dı yine içim deki yaralar

hiçmi dilin titreme di elvada derken
yüregin nasıl dayan dı elvada demeye
zaman gelir geçer ansızın geçmez sanma
açılan yaralar da kapanır kapanmaz sanma

gönül bir sevda bulur ama bir ben bulamaz
sarılır sarılmaz sandıgın yaralar gün gelir

YILLAR ÖNCE

yıllar önce yazılmış fermanım
nelere şahid oldu gözlerim benim
satırlara damla yazıldı yaşlarım
yazdığım şiirler de aglattı beni

seni seven gözlerim vardı öldü
Her gece uykularımı ikiye böldü
Zannetme dünyada her seven güldü
şimdi kaderim aglattı beni

ne kara yazılmış fermanım benim
sevdadan yana kalmamış dermanım
çöktüm dizlerimin üstüne ağlarım
kara yazılmış kaderime ağlarım


Girilmez sevgiden başka bir yola
Nasılsa acılar verecek mola
Yaratan veriyor sabrını kula
Senin de kaderin ağlattı beni

ASRI GURBET
Asrı gurbet denen bu olsa gerek
Virane evlere dayanmaz yürek
Hani tandır hani bazlama çörek
Bu işi bilenler gayet az çoban

Şimdi köyü bekler üç beş ihtiyar
Oldu mu kaçanlar köyden bahtiyar
Oysa gariplere olmaz bahtı yar
Kaçıp gidenlerin gönlü köz çoban

Ellerin titriyor dizlerin fersiz
Geçmemiş bir günün dertsiz kedersiz
Ey bahtı karalı şanssız kadersiz
Sana sanki değmiş bir kem göz çoban

Hanende yabancı rüzgarlar eser
Ruhun isyan eder, yüreğin küser
Bir gürültü kopar hafakan basar
Dinlerken kızın pop, oğlun caz çoban

Seccaden, tespihin, takken itilmiş
Sığmamış kavalın evden atılmış
Keçe aban, sopan hepsi satılmış
Bağrına saplanmış çuvaldız çoban


Kaç yıldır görmedin sen bu dağları
Çöle dönüp giden zümrüt bağları
Sorma çoban sorma eski çağları
Yaşamamış gibi olduk biz çoban

Sürüler nerede çobanlar nerde
Kuş bile uçmuyor en güzel yerde
Havası devaydı hani bin derde
Dağlarda her mevsim artık güz çoban


Söyle bu dağların nesine geldin
Kuzu mu kaldı da sesine geldin
Belli ki dağların yasına geldin
Öksüz dağlara bir mezar kaz çoban

Çal kavalını sen dağlar ses versin
Rüzgârlar eserken nameni vursun
Uçan kuşlar seni kim diye sorsun
Tutma gözyaşını artık çöz çoban

Ağla çoban ağla yıllar ağlıyor
Bulutlar ağlıyor seller ağlıyor
Yaslı dağlar şimdi kara bağlıyor
Bu sana sitemdir sanma naz çoban

Taş yerinde ağır derler bilirsin
Şimdi gittim diye pişman olursun
Neden hala gurbet elde kalırsın
Gurbetin zorunu dön de boz çoban
YARALI GELDİM
gurbetten yaralı geldim
havasına furgun geldim
ak gidip de yurduma
dönüp yaralı geldim

ayrılık saati geldiği zaman
sıladan yine ayrı düşegeciz
karardı gözlerim duman duman
gönülden yaralı geldim

ayrılmak zor oldu bu sefer
boynu bükük kaldı sılamın
göz yaşı alnımda ter ter
sıladan yaralı geldim

deliyordu dağı feryat
gözlerimden aktı yaş
derdim arttı kat kat
gönülden yaralı geldim

ayrılık ölümün biraz hafifi
yazılmış anlımıza kader yazısı
doyasıya göremedim sılamı
gönülden yaralı geldim

orda kaldı bacı kardaş
zehir oldu ekmek aş
gözlerimden sızan yaş
gönülden yaralı geldim

bu sıkıntılar para için
tüm ilçlar yara için
sanki doğdum bura için
gönülden yaralı geldim.

taneye dönerken sarı başak
bırakıp geldim komsu kardeş
sardı çevremi bir acı kuşak
gönülden yaralı geldim

harman yeri sarı saman
gurbet yolları toz duman
sardı ruhumu bir acı güman
gönülden yaralı geldim

eşe dosta eyledim ve da
çınlar kulağımda bir hoş seda
bulutlar üstümde koca bir dağ
gönülden yaralı geldim
yıkık bir değirmenim
çekildi
GÜLDÜRMEDİ FELEK
Güldürmedi felek benim yüzümü
yokuş etti hayatta yolumu düzümü
Böyleymiş kaderim düştüğüm aşkta
ercana ver derdin var sa daha

felek kapadı tüm kapılarımı
Saran da olmadı kanayan yaramı
kahrettim hayata aglaya madım
Bana ver çekeyim derdin var sa

Sev diremedim garip gönlümü sana
taş kalpli anlamaz benim derdimi
İçtigim sigaram avutur oldu beni
Bana ver çekeyim derdin var sa

iş te olduk bir dal da iki gül
iki ayrı kafes te öten bülbül
ben agladım işte artık sen gül
bana ver çekeyim derdini var sa

sırtımı dayadım yosunlu taş lara
derdimi anlatyım daglara taşlara
gözüm de sel olmuş akan yaş lara
derdimi verdim sır daşım daglara

adım adım gez digim yollara
yüregim de senle dolu anılara
için için kayan yaraları ma
sardım immek immek acıyı ya
GECELER
hani uzun olurdu geceler
Hani yagmur yagardi inceden
cocuklar gibi içimi titreten
sevgiler vardı bitmek bilmeyen
anladım eskidendi onlar eskiden

hani ay gülümser di sanki bize
Mevsimler böyle bitmek bilmez di
sahte sevgilere yenilmez dik biz
bunlar eski den di eskiden

Hani sen beni sever ken işte
oysa oyun dan ibaretmiş sevgi
Hani ihanet yok tu ha yoktu
bunlar eskiden di eskiden

şarkılar hani bizi incitmez di
Hani gençligimiz boşa gitmezdi
daha ben hayata küsmem bitmişim
Daha kimse ölmemişken ben ölmüşüm


Şimdi yıldızlar eski ay dur gun
hatıralar silinmiyor kafam dan
Geçen geçti ercannın başın dan
artık kalbim küskün sana anla

eskiden gecelerde küskün dü
şimdiki gençligimiz gibi anla
benim şimdi en uykusuz vakitlerim
geceleri bir garip derbederim sensiz
 BENİM DERDİM
bilinmez mi ki benim derdim
Derdimin ilacı mevlaya kaldı
Çölü mesken etti feleğin oku
ercanın kurtuluşu mevlaya kaldı

Gün geçtikçe büyür derdim içte
derdimin sorgusu mevlaya kaldı
gözlerim de de kalmadıki yaş
Gavururum elinde alaya kaldı

çok gezdim aradım derde derman
felekten yazılmış ercana ferman
Çaresiz kalınca çöktüm oturdum
Genç ömrümü yadellerde bitirdim

ercanım sorulmaz derdim halim de
nayleyim kadere beni o koydu derde
boşa gelmişim ben bu dünya ya bil
varayım ben geçmişte kalayım yar
YAŞAMA SEVİNCİM
Yaşama sevincim gitti seninle
isyanlar çıkrdı yüregim sensiz
gönlüme gilitleri furdum şimdi
haykırışlar faydasız sevgili ye

kayboldum sevgi denizinde sensizce
Ağladım sesimi duyuramadım günlerce
Gururum duvar oldu gönlüme şim di
Vazgeçemedim işte vaz geçemedim

yüregim parçalara bölündü şimdi
ateşti yandı durdu günlerce öyle
fırtınalar furdu param parça oldu
sanma ki güzelim bu ateş sön dü
bu sevda kansergibi sardı yüregi
dogdorda bulama olcu derde çareyi
kapatamaz oldu yürekteki yarayı
mevlam revir artık ercana çareyi

tanıdınmı gözlerim sana dert çektireni
gördünmü yüregim seni bırakp gideni
bensizde mutlu ol diyeni sordumu yeregim
haykırışın boşuna seni duymayan sevgili ye

ne garip şu hayat sanki bomboş öylece şimdi
her an yargısız infaz yaşarken yok oluş bu
sen giden ben se aynı durak ta bekleyen seven
haykırış boşuna seni duymayan sevgili ye
 YAĞMUR YAĞIYORDU
uyandıgım da yagmur yagıyordu
sanki gözlerimi boşluga açmıştım
amansız ca yagıyordu yagmur yine
akkuşun sokakları yine bom boş du

düşlerime yagmur yagıyordu sanki
gökyüzünü sarmıştı bulutlar öylesine
bugün yagmur yagıyordu akkuşa sessiz ce
sensiz yürüyorum akkuşun kaldırım ların da


sis sarmış argan yaylasını kucaklar casına
yollar bom boşdu yine anladım sensiz kalmışım
ben seni öyle özlemişim ki haberin yok anladım
ben yine bu akkuşta yapa yanlız kaldım sensiz

öylesine üşüyorum ki sanki bedenim artık yorgun
yanki sanaklar üzerime yagıyor du sensiz benim
öyle rüzgar esiyorki ya beni sana yada seni ba
getirecekmiş gibi bir an öyle düşündüm
şimdi huzur arıyorum bulacakmış gibi ben sensiz

ceyhanlıya yagmur yagıyor bügün boşalırcasına
gözlerimden yaşlar düşürdu yoklugu anlatırcasına
yağmur yağıyordu işleye işleye içime içime
bense seni düşünüyorum özlerr cesine

uzun gecelerce günlerce yagmur yagıyor öylesine
ben se ellerim cebim de şarkımızı mırıldanıyorum
sanki yagmur bana eşlik ediyor şarkımızı söylüyor
ercan yagmurlu gecelerde seni öyle çok özlüyor ki
GÜLLER GİBİYİM
sanki zamansız solan güller gibiyim
sen arkanda yıkılmış bir seven bıraktın
işte soldum artık bittim bu hayatta
artık gitmiştin sende yoktun yanımda

içimde öyle şeyler varki anlatamadım
ben sensiz bu hayata bir anlam bir mana
katamadım,ben sensizde yapamadım canım
şu fani dünyadan da hayattan da bıktım
yaşamak mı ölmek mi yapamadığım anla

dinliyormusun sevgilim bu sana haykırışım
dün gece seni çok aradım yüregim sızladı
sen sanki yine meşkuldün umursuzcasına
söyle birtanem ben ne yaptım sana söyle

ihanetimi var yoksa bana bu kacıncı
yaktın,söyle birtenem sana ne yaptım
bilemedim canım işte sonunda ölüyorum

aşk sence nedir vaz geçmekmi canım
yoksa her gönüle girmekmidir gülüm
aşk mahşere denk sevmek degilmidir
aşk ercanın yüregini hiçe saymakmıdır
yaşamakmı ölmekmi yapamadım anla gülüm
ERCANIN SANA HASRET
bir sürü beyaz güller açtı bahçelerde
sensizken gölümde büyüttüm hep gülümü
soldurmadım göz yaşlarımla suladım
gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin
bu ömürse sensiz geçmeyecek gülüm

insan yaşıyorda be gülüm bu da yaşam sa
hayat savurur insanı her yere zaman sız
sensiz yaşamaksa şimdi öyle anlamsız ki
bak yine şarkımız çalıyor dinle gülüm

saprediyorum sonu gelecek elbet yanlızlıgın
bütün aynalar gülecek elbet mutlu halime
açılacak kapılar ansızın senli günlere
ben seni birgünlük degil ölür cesine sevdim

yalnız sen varsın beyaz gülüm yüregim de
bir eylül akşamı gördüğüm o beyaz hayalsin uzakta
yakınsın yalnızlık kadaruzaksın yakınmış gibi
sensiz yaşadığım yıllarbu kadar güzel değildi

yeter gel artık yeter karanfiller açtı gel
kış bahçesinde beyaz güller açtı gel gayrı
bitsin bu özlem silinsin gözlerimizde yaşlar
gülsün yüzümüz gel beyaz gülüm bitsin bu gurbet
ercanın sana yılllardır hasret ercan ölmeden gel
NE ÇARE
furgun yemiş yüregim ne çare
şimdi karanlıgıma ziyansın
suskun artık dillerim sensiz
anlatır seni kalemim de ellerim
şiirlerim le mısralarım dasın sen

nazlı yarım gözlerinde yaş olsun
damla damla çaglasın şiirlerim
Hasretinin pırangaları boynum da
Sensiz bu yürek hayatın sondemin de
Bak ellerim semaya durmuş
şiirlerim le mısralarım dasın sen

Kalbimim kapıları mühürlü sensiz
Aşka yangın yüreğine derman gel
yanakların da damla damla akan
pınarım ben
şiirlerim le mısralarım dasın sen

ercanın kalemindesin sen mısra mısra
bir beyaz gülün sevgi kokan nidası sen
dilimden düşmeyen en güzel cümleler sin
şiirlerim le mısralarım dasın sen
ACILARIMIZ VAR
hayatla ladese girdim yüregim de
acılarımız var aynı yürek te dolaşan
suladıkça kuraksıyan topraklar gibi
ziya nımsa sevgiden yana suladım
o inadına kurumayı seçti hayatta

sırdaşım olan geceler bile duymaz oldu
şimdi kranlık gece sensiz kabusum oldu
Omuzlarında ağlamak için aradım seni

dikenler le örülmüş tüm yollarım
aboneyim artık üykusuz gecelere
Sana olan özlemim esen kırık bir hayal
ben ölüncemi anlayacaksın sevgimin büyüklügünü

Seni ilk gördüğüm gün sanki durmuşdu dünya
dönmüyordu hayat durmuş bense sana kilitli kalmıştım
bir daha bir daha yaşamak isterdim o anı ölürcesine
şimdi kalmışız daglar ardın da yorgun bitkin yahattan

Bana bir mutluluk borçlusun yarım kalan günlerden
İçinde yaşamın anlamını barındırsın ki anlamlı olsun
her şey gizemli bakışların kadar güzel ve anlamlı
Kime derdimi anlatsam benden dertlileri var dünyada
Acılarımı paylaşabilmek için aradım her yerde seni

Bu yüregimde kaçıncı yara kapanmayan sensiz
Her şeyi geriye sarmaktan yorgunum artık
Kaç intiharım varsa o kadar acım var sensiz
Yavaş yavaş benliğime karışınca yokluğun
Panzehirim olasın diye aradım her yerde seni

sense yokluga karanlıga bıraktın beni usulca
senden çok şeymi istedim ki yüreginden bir parça
ben seni sevdim korkarcasına titrekcesine
sense başka durakta beklemeyi terçih ettin
beni öldürürcesine çignercesine ama ben seni sevdim

şimdi mutlumusun sahte dünyanda sehte sevgilerde
yoksa üç beş güzel sözemi kandın damı ercanı yaktın
şimdi gelirsin küllerimi savurmaya deryalara yellere
ama bilki kül olmayan yüregim var sevginle dop dolu

BİR YOL VARDIR
bir yol vardır kalbe giden
hazinemdir sevgim kalbimde
Eyüp ün saprıyla gönlüm bezenir
Sevda bilmeze gönülden sitem eylerim

sevda bilmezin bahçesine gül ekmeyi
bir akşam sezsizligin de özlem çekmeyi
Canımı yakarcasına aglamayı yürekten
sevda bilmeze gönülden sitem eylerim

ben bu yürekte ne günler ne aylar
ne yıllar saydım ne çok takvim
yaprakları yaktım haykırır casına
sevda bilmeze gönülden sitem eyledim

Sevdadır yürekte saklanır dügüm dügüm
sözler bugaza dolanır susar kalırsın
Kış ayında sen benden gülmü bekledin
Vefa bilmeze gönülden sitem eylerim

savda bir kaç kırık söze kalmaz kanmaz
böyle kırık dökük sözlerde devasını bulmaz
Kırdıysan ki kırdın yüregimi tamiri olmaz
Gönül bilmeze yürekten sitem eyledim

kaç mevsim geçti bahar gelmez artık gönlüme
Bülbül ler suskun sanki figan eyliyor halime
ben de taşlar basarım deli gönlüme aramaz seni
Gül verdiğim kıymet bilmeze sitem eylerim sitem

Mihnet sitem dolu yüreğim özüm ercanda yazdı sana
sitem dolu bu sözü seni vefa bilmez vefasızın kızı
yıllardı çagladı durdu gözüm den akan yaşlar
Lazım değil artık senin kıymet bilmeyen sevgin
ercanda agladı durdu sonunda o da sitem gar oldu 
    
SENSİZKEN
nasılda işlemişsin kanıma sensizken anladımn
duygularım esir düşmüş sana sevdana yanarcasına
sarmışsın öyle sezsizce yüregimi acıtırcasına
Kalbimi yaşatan damar damar örgüsün artık

şimdi öyle yaşlara bogugki seni gören gözler
öyle ılık ılık eriyorki yüregim sessizce
ben senin için sadece sevendenmi ibaretim
Kalbimi yaşatan damar damar örgüsün sen

Vazgeçmek kolaymı sandın hiçmi anlamı yok
yaşanan güzel anların hiçmi anlamı kalmadı
sevmek sadece sözlerden mi ibaret oldu
Ahrete kalsa bile saklarım sevgimi de seni de
Kalbimi yaşatan damar damar örgüsün sen

gün gelir kışa özlem çeken son baharda kavuşur
kuruyan yaprakta süzülerek düşer yere kavuşur
hayatın kanunu ise bu elbed birgün sevende kavuşur
kalbimi yaşatan damar damar örgüsün sen
RESİMDE KALMIŞ
en güzel yıllar resimde kalmış
yıllar önce ceyhanlıdan giden
o cocuklar şimdi kocaman olmuş
yolcusuz yolların hasretiyim ben

dalından düşmüş yaprak misaliyim
baharda hazalın kurbanıyım ben
geçip giden yllara aglayanım ben
yolcusuz yolların hasretiyim ben

mazi olmuş dönülmez o günlere geri
özlemiyim ben çocukluk günlerinin
kavuşmaktır sana en güzel hediye
köylümün köyümün sesiyim ben artık

kimler gelip geçti ceyhanlıdan
yanlız kalmış köyümün dertlisiyim
nefret eder oldum artık yanlızlıktan
gürbetin düşmanıyım ben artık

mevlam yazmış yazıyı ne gelir elden
silinmez kaderin bestesiyim ben
sıladan gurbete gönül dolusu selam
ali ercan derler bana selam olsun
doslarım ceyhanlıdan sizlere.....
   
GÜZEL GÖZLÜM
güzel gözlüm gittigin günden beri
Ne gündüzüm ne gecem beli olmuyor
beni benden edeli bende soldum
güzel gözlüm gittigin günden beri

gezdigin yerlerde gözüm seni arıyor
bulutlara rüzgara sorup duruyorum
Bakıp bakıp hayallere dalıyor
güzel gözlüm gittigin günden beri

Ne haberin ne selamın gelmedi
Bu sevdayı benim kadarcekenler
bilir
hasetin varken yaşanılmaz bu diyarda
güzel gözlüm gittigin günden beri

hal oldu sustu dilim anlatır şiirim
ercanda oldu mecnun aşk çölünde
güzel gözlüm canım sana hediye
hep böyledir ezelden beri giden
unutur seveni ardından aglayan
gözleri
İstersen bir daha aramam seni
aramam sormam yoktu böyle biri derim

Yağmur oldu topraklara karıştı derim
Bulut oldu rüzgarlarla yarıştı derim
yalancı sevdalara mekankurmuş derim
tuz basarım kanayan yarama aramam seni

Bu sevda böyle sürüp gitmezmi sandın
ercan da mecnun kadar sevemezmi sandın
Kalbi olan böyle cefa eder mi güzel gözlüm

güzel gözlüm böyle hayat sürüp gidermi
Ak düşecek seninde saçlarına bir gün
Bekliyorum seni yolun sonunda her gün
geleceksin biliyorum dayanamazsın sen

Kimse olmayacak o gün kolunda
Kavuşacagız bir gün ahret yolunda
dünyadan kimler geldi kimler geçti
kara sevdadan kimler güldü ki ben güleyim

güzel gözlüm böyle yazmış Yaradan
kimler yaşamış kara sevdadan
ercan da yaşar sanma bu kara sevdadan
güzel gözlüm böyle yazmış yaradan 
 
BU VATAN HEPİMİZİN
Bu vatan hepimizin bu kavga niye
Silahı bırakın sarılalık kardeşçe
mermi degil gül atalım birbirimize
zaman türk kürt ayrımı yapma zamanı
degil kardeş cehaleti yenelim
zaman elle verme zamanı gel kardeş


Dostu aglatıp düşmanı sevindirme
unutma çanakkaleyi omuz omuza
çarpışan türk kürt dedeleri
gelmeyelim oyuna karışmayalım
kara koyuna lanetli enperyeliz
soyuna

sene 1991 yıkmadızmı kürt köylümü
o insanlar unutmaz o kara günü
sögütlüyü cevizliyi siz yıkmadınızmı
hani türk kürttü kavganız

yıllardır boşa dolandın durdun
sen hep kardeşini furdun
Zaman sen ben kavgası değil
Kardeşlik zamanıdır gel kardeş

Allahın fidanını yok etmenin
kardeşi kardeşe düşman etmenin
Mutluluğa hasret acı çekmenin
Söyle şimdi ne anlamı var
Zaman ayrılık değil
Kardeşlik zamanıdır

Yine bir şehit akşam haberlerinde
Bir başka şehit naşı yükseliyor ellerde
Allahu ekber sesleri inletiyor yeri göğü
Zaman ağlama değil
Kardeşlik zamanıdır
       SEVMEK      
sevmek bakmak değil görmekse eğer
sevmek yanındayken başını
omuzuna koyabilmekse eğer
sevmek yanındayken yalnızlığı unutmaksa eğer
bende seni seviyorum

sevmek senle iken yere daha sağlam
basabilmekse eğer yere saglam basıyorum
sevmek yokluğunda seninleymiş gibi
hissetmekse eğer
sevmek hayallerine senide sokabilmekse eğer
bende seni seviyorum

sevmek yatağa uzandığında seni düşlemekse eğer
sevmek sen üşüdüğünde gölgemle
seni ısıtmaksa eğer
sevmek sevdiğini çıklık çığlığa söylemekse eğer
söylüyorum bende seni seviyorum

sevmek el ele tutuştuğunda kalbinde bişeylerin
kopmasıysa eğer
sevmek gözgöze geldiğin de hiç kıpırdamadan
bakabilmekse eğer
sevmek kalbini kalbinde hissetmekse eğer
bende seni seviyorum beyaz gülüm
GİDİYORUM 
bak artık gidiyorum sonsuzluga sessiz ce
yüreginden sessiz sedasız istifa ediyorum
Ağır ağır atıyorum adımlarımı gözlerim se
hep ardıma bakıp duruyor dur gitme dercesine

son göz yaşlarımı da döküp uzaklaşıyorum senden
yüregim kanaya kanaya gidiyorum uzaklaşıyorum
İçimde bıraktığın öksüz aşk çıkmaya çalışıyor,
her adımımda sanki ayaklarım dur gitme diyor
Bedenim isyan ediyor kalmak istiyor seninle
delice sevdan yüreğimdeyken gitmek ne kadar zor
Engel olmaya çalışıyor her bir zerrem ama
kalmak çare olmuyor artık hep aynı sın

Ömrümün tüm vakitlerini harcamak geçiyor içimden
Kalmak inadına ama yok inan bana inan olmuyor
cevap verme bana susta dinle beni ben seni sevdim
inadına degil gerçekten ölür cesine sevdim ben seni 
 
İLK BAHARIM
Suskunlukla başlıyor ilk baharım
her şey bir nisan yagmuru gibi hayatta
İnceden saçlarımı okşuyor yağmur
oysa hüzünlerim den kurtulmuşken


gözlerimden inceden inceye süzülüyor yaşlar
Söylemek zor agladıgımı görme bilme istiyorunm
Ne kadar sevdiğimi anlatmaz yağmurların sesi
Ve ben ne kadar haykırsam da boş artık boş

aşkın inceliğini anlamazki yanlızlıklar
hep nisanda yagar aşıklara yagmurlar
hep titretir nice asır dır yürekleri
bu gelip geçen nisan yagmurları zamansız

Yürümek kadar uzlaşmak da zor artık senden
Acıyan ve kanayan benim yüregim şimdi yine
Acıtanlar bilir yağmurun hırçınlığını
şimdi yüregimde sanaklar yagıyor sensiz

Zorlamayın mevsimleri artık geçsin agır agır
çok zaman geçti aradan son yaprak düşeli
varsın hatırlamasın varsın yagmur yagsın
Ve yağmurların içimi ısıttığı günleri

Susmakla başlıyor her mevsimim artık
Konuşmalar geçmişimde gizli artık
Ve inceden yağıyor yağmur ıslatırcasına
Unuttum konuşmalarla anlaşılan duygularımı

Susmakla başlıyor her hikayem artık benim
Yazmak sadece yazmak istiyorum yanlızlıgımı
Bir avuç dolusu sevgi bir ömür kahır dolu
Kuş kanadında saklı özgürlüğüm artık

Yağmur ıslatır sadece yüreğimi yagmur
yagmur titretir yüregimi yanlızlıkta
Sevmek için sana ihtiyacım var biliyorsun
Anlamaz yağmurlar kimsesizliğimi senin kadar
HAYKIRSAM SESİMİ
duyulurmu haykırsam sesim
yıllar öncesine haykırsam
bu günümü degişirmiydim
aşkımı baştan siler cesine

çocuklugum gelier aklıma şimdi
Oynarken saçını çekip inçittigim
yıllar geçmiş olsada hep öyleydi
Unutulmaktı tek korkum işte oldu

gecelerim güne kavuşmadan
elimi açardım hakka dua ederdim
gizlice kavuştur bizi diye
kabul olmadı dualarımız

uyuyamam adın dilime takılmadan
Sabah oluyor gülüm böyle sezsizce
bende sensiz yaşanan kaçıncı gece
böyle sensizce bu bende kacıncı sancı
ŞEHİT HABERİ
haberi dinleyip şehit haberi
yüregim parçalanmazmı aglamzmı
gözlerim titremezmi yüregim
Kalleşçe askerime saldıran
soysuzlara yazıklar olsun

Topragımız üstünde pusu kuranı
Arkadan saldırıp askerimizi furanı
Dost görünüp ardımızdan galleşlik yapan
soysuzlara yazıklar olsun

şehit düşerde yanmazmı yürek
Ocaklar çökmez mi yıkılsa direk
Damlalar birikip dereleredönerek
soysuzlara yazıklar olsun

Üstünüze yagsada tipi kar boran
elinden silahını bırakmayan şehidimi
dilinden vatanını namusunu düşürmeyen
şehidimi furan galleşlere yol olan
soysuzlara yazıklar olsun

Yollar kapansa geçit vermesede
durmaz benim şehidim önce vatan der
Denizler kabarsa gök yüzü kararsa
durmaz benim şehidim önce namus der
şehidimi furan soysuzlara yazıklar
olsun
  
        ARADIM SENİ
 gökkuşağındaki renklerin gizeminde
Bardaktan boşalırcasına yağan
yağmurun bereketinde aradımseni
Seni yagmur yagınca misgibi kokan
tpragın kokusunda aradım yagmurla

İçimi titreten şimşegin çakmasında aradım
bir annenin yavrusuna olan özleminde aradım
yüregimde yanan ateşin közünde aradımseni
suya hasret kalan topragın hasretinde aradım

kurbed özlemi çeken gurbert çinin özleminde aradım
her gün yeni doğan güneşin aydınlığında aradım ben
yorgun ve bitkin düşen bir güvercinin kanatlarında
aradım ben seni

postacının getirdiği mektupların içinde aradım seni
Sevgilileri kavuşturan sevgililer gününde aradım benseni
kursağımda kalan sevinçte kötü yazılmış alın yazımda aradım
ben seni ukusuz gecelerimde aradım agalracasına

henüz uçmakta olan kuşların heyecanında aradım ben seni
Zuleyha nın Yusufun güzelliği karşısında elini kesmesin de
Yusufun da Zuleyha nın yüzünden yıllarca zindanlarda
kalmasında aradım aradımda yılarca bulamadım benseni
     NERDESİN
nerelerdesin birtanem
güzel gözleri özledim ben
nerdesin sen nerede birtanem
gidipte gelmemek varmıydı
Nerdesin Canım Nerdesin

Bir Rüzgar misali esip geçtin
Kalbimde Yaralar açıp gittin
Şimdi kiminlesin neredesin
Söyle Canım Nerdesin nerede

ceylan bakışlım güzel gözlüm
Sensizlik Sardı Bedenimi yine
İçimde hasretler sardı deryalarda
Nerdesin Meleğim Nerdesin Canım

Ağlıyor Yine sana bakan bu gözler
Kalbim Birtiyor sensiz atıyor yine
Senin İçin Bu Yazdığım Sözler yine
Kalbimde Bıraktığın İzler sızlar yine
Nerdesin Canım Nerdesin melegim nerde

gündüzümde gecemde sensin her an yine
ölum gelecekse seninle Gelsin bana
Allahtan Diledğim Enbuyuk Duamsın
Nerdesin Canım Nerdesin benim melegim
  
KOLAY DEĞİLVazgeçmek ne zormuş senden
Kuru çölde gül yetiştirmek gibi
kolay degil sevgiyi hiçe saymak
kolay degil her şeyi silmek bir anda

Zor gelmiyor artık bana acı çekmek
Ama bir şey zoruma gidiyor
Ne olduğunu biliyorum bilmesinede
birde söyleye bilsem ama bilmiyorum

Mutsuzum deryalarda şimdi savruldum
İsmini söylerken sesim titriyorbiliyormusun
Sanki biri anlayacakmış sezecekmiş gibicesine
Düşünmekten bile korkuyorum seni artık

Düşünce dedigime bakma ama alamıyorum
Kelimeleri bile yerleştiremiyorum artık
Aslında seni ve beni birleştiremiyorum
Dedim ya zorlanıyorum artık

Eğer birgün analata bilirsen seni beni
Cesaret alırsam aşkımdan korkum kalmaz
günler geçiyor ama her şey aynı yerli yerinde
birtek seni seviyorum diyemiyorum artık
GİDİYORSUN
gidiyorsun ya yürekten sen
kanım gidiyor canım gidiyor
sen gidiyorsun her şey gidiyor
gök yüzünden bulutlar gidiyor

daglarda kar gidiyor seninle
solgun bir gül oluyor insan
kır çiçekleri ölüyor sanki
sen gidiyorsun diye ben ölüyorum

ellerim den kayıyorsun usulca
kolay degil sanki yalan bumlar
kayan kapan mayan bir derin yara
nasıl kapanırki kocaman sevince

sevgimizden arta kalna kırık dükük
bir anı şimdi anca sisli camlara yaza
biliyorum seni sevdigimi yine silinecek
arta kalansa aşk şarkıları olacak senden

ıslak gözlerimle geçiyorum yanından
yaralı yaralı görmüyor sun beni artık
yüregimde bir kül var bir yangından arata
kalan, senden bana kalan bir avuç kül var

sordugum adresler boş çıkıyor boş yoksun
ve sen yoktun ben sordugum zaman yoktun
ve her şay bir yalan gibi yandıgı zaman
şimdi anladım yanlız oldugumu yine

resimleri yaktım aynaları kırdım şimdi
acımasızmı davrandım hatıralara senin
yüzünden senmi yaktırdın bana resimleri
nasılda beni bu hale getirmişsin bak eserine
AŞK DERDİ
hiç iyleşmez yaramdır aşk derdi
dertten çileden habercidir
Bir ömrün dökülen son yaprağıdır
hayat kadar kısa mazi kadar eskidir

Kimbilir bende bozulan kaçıncı kaçıncı
tövbedir bu
Bu kaçıncı sancıdır içime saplanan bazen
Yağmur yüklü bulutlara benzer
Sağanak sağanak dökülür gözlerimden

mühebbet yemiş mahkumduriçimde saklanan
kalbim kırık boynum bükük darmadağınım
gözlerinde bir sır saklı anlamadığım
şimdi hasret yürekte derin sızı

seninle yaşamakta ölmekte güzel olurdu
Sevilmekte sevmekte seninle güzeldi
sen se şimdi vişdansızı oynuyorsun
yorgun kalbimi hasretinle sardım şimdi
Bir ateş yaktın yandıkça yandı yüregim
        TAŞ OYNAMIYOR
unutamıyorumda taa eskiden beri
ceyhanlıda taş oynamıyor
Gezdim Dolandım da Ben Döndüm ki Geri
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

gelmişler geçmişler bakmıyorlar yüzüne
Davranmalı İnmeli Toprağın Özüne
Kimse Alınıp Gücenmesin Sözüme
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

Yaz olur yagmur yagmaz köye
Bereket te Girmez Oldu Eyvah Köye
Doymadan Kalkmayız Biz Şükür Diye
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

ceyhanlı da pişiyorken Aşımız
Anlamadık para etmez oldu aşımız
Aynı Çileyi Paylaşıyor gardaşımız
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

Küçüktüm büyüdüm Dinleyin Hele
Tarihimiz Boyunca Çekmişiz Çile
Şikayetim Benimde gamsız bülbüle
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

Gezin ceyhanlıyıda görün garip halini
Taş Üstüne Bir Taşta Gelinsiz koyun
Anlamıyorum Nedir Bizdeki Sorun
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

bir birimize düşmeden gelelim dile
Bir Olmalıyız gardaşça Verip El Ele
Su Vermeliyiz ceyhanlıdaki kuru güle
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

Çalışırdı ninemiz dedemiz yılmazdı
düşünmedik bıraktık ceyhanlıyı kaderine
sürüleri sattık çıkmaz olduk celemedine
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

Bazen gara oglan pınarı Gururla Överiz
biz gardaşız birbirimizi niye döveriz
Bakın Yarın Dizlerimizide döveriz
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden

ercan Arzı hal Ettim Size
Kınarlar Bak Gülerler Şu Halimize
Gerek Duymuyorum Bende Başka Söze
ceyhanlı da Taş Oynamıyor Yerinden
 BİZİM KÖYGirerken bizim köye Mezarlıklar
Çıkışında vardır dereler tepeler
Sığırın toplandığı celemedin
Bu köy bizim köy ceyhanlı dır

Girişin yukarısı kuru çamlık
Hemen aşağıda bolat duşa
sagında armudun yatagı güdür gen
Bu köy bizim köy ceyhanlıdır

Yukarımahallede gırali giller
Komşudur meyvalı akgün külekçili
yaylasında koyun otlatırdı tertibim
Bu köy bizim köy ceyhanlıdır

burada vardı bir zamanlar güzel
hayeller
sönmüş tüten bacalar viran olmuş
kapılar bacalar otbaglamış
Bu köy bizim köy ceyhanlıdır

arşaf evler vardı buramburam
tarih kokardı gözlerden yaş akardı
Hüzün bürümüş yürekleri yakar dı
Bu köy bizim köy ceyhanlıdır

Köyün önü yulaf tarlası
sonu görgen yatagı
Aşağıdüz fasülye tarlası
Bu köy bizim köy Ceyhanlıdır
       İÇİM YANIYOR
içim yanıyor geçer elbet geçer de.
anlamsızca bir yerler de unuttugumu
sandıgım bir yerde yeniden yanar
zorakide sevdirilmiyorki

insan bazen öylesine çkmazlara giriyo
ne yapacagını bilememek ne kadar kötü
bir durum, uzaklarda yanan bir ışık arıyo
bazende görüyorum sanıyorsun yansımaları

bazen geceleri hep seninle konuşuyorum
siyahın yogunlugu eritiyorum ışıgı yine
kör oluyorsun göremiyorsun kayboluyo
herşey apansızın yine yanıyor yürek

seni seviyorum diye haykırıyorum
duymuyorsun kötürüyor her şeyi
gecenin sefil karanlıgı
haykırıyorum dünya umrumda degil

takmıyorum artık hiç bir şey umrumda degil
sadece seni düşünüyorum ve aglıyorum
sıf sen ol yanım için yanım da aglıyorum
sevdimi seni benim kadar kimse sevdimi

sen gidince sanki kapılar yüzüme çarpıldı
ve aylar geçti kapılar ogünü hatırlamaz
ama ben o gün sanki bu gün gibi yaşıyorum
yaşıyorum da için için aglıyorum

beni sevmedigini önemsemedigini
bilmeme rakmen büyüttüm sevgimi
ama bu gece vaz geçiyorum sen den
korkma artık seni sevmiyorum
anlamsızca sıf
 BEYAZ GÜLÜM
Sen benim hayatımın vaz geçilmezi
uğrunda en çıldırdığım beyaz gülüm
Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam
Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim

ve her severinde sana malüp oldugum
Sen özledigim sen benim bekledigim
Sen gizlediğim ama he seferinde kaçan
ve bir türlü bulamadıgım sen gülüm

Güneş doğmayı unutabilir ama ben
seni asla unutamam sen unutsanda
Yağmur yağmayı unutmuş olsada
Ama ben ne yagmurum nede güneş
ben sevni seven çilekeşim gülüm

ne zaman bir şiir okusam aklımdasın
Ne zaman bir telefon çalsa omudur
diyorum ama sesini duyamıyorum
Sen allahımın en gezel armaganıydın bana

Sen benim hayatımın en anlamlı
yalanıydın
Sen bütün huylarımı ezbere bilen
Sen gözyaşlarımı en iyi silen
sen binim en güzel beyaz gülüm

Sen benim yüregimin nazlı gülü
Anasının en güzel kızı yüregimde
tatlı sızı sen gönül hırsızı
Sen beni yokluğuyla delirtensin
       SEVDİM
gecelerde umutla bekleyen ben
Göz yaşlarım benimle birlikte
Elimde senin resmin dilimde o günlerden
kalan güzel sözler
Dalar giderim yine eski günlere

Hayat sevince sevilince güzelmiş
Ben sevdim sevilmedim
Bu yüzden bütün umutsuzluğum kırgınlığım
Birtek ona nefretim kara bahtıma dır

Sevdiğinin yolunu beklemekmiş zor olan
Sevilmeyi ümit etmekmiş beni ağlatan
Geceleri ağlarımya ben hani
Yıldızlar şahidim olsun diye belkide

Zaten birtek onlar şu karanlık gecemi aydınlatan
Birtek onlar ben kaybolmuşken yol gösteren
Sadece onlar bana sevmeyi öğretip
      
        SENİ ÖZLEDİM
seni özledim sadece seni ve sen biliyorsun
kimligini
herkezden saklarken yüregimi gizli
dolapların ardında dökülüyor göz yaşlarım
sensiz ve derinlerden

hıç kırıklarım karışırken gecenin sessizligine
biliyorum sadece yıldızlar degilsende duyuyorsun
sesimi sebep sizce sensiz ve derinden
sen sevdigim biliyorsun biliyordsunki
gidişinin ardından çaresizligine aglıyor yüregim

neden siz gidişlerinin ardına saklanan sen
nedensiz gidişlerinin çaresizligine yanıp
kavrulan ben
gidişinin ardından çaresizce aglıyor yüregim

çığlık çığlıga gök yüzü duyormusun
oysa ben duyuyorum ve eşlik ediyorum
peki sen ne yapıyorsun ben söyleyimmi
sevdigim dinliyor ve susuyorsun
hep yaptıgın gibi degilmi

saklıyorum yüregimi sebepsiz
oysa içimde yüregimin tam ortasında bir fırtına
ve ben ordan oraya savruluyorum
engel olamıyorum dagılmaya
saklıyorum yüregimdeki seni çaresiz  
     
    AĞLIYORUM
durmuş yüregim uyuşmuş gözlerim
akıp gidiyor kısacık hayat
sevdigimiz şarkıları ikimizin yerine
dinliyorum dinliyorumda aglıyorum

artık siyahlar giyiyorum bahtım gibi kara
öyle özledimki kokunu bir bile bilsen
senin rüyalarını görüyorum ölür gibi uyurken
gün boyu sensiz ligi yaşıyorum yapa yanlız
kapıyı bile açmıyorum artık

çıkmıyorum telefonlara sen yoksun diye
hep yollara bakıyorum gelecekmişsin gibi
sevdalım bahar geldi sen gelmedin
baktım baktım yine agladım gelmeyince

nasılada kayıtsız gülüyorsun hayata
öldügünden haberi yok fotoğraflarının
ama ben yakmaya bile kıyamadım resimlerini
ama hep özledim sensiz günlerimde seni

koskocaman bu köyde yapayanlızım bir başıma
ne üzerime örtecek sevgin vardı yanımda sogugdan
sakınacak
nede içine bakılacak gözlerinde yoktu
içimi ısıtacak
ellerinde yoktu saçlarımı okşayacak
sadece ben varım sensizligimle başbaşa
          
            SENİN İÇİNDİR
birgün ismini anarken kısılırsa sesim
kör dügüm olup kesilirse nefesim
bir yagmura dönüşüp ıslanırsa gözlerim
bilki sevdalım senin içindir senin için

her takvim bir yıl her yagmur bir sel
her arayan bir yol bulur
her aglayan yürek bir gül bulur
peki ben ya ben bir başka sen bula bilirmiyim
bir yaağmura döşüp ıslanırsa gözlerim
bilki sevdalım senin içindir senin için

seni seviyorum diyen dileremi kandın
herkez ercan gibi beni severmi sandın
şimdi pak yalancı aşk meşalesinde yandın
seni seviyorum diyen dillere degil
senin aglayan gözlere inan
bir yağmura döşüp ıslanırsa gözlerim
bilki sevdalım senin içindir senin için
      
          EL VURMA
el vurma yareme yaremm derinde
Sevdan beni attı karanlık gecelere
Sorma güzel benden çare sorma
bir garip ercanı saldın deli yellere
aldınmı şimdi intikamını aldınmı güzel

senin canına candım ben bir zamanlar
sana inandım hazana döndü bende bir ömür
Her gün yandım ciğer yürek kor kömür
Yaktın canımı attın çoşkun sellere
aldınmı şimdi intikamını aldınmı gezel

yıldırımlar düşse üzerime yanmam
yürek yangını şimdi çare eylemez
Günü gelir sevda verir cezanı
ö güzel bedeninde yanar kor kor
aldınmı şimdi intikamını aldınmı güzel

Yüküm hüzün hemp dertlere yer oldu sol yanım
sanadır artık sana büyük isyanım sana
sanadır isyanlarım sana güzel
senin elinden gül kokulu sevdam düştü dillere
aldınmı şimdi intikamını aldınmı güze

ercanım döver hergün göksünü
Hangi nehir siler dudak izini
Biter derdim acılarım yine başladı
sebepsiz sancılarım
Gonca güldüm döndüm solmuş güllere
aldınmı şimdi intikamını aldınmı güzel
  HASRETİN DÜŞTÜ  
Hasretin düştü yüregimin taa derinlerine
Garip bir hüzün sarar ruhumu içten içe
Her zaman yaslıdır bu köy içten içe
karanlık odamda döner durur yoklugun günden güne
Dalar gider gözlerim uzaklara sanki blurcasına
hasretin düştü yüregimin taa derinlerine

Silindi rüyalarımı süsleyen düşlerin artık
kartanelerini bile tutamaz oldu ellerim
artık meleklerde teselli etmiyor beni
Düşlerim karanlıktan ibaret oldu artık
hasretin düştü yüregimin taa derinlerine

Düşlerimde bile yapa yanlız kalmışım artık
Birden çalsan diyorum kapımı sen çıka gelsen
Ansızın uyandırsan beni hiçran dolu uykumdan
Kurtarsan beni gördügüm kabuslardan artık
hasretin düştü yüregimin taa derinlerine

gecelerin karanlıgında kayboldu ellerim
Ellerime yokluğunun kelepçesi vuruldu
sana beyaz güller veremem artık gülüm
Resmin puslu vaktine dutsu düşlerimin
Mezar olacak bana bu dört duvar anladım
hasretin düştü yüregimin taa derinlerine

bu ecel yoklugun kadar taa derinlerde
acılar yoklugun kadar büyük içimde
Azar azar oluyorum sen bunu bilmiyorsun
hasretin düştü yüregimin taa derinlerine

Bir sen yoksun görünmüyorsun beni artık
bir kartal döner durur gök yüzünde
Ben yaralıyım vurgun yedim gözlerinden
Bir yudum su olsan diyorum kuran yüregime
hasretin düştü yüregimin taa derinlerine

kurak topraklar gibi şimdi sensiz yüregim
karanlık bir kuyu misali sanki gözlerim
Sevdamı kurşunladılar sevda pazarında
Kahpelerin hesabi var ömrüme
hasretin düştü yüregimin taa derinlerine 
  
     DÖNÜŞÜ YOK
ben demişmim sana bu gidişin dönüşü yok
Bu dönmek istemen niye
Sen değil miydin sevdamı istemeyen
Şimdi bu gözyaşların niye
ben demiştim sana bu gidişin dönüşü yok

nak kör çıktın haline bak
aşkın yalan sevdan yalan
Afetmek ise bana düşmez
Fırlattığın sevdan sana karışır
ben sana demiştim sana bu gidişin dönüşü yok

karanlık sokaklarda binlerce aşk ölüsü var
senin gibiler yüzünden kıymet bilmezsiniz
Halden anlamazsınız siz aglayan insan görmek
mutlu eder sizi
ben demiştim sana bu gidişin dönüşü yok

Şimdi seni dinlesem neye yarar neye ha
Kalbime bir sor
Acı çektiği günleri anlatsın sana
Sevdanla yanıp yanıp tutuştuğunu
Her sabahı nasıl karşıladığını
Anlatsa sen dinlemeye dayanır msın
ben sana demiştim bu gidişin dönüşü yok

Şimdi bu gözyaşları boşuna,
Seni dinlesem bile af yok sana.
Geldiğin gibi dön git yoluna,
Benden sana kalsın bir tek cümle hatıra.
Sen yoluna,ben yoluma.
    HANİ ÖLÜMÜNE SEVMİŞTİN
Hani ben senin beyaz gülünüm diyordun ya
Hani benimdin hani sadece benimdin
Hani canındım,herşeyindim
Hani nerde nerde gülüm nerde
Nerde sevgin hani ölümüne sevmiştin

sevdan yalan aşkın duman mış gülüm
Bir anda geldin sessizce gittin
Bir anda sorgusuz sualsiz gidişin
Yasaklarda sevdim seni sevdim
nerde sevgin hani ölümüne sevmiştin

sevdim sevdim hemde çok sevdim seni
sana ben beyaz gülüm diyordum
soldurmayacagım seni diyordum
kimler soldurdu seni gülüm
nerde sevgin hani ölümüne sevmiştin

Gözümün bebegi diyordum sana
Ben de senin gülündüm canındım hani
bu gidişinde agır oldu kapanmaz yaralar
açtıbende yüregim kanıyor
nerde sevgin hani ölümüne sevmiştin

Herşeye çare bulunuyorda
Yürek yangınına yok çare yok
nasılda köz köz yanıyor yüregim
Eriyor sevgim üşüyor ellerim
sen yoksun yoksun artık
nerde sevgin hani ölümüne sevmiştin

 
   YALNIZLIĞIMA
Sen gittigin günden beri
sensizlik öyle acı veriyoki bana
Dalıp gidiyor gözlerim bak uzaklara
Kalbim sızlıyor anlatamıyorum ki sana
Küsmek istiyorum ben bu yalnızlığıma

öyle acılar çekiyoorumki şu fani dünyada
Mutlu olacağım belki öbür dünyada
Senden önce yaşamadım ki ben böyle bir sevda
Sen öğrettin bana sevmeyi de küstürmeyide aşka
küsmek istiyorum ben bu yanlızlıgıma

aglasam sızlasam nafile boşadır boşa
Bilmelisin sen varsın sadece hayatımda
Sensizlik için çaba harcamadım ki uğrunda
Ben bir kere sevdim bunu anlasana
küsmek istiyorum yanlızlıgıma

senden başkasına veremem kalbimi birdaha
Onun sadece sende olduğunu anlalayamadın asla
Beni sevecek bir başkası olamaz hayatımda
küsmek istiyorum ben yanlızlıgıma

şimdi sensizlik öyle acıtıyorki yüregimi
Bir kez daha benim yanımda ol diyemiyorum
sana.
Sen beni sevmesen de gelir misin son kez yanıma
küsmek istiyorum yanlızlıgıma

Son bir kez daha seni ala bilsem kollarıma
okşasam mis kokulu asçlarını son bir kez
bilirsin ben ne elvadaya nede hoşça kala alışmadım
senin gibi
Seni seveceğim hep sevecegim gülüm unutma bunu
küsmek istiyorum ben yanlızlıga
 ÜZGÜNÜM GİDİYORUM
hiç bir şey sanmaki ogünler gibi
olmayacak
yüregimde ogünlerin hatırası
sana silinmez bir iz bırakıyorum
yazılan tüm şiirleri yakıp
seni bensizliğe ,beni sensizliğe mahkum ediyorum
artık dönüşü yok bu yolun
içim çok acıyor
ercan diyor elimden hiç bir şey gelmiyor
üzgünüm artık gidiyorum

sana demiştim gidecegim
geri dönüşü olmayan bir yola
İnsan bazı şeyleri istemeden yapar
beni anlayacağını umuyorum
böyle olmasını hiç istemedim ama
gitmek zorundayım gidiyorum

sanmaki gitmek kolay olmuyo
ama sen gittin benimde durmamın
anlamı yok artık sen unutmuşsun
bende unutacagım
üzgünüm gidiyorum

yüregim acıyor dayanamıyorum
gözlerim yaşlara boguluyor
Artık sensiz yaşar mıyım bilemiyorum
Fakat gitmek zorundayım gidiyorum
aramasın gözlerin ercanı gidiyorum
      ŞİMDİ ANLATMAK ZOR
şimdi anlatmak çok zor şimdi
Bir sevenin sevdigi için yanması
sevdigini gördügün zaman yüregin titremesi
dilin susması bir şeyler söylemek istersin
şimdi anlatmakta zor

bunn adına ne derler acaba bilmeyenler
sadece kara sevda denilip geçilirmi
Yoksa başka bir ismimi vardır
Ya da sadece ben mi yaşıyorum bu duyguları
O yüzden mi bu kadar tarifsiz bu durum
Yanıyorum tutuşuyorum anlatıyorum

Nasıl bir sevgi selibu
Nasıl bir aşk yagmuru bu
Hangi dilde anlatılır bu kalp yangını
hangi zamanda yaşanmıştır bu

Ben bu kadar yanıkken sana sense
unutmuşsun beni öldürmüşsün
Sen yıldızlar kadar uzaksın bana artık
Bu aşk ateşinde yanmak mıdır bu

Yoksa böylesine aşık olmak mı suçum
Gözlerinden başka
Hiç bir şey yokken dünyamda
Bulanmışım demek ki baştan başa günahlara

kara sevdamı denilir adına sadece
sevda denilip çekilirmi sadece
Yoksa başka bir ismimi vardır
Ya da sadece ben mi yaşıyorum bu duyguları
O yüzden mi bu kadar tarifsiz bu durum
Yanıyorum tutuşuyorum
Nasıl söner bu kalp yangını
Bilmiyorum 
     
             BİLİYORMUSUN
biliyormusun bir zamanlar burlarda
sevdamızı anlatan menekşelar açardı
ben hep çiçeklerden fal bakardım
hep sevmiyosun çıkardı ve sen kızardın
seviyorum derdin bak çiçekler dogru söylemiş

güneş hep aragandan bakardı o güzel yüzüyle
Seven sevdiğini bir ömür özler severdi
Hayat belki bukadarda açımasiz değildi
Bakmak istemedim ama dönüp şimdiye baktım
meyer her şey bir hayel perdesiymiş

Bu zamanda güller solmuş açansa sahte
Renkler birbirine karışmış her şeyi siyah almış
Seviyorum diyenler aslında hep yalancıymış
En küçük zoru gördümü ilk olarak aşkını unutmuş
Yürekler bu devirde tek tek nasır tutup kabuklaşmış
Ah o eski sevdalar nerde kaldı
         KİM YAPIYOR
Kim çıkarır sabahleyin erkenden
Dünyamıza ışık veren güneşi
Gece vakti denizlere serpilen
Ay doğuyor kim yapıyor bu işi

Kışın kuru sandığımız fidana
Baharda kim yeşillikler giydirir
Bülbül öter yuva yapmış ormana
Bu sedayı ona acep kim verir

Vatan millet ne demektir bilmeden
O sevgiyi kalbinize kim verdi?
Babanızdan güzel bir şey isterken
Gönlünüze kim koyuyor ümidi

Akşamüstü karanlıklar içinden
Milyonlarca yıldızı kim parlatır
İşte bütün bu şeyleri düşünen
Yapan eden yaratan hep Allah tır
     YALVAR ALLAHA
 
İçinden ah çeke çeke
Göz yaşını döke döke
Diz üstüne çöke çöke
Yalvar Allah a Allah a

Benliğinden geçerekten
Bu dünyadan göçerekten
Ondan Ona kaçaraktan
Yalvar Allah’a Allah a

Divanına varır gibi
Sen Allahı görür gibi
O başında durur gibi
Yalvar Allah a Allah a

Bil aczini zaafını
Düzelt çevre etrafını
Dileyerekten affını
Yalvar Allah a Allah a

Allah Rahman ne dersen de
Hangisiyle istersen de
Gelirsen de gidersen de
Yalvar Allah a Allah a

Tövbe kapısını açtı
Sayısız nimetler saçtı
Sakın deme vakit geçti
Yalvar Allah a Allah a

Mikdat der ki gece ile
Tek başına hoca ile
Dağlar taşlar ve ağaçlar
Allah diyelim biz Allah
 
 GÖLDÜZÜNDEN GEÇTİNMİ
göldüzünden geçtinmi görünce geçmişini
kendinen geçtinmi saga bakım orda yatanlara
dua ettinmi bunca insan daha dün
senin gibi benimgibi gürüyor gülüyor aglamıyormuydu
yiyim içmiyormuydu tıpkı senin benim gibi
ordan gelip geçmiyormuydu hiç içinden geçtimi
dedinmi hey gidi göldüzü bagrına aldın canlarımızı
göldüzünden geçtinmi görünce kendinden geçtinmi

agaçlar boy boy sanki delitoy orda yatanlarda toydu toy
kanma dünya servetine inanma gavletine sende giceksin
göldüzüne nice gecelere ışık oldu ayın güzel yüzü
bizler karıştırır olduk geceyi gündüzü hiç düşünmedik
göl düzünü
göldüznden geçtinmi görünce geçmişini
kendinden geçtinmi

sattın kara koyunu tuttun gurbetin yolunu
düştün para pul derdine zaman ayırmadın ahiretine
yazık ettin kendine inandıramadın kendini rabbinin
cennetine cehennemine uydun dunya gafletine
unutmuşsun göldüzünde yatan babanı hasta yatakta yatan
ananı uymuşsun dünya gafletine yazık etmişsin
ahiretine
unutmuşsun göldüzünü saracak birgün gülen yüzünü
göldüzünden geçtinmi geçmişini görünce kendinden geçtinmi

bayramlarda unutmazdı eşini acı günlerinde sıkardı
baba ennem dişini hiç ayırmazdı yanından tesbihini
hep derdi gidecegim yer göl düzü kaybedmen kendinizi
kılardı beş vakit namazını tutmaz oldu dizleri
göldüze bakıyor gözleri hep acı dolu son sözleri
hep oglunun yolunu gözledi
göldüzünden geçtinmi geçmişini görünce kendinden geçtinmi
...................................................
bu şiir baba annem vefaat etmeden aynı gün yazıldı
ve sözler baba annemden alıntıdır tarih 17.02.2010 saat 02.00
yürüyorum çok yanlızım karanlıklarda
yalan dünya herşey bomboş hayat sonu
şimdi gözler yaş dolu hayatyolu
nice izler kaldı sende niye hayatlar
kırıldı şimdi yıllara meydan okuyan
koca dallar hayat yolu hayat yolu
her şeyin sonu hayat yolu

zaman herşeyin ilacı derlerya
biz hep o ilacı içtikçe uykuya daldık
kaç duraktada tireni kaçırdık
saat var sandık oysa zamandanda
hayattanda beş dakika geç kaldık
hayat yolu hayat yolu herşeyin
sonu

hayata neler sıgdırdık sandık
oysa yanıldık biz hayat hep kaybedmişiz
güneş dogar diye sabahı bekledik
giden gelir sandık yanıldık gelmedi
işte gelmedi
sevdik yanıldık sevildik sandık yanıldık
boş hayellere kapıldık hayat yolu hayat yolu
ömrün sonu    
       
         AKKUŞ
KARA KUŞ kurulmuş ARGANIN ETEGİNE
SONRADAN OLMUŞ KARA İSMİ AKKUŞ
Eriyip de akan buz gibi sularına
Hasret kaldım sanA EY GÜZEL AKKUŞ

BİR YUDUM SOGUG SUYUNA HASRET KALDI
TANINI ALDIGIM KURU FASÜLYENE
YÜZÜ GÜLEN GÜZEL İNSANLARINA
Hasret kaldım sana EY GÜZEL AKKUŞ

YaYLASINDA YAYILAN KARA KUZULARINA
Havasına suyuna Uzun Yaylasına
Göklere DOGRU UZANMIŞ GÜRGENLERİNE
Hasret kaldım sana sevgili CEYHANLIM

Çağlayıp gürül güRÜL AKAN IRMAGINA
Seni kucaklayıp SARAN MEYALIYA
Eşi benzeri olmayan SERİNLİGİNE
HASRET KALDIM TATLI SU BALIGINA
Hasret kaldım sana EY GÜZEL MEYVALI

Yemeye doyum olmaz o güzel YEŞİL FASÜLYENİ
Görülmeye değer eşsiz GÜZEL CELEMEDİN YAYLANI
Ormanına SUYUNA TOP ÇAMICA HASRET KALDIM
Hasret kaldım sana EY BOLAT DUŞA GÜDÜRGEN
TOPCAM KELUŞAGI SEYİTGİL DIŞKAYA KOYUN EGREGİ
HASRET KALDIM SANA CEYHANLIM

Kıvrılıp ta GİDER YOLLARIN HER CANA AÇIK
KOLLARIN
TARLASINA ÇAYIRINA kuşuna kurduna
HAVASINA SUYUNA HASRET KALDIM GÜZEL AKKUŞUM
Hasret kaldım sana EY GÜZEL CEYHANLIM
   
  ANNE YÜREĞİ
her acı gününde cagırırdı evlatlar annesini
anne yüregi dayanmaz koşar gelir
dereler ırmaklar gibi coşar gelir
yüreginde sevdası evladıdır annenin
annenin gecesi gündüzü dogan güneşi
gözünün nuru elladıdır

anneler degilmi bizleri dokuz ay taşıyan
bizim sancımızı çeken canım analar degilmi
büyürüz sanırız dünyaya kolay geldik
unuturuz anne karnında başlayan hikayemizi
oysa o degilmi bizleri kanatlarının altına alan
bir ceylan yavrusunu nasılada korur yırtıcıdan
ana yüregidir dayanmaz koşar gelir

düşün ey evlat sen daha bebekken seni kim emzirdi
agladıgın gecelerde kim uykusuz geceler geçirdi
yoktu yol uzaktı şehir hastalandın
kim götürdü seni dağ taş kar boran yollarda
hastaneye
ana yüregi dayanmaz koşar gelir

otur bir düşün hayat hikeyeni zaman geçiyo
annense bu dunyadan göçüyo son durakta niçe
analar var evlatlarını bekliyo
sen unutmuşsun belliki diyorsun beni leylekler getirdi
o leylekler senin insanlıgını götürdü

annen agrılı sancılı nice geceler geçirdi
yine ah etmedi hiç bir söz demedi evladına
ana yüregi ne büyükmüş
  gizli yare
yüregimdeki gizli yara kanar durur damla damla
tabipde yoktur çaresi benimkisi kara sevda
ah bu yara çok derinde kalbimin görünmez yerinde
ilaç neylaesin buna derdimin dermanı yar elinde
kimse anlamaz beni tabip kurtaramaz beni

yar el atmassa gönlüme bu sevda yaşatmazbeni
içimdeki yara kanar durur damla damla
gözlrimdeki kara sevda aglatır beni içten içe
sözler gayriavutmuyor seven yaralı yüregimi
ah bu yara çok derin de kalbim görünmez yerinde  
dertler bırakmaz
umutmu ararasın bende çaremikaldı seven ercanda
umutlarım kaldı geride benim gibi yanma sende
bırak beni unut beni
görmüyomusun hergün öldügümü perişan yaşantımı
ben hiç mutlu olamadım bırak beni unut beni

sorma beni sen kendine bir dünya kur sonra ayrılmak
zor olur yılar aldı herşeyi bitirdi beni
şimdi bir agacın yaralı yanı gibiyim kırılmış
dalıyım yanlız bir mezarın taşı sevgiye muhtaç
bir kuru bir topragım
umutmu ararsın bende çaremi kaldı yaralı ercanda
bırak beni unut beni dertler bırakmaz yakamı... 
 kaderim
daderim itti beni acıların içine
bilemiyorum allahım seven ercanın günahı ne
kuru yaprak gibi savruldum yerlerden yerlere
bir vefasızın yüzünden yenik düştüm felege

şu yalan dünyanın alamadım tadını
sevdiklerimden dost bildiklerimden
yedim felegin tokatını
artık tövmbeler olsun aşka
ne günahı vardı ercanın sevmekten başka
bir yüreksizin bir zalimin yüzünden
yenik düşdüm felege yenik düşdüm kader  
yüregimde kapanmaz yare
yüregimde kapanmaz yarem var el degdikce durmaz kanar
beni görsen gözlerin durmaz aglar
daglar ben yorgunum sevdigim ben yorgunam
ben bitkinim sbıra gücüm yetmez yollar uzak
sevdiklerim gelmez yüregimde kapanmaz yarem var

günlerim ayan bayan zaman nasıl geçiyor
geceyle gündüzü ayıramaz oldum burada
saat gündüzümü geceyimi gösteriyordu farkında
olmadan dışarda hafiften esen rüzgarın sesi
cama usuldan furan yagmur çisiltileri içerde
hafiften oluşan nem gözlerimde yine aglamaklı
ıslaklık sol yanımda sızı
yüregimde kapanmaz yarem var el degdikçe durmaz
kanar
uzakları özler oldu rüregim yine sancıyo
yine yanlız ve anlamsız yanlızlıgım
yine bir sabah güneşin doguşunu göremen
gün anlamsı geçecek vakit akşam
güneşinin batışı gösterecek ben yine
göremicem ben bittinim sabıra gücüm yetmez yollar
uzak sevdiklerim gelmez....  gözümden akan yaışı silip gitsen olmazmıydı
kanayan yarelerimi sarıp gitseydin olmazmıydı
ben aldıgın mutluluk sende kalsın
doslarım bana selam salsın ercanı bir kez
sorum gitsen olmazmıydı

zalim çıktın haline bak sana ne dedimse oda sana pay
benden çaldıklarını verip gitsen olmazmıydı
yıllarımı yüregimi verip gitsen olmazmıydı
korkak çıktın haline bak mutluluktan banada
pay verim gitsen olmazmıydı ercanı görüp gitsen olmazmıydı
sevdamızı gömdügün mezarı görüp gitsen olmazmıydı  anlatılmaz yaşanır yürekten nameler bolaşır
aşıklar yatagıdır kara hüseni osmanı orhanı hasgülü ercanı
aşık eden memlekete olan sevdadır
kara hüseyin dogdu köyünden gençyaşta ayrıldı
gençliginin en güzel çaglarında kurbed elerde
anadan babadan birde yardan ayrı dolaştı durdu
ondan adı aşık kara hüseyin kaldı

yıllar osmanı daha çocuklugunda furdu
köyünde o yıllarda bir okul bile yoktu
ama o yılmadı kar demedi çamur demedi
çok genç yaşta kaybedti babasını tatmadı
duymadı baba sevgisini baba kokusunu
gençlik yıllarında dört duvarla tanıştı
orada ayaz geceler yaşadı anneden kardeşten
ayrı kaldı yılarca gürbed ellerde memleket
özlemiyle yandı durdu yüregi
doyamadı annesine sevdasına ondan aşık osman kaldı adı

bir hayeli vardı onun okumak
hep anlatırdı büyük şehire gitcem okuyacam
derdi gözleri dolardı anlatırken
onuda ayrı düşürdü gurbed anneden babadan
sevdalı oldugu köyünden
yılarca köyünün özlemiyle yandı yüregi
ondan aşık orhan kaldı onun adı

bulat duşagının yagız deli kanlısı
insan canlısı içinde baba yoklugu sancısı
onuda kader ayırdı sevdiklerinden
memleketinden köyünden bolat duşagından
ondan onada aşık hasgül dediler

ismi ali ercan belki biraz dertli
furgun yedi felekten güdürgen tapçam şen alan bulat duşagı
gezerekten kurtulamdı içindeki dertten
kışında yazında ayrılmadı memleketten
kurşun yedi felekten ondan kaldı adı aşık ercan
selam olsun açan çiçeklere selam olsun berrak akan suya
selam olsun uçan kuşa benden selam olsun
sevenlere...
ben ayrılırken öldüm
bir ses gelir çok derinlerden sevenler ölümü hatırlatır
arkasından titreye titreye sallanan eller iki damla göz yaşı
bu ölümün adına ayrılık demişler işte sevenlerin hepsi böyle ölmüşler
gülü yorsam inanma aglıyorsam inanma yaşıyorsam inanma
ben ayrılırken öldüm
bir ses gelir çok derinlerden sevenler ölümü hatırlatır  
arkasından titreye titreye sallanan eller iki damla göz yaşı
bu ölümün adına ayrılık demişler işte sevenlerin hepsi böyle ölmüşler
gülü yorsam inanma aglıyorsam inanma yaşıyorsam inanma
sevenlerin kaderi
sende merhamet olasa ben böyle aglarmıydım saçının her teline
bir imit baglarmıydım ne ilk seven ben ne son ayrı düşen ben
nede son ölen benim sevenlerin kaderi bu sevda kolay olsaydı
böyle yanarmıydım senin için ölürmüydüm ben
ne ilk seven ben ne son ayrı düşen ben sevenleri daderi bu
gülüm şimdi senin için anlamsız şimdi senin için biçare bu yürek
şimdi senin için yaş döken sefil aşık ben
ne ilk seven ben nede son ayrı kalanben nede son ölen ben
sevenlerin kaderi bu
sevda çiçegim
sokaklar neden ıssız kederliyim yanılız yagmurda aglıyordu
durakta bekleyen kız kim bilir kaç durakta sevenler bekleyecek
zaman küller ateşi hayat devam edecek gel aglam gülüm gel aglama
bebegim gözümde damla damla aşkın sevda çiçegim inmiş gönül dagına
duman duman bulutlar gözümde sevda oldu o engüzel yıllar
zaman küller ateşi gel aglama güzel gözlüm
 gül dalında güzeldir
gül dalınada güzeldir koparırsan gazeldir o yar bana gelmesse
ölüm bana gel sevdigim gel bana temesüm etba gül bana
aşkın bahçesi bizim nergiz sana gül bana sümbül san gül bana öldür
beni kazma var kürek var seni seven yürek var ay benim olursa
yıdıza ne gerek var seven yapmaz eziyet kavuşak nihayet
senin boyuna kurban olsun ali ercan aşkın bahçesi bizim nergiz sana gül bana
kim aglattı
güzel gözler dolu dolu kim aglattı gülüm seni

senin kalbin sevgi dolu senin gönlün sevgi dolu kim aglattı canım seni
yoksa aşkın temelsizmi seni yakan kalpsizmi insanlıktan nasipsizmi
kim aglattı gülüm seni kim aglattı canım seni ercan der yaram deşme
soysuzun peşinde koşma iki gözün iki çeşme kim aglatı gülüm seni
kim ne derse desin
kim ne derse desin aklım ermioy ben kendi kendimi bilemez oldum
konca gülleremi kimse dermiyor agladım gözümü silemez oldum
yakardımda bu dünyayı yakardım o yar için dagı daşı yıkardım
el içinde burcu burcu kokardım gülümün gönlüne dolamaz oldum
yaşamak güzelde huzurum kaçtı tüm sevdklerim kuş olup uçtu
benim sevdigim kuş olup uçtu sırdaşım dedigim sırımı açtı tekliyorda benim kalbim tekliyor
pütün doslar suçu bana yüklüyor herkez ercandan bir şey bekliyo sazımı gölümce
gönlümce çalamaz oldum yapraklar gibi sarardım ordan oraya uçurdu
Her zaman dilimine baktığında
Beni görmeni istedim
Sana olan sevgim aşkım
İçimde çoğalan yağmur damlası misali
Esen fırtına gibi
Yüreğime estin birtanem
Zamansız çıktın karşıma
Zamansız sevdim seni
Umarım;bu zamansız başlayan aşkımız,
Hiç bitmesin
Seninle hayat buldum
Sende açtım gözlerimi
Ve yine seninle kapansın isterim
Sensiz bir anı düşünemiyorum
Her anımda her düşümün içindesin
Seni seviyorum kelimesi
Her şeyi anlatır herkeste söyler
Ama en önemlisi de
Benim sana söylediğim gibi
Kimse söyleyemez
Ağzı dolu dolu
Kalbinin ritim atışı gibi
Gözlerinin içi gülerek
Ve her an canını tereddütsüz verecek gibi
Benim gibi
Hiç kimse söyleyemez
Ve inan sevgilim
Seni seven bir ben daha bulamazsın beyaz gülüm
Bir Gecenin Hikayesi

Karanlığın sessiz kör gecelerinde
Sonsuzluğa yelken açmış anlamsız bakışları
Kokluyor ağır ağır geçmişin izbıraktıgı yılları
Dolaşır avare avare bomboş sokaklarda yalnızlık
kimsesizliğe bürünmüş renk cümbüşü sokak lambaları
Sessiz ebir ezgiyle fısıldar kusmak istediklerini
Lakin tıkamıştır kulaklarını sokak sakinleri
Mahkum olmuşlardır gecenin sezsiz karanlığına
Yolunu kaybetmiş umutsuz yarınlar
uykusuz etmiş geleceğin sesiz yalnızlığına
Solgun yüzü ve çatlamış dudaklarıyla
Haykırır sitemlerini yorgun bakışlara
Herşeye sahip olmak isteyen bir saltanat edasıyla
Göstermek ister yüzünü özlemle beklenen güneşe
Ayırır geceyi karanlıktan gökyüzünü de yıldızlardan
Kaplar yıldızsız gökyüzünü umut dolu sonsuz mavilik
ceyhanlıya yağmur yağdı bu sabah
Kimi zaman nazlı nazlıi kimi zaman da hoyratça
Kiminin gözlerine kimininse yüreğine okuyordu
Hiç değişmeyen o şarkıyı çisildeyerek

ceyhanlıya yağmur yağdı bu sabah
Düşen her damlanın bereketlendirdiği toprak ana
Hapsetti tüm benliğimi o büyülü kokusuna
Kulağımda ise dinmek bilmeyen yağmurun melodisi

ormanlardan süzüle süzüle akıyo derecikler
Unutulmuş yoların anlamsız bakışları altında
Bir gölge gibi dolaşıyor kimsesiz yolarda
Gözlerim ise kendine küsmüş bir köyümü okuyor kuytularda.

ceyhanlıya yağmur yağdı bu sabah
celemediden sis bulutları yükseliyor nokta nokta
Bulutların girimsi kanatlarına bırakıyorum hüznümü
Alıp götürecek yalnızlığımı dönüşü olmayan uzaklara
Geriye ise bir tebessüm kalacak gökyüzünden yüreğime
dogdugum büyüdügüm güzül köyüm ceyhanlım...
Sal içindekileri bir kuşun kanatlarına
uçur onu gökyüzünün sonsuz maviliğine
Yeşertmek için yeniden kurumuş umutlarını,
filizlenir belki de bir yağmur çisiltisinde
Yağan yağmur ol masmavi denizlere gönlümün bahçesine
Dalga ol kabara kabara fırtınalı gecelerime
Bağrını yırtarcasına haykır haykırabildiğin kadar
Sitemini döke döke çarp dağlara taşlara
Bir gözyaşı gibi ak ağlamaklı gözlerden
Islat yorgun simalarda ki derin çizgileri
Çatlamış dudaklardan dökülen bir söz edasıyla
Süzül geleceğe yeşeren bir düş misali
yagki sevginle ıslansın orgun bedenim
yagki fursun sefil yüregimi selin kayalara taşlara
 büyük ve uzak ve derindi sevgim
gölgesi gizlice geçerdi yollarından
seni sorardım kuş kanatlarına
usul uzak ve derindi sevgim
sana yapılan taştı yayla çiçeklerinden

o suskun saatin kumuydu akan ince ince
beni öğüten zamanın değirmenlerinde
koca gençlik gidip gün kocalığa dönünce
seslere salınan o çığlık o yitik sesti
nice kalıntıya can veren sevda suskun yüregimde

saklı düşüm soltarafımda saklı sancım utangaç gülüşüm
her şey için çok geç sözcüklerim dağılabilir artık
sana söylenecek nem kaldı
bir şiir bile etmiyor dudaklarımdaki kırık dökük heceler
usul uzak ve derin
o kuytu liman o mavilik
karşıma gerilen gözlerin
bilemezsin seni nasıl özledim seni sevdan bir kor gibi durdu yüregimde hep arkandan bakıp durdum gözlerim ardı durdu her yerde seni ama yoktun yoksun sanki kaybolmuştun saat onada az kaldı bak saat onda oldu yoksun sanki kaybolmuştun ama biliyorum buralardaydın sanki karşımdaydın rüzgarda savrulmuş yapraklar gibiyim sensiz ordan oraya savrulup duruyorum biliyorum geleceksin yine karşımda güleceksin hayata beni savuran rüzgar seni getirecek bak gülüm sensiz kayboluyorum yok oluyorum karanlık gecelerde buralarda ayrı ayrı şehirlerdeyiz
 
söyleyemedim içimdeki sevgiyi göz dekmemiş aşkımı anlatamadım rüzgardaki bir yaprak gibi uçup gitti yüregim sanki daglara sakladım sevgimi eller duyup bilmesin diye rüya gibiydi her şey sana olan sevgim bile inan içimdeki bu sevgiyi kimseye anlatamadım artık söylüyorum şahidim olsun yerle gök ırmaklar daglar aglayacak bilmedigin bu sevgime
 
elemedin oratısında gölü yantarafında gısrak bınarı karşısında çocuklugumun bayramyeri bomalık doslugun arkadaşlıgın pekiştigi güzel yaylam celemedin altıda haritanın tepe gezerdik çocuklukta seren serpe alacukta dilenirdik arife teyzenin güzl peynirlerinden yerdik güzel suyunun doyumsuz çayından içerdik batısında kallık teknesi orada yatardı hep slih amcanın kömüşleri solunda şen alan mahallesi muhtarın kapısında yazın ilk meyvası çiçegin armudu ne doyumsuz olur tadı az aşagı indimi seydi bagı ilk heceyi orada ögernirsin okulun ocagı nice dügünlere güleş tutan yigitlere harman olmuştur seydi bagı az ilerisinde daruluk ordadır şükrü amcamın evi tarlada çapa tutan yagmurda korungadır koyvemez salise teyze çayvermeden darılıktan güzel görünürgüdürgen esmeli gaytagın harmanda otururdu esmeli ebem söyle çıkmalı topçama bir nefes alamlı insan inmeli bulat duşagına kavuşmalı meylaya dinlemeli salim hocamdan insanın ruhunu temizleyen ilahiler işte mahallesiyle yaylasıyla tarlasıyla armudyla güzel insanlarıyla benim güzel köyüm Ceyhanlım
 
Nice gurbet iller gezdim
Senin gibisini görmedim
Nice soğuk sular içtim
Senin ki gibi kanmadım

O başında ki yaylanda
Temiz havanı alanda
Koyunlar doymuş yeşile
Ben doyamadım doğana

beyaz fasülyeli tarlar
içmesi temiz sular
çiçekleri serin rüzgarıla dans eder
Suyum gibisin bilmezler

Gürgenlerin meşhur olmuş
Düğünler de hep okunmuş
Gayri böylesi bulunmaz
Dağların nerde görülmüş

Ah gidi garip ceyhanlım
Sana yürekten vurgunum
Herkes evinde uyurken
Ben koynunda uyumuşum
 
ceyhanlı bir alemdir, kimse anlamaz,

Kimse sorununu dinleyip çözüm aramaz,

Zenginler almışbaşını gitmişkimseye bakmaz,

Nasıl olsa zenginler ya gerisi onları ilgilendirmez,



Kimisi gezer boş işler peşinde hatırlamaz ceyhanlıyı

Kimisi koşuşur sırtında çocuk ve gebe,

Kimisi uğraşır körpecik fide,

Kimisi çürüyor kahvede köşede,



Kimisin boynu bükük, şapkası yan,

Kimisin bağrı yanık, gözleri ayan beyan,

Kimisin ayağı ıslak, bağrı seyran,

Kimisin peştamalı yırtık, geziyor oran buran,
 
 
topçamdan görülmez,

Çık da bu yaylaya,

Bir gör salmanı alanı orta bölmeyi çukur köy külekçiliyi

Köyden şehre giderdi ninem sırtında heybe elinde deynek
yaylaya çıkmadan çamlıkta dinlende
söyle, celemedin üstüne.
Yayla türküsü
Sırtında kepenek,dilinde kaval,
yaylanın çobanları
Yayık salını salını,

Tas içinde ayranı,
içte gör yaylanın güzelim ayranını
yaylanın sıgınagı çoban obaları

Akşam olanda ıssız ve garip.

Koyunlar gelince agala

Çan sesi duyarsın sadece yanık yanık.

Söylemek gerek,

Akşam üstüne, ayran üstüne.

Yayla türküsü

Tepelere estikçe yel,

Işıl ışıl yulaflar şenlik.

Kış olanda,

celemedin ıssız,celemedin garip.

Bir hasret çöker içime.

Söylemek gerek,

Şenlik üstüne-hasret üstüne.

Yayla türküsü güzel ve garip tir yaylam celemedin
 
Aynı köylüyüz ama bir birimizi tanımıyoruz
Bayramlarda bile olsa
gelmiyorsunuz
Aynı köylüyüz ama yabancıyız

Annenizi babanızı bırakıp
Çıktınız gurbet ellere
Dönüp bakmıyorsunuz ardınıza
Neler oluyor geride diye

buralarda yanlız yaşanmıyo
İnanın suyu bile içilmiyor
dostan akrabadan komşudan vaz geçilmiyo
Özlem sardı sızısı dinmiyor

Hatırlamalı ve hissetmeliyiz
Anılarımızın bir parçası olan
Doğup büyüdüğümüz toprakları
Berrak suları yeşil yaylaları
Dereleri tepeleri ormanlarıyla
Hatırlamalıyız güzel Ceyhanlıyı
 
Havası doğası suyuyla
Bir başkadır benim memleketim
Ağaçların çiçeklerin kokusuyla
Bir başkadır benim memleketim

güneyinde külekçili köyü
Batısında akkün köyü
Genelde güneye bakar yönü
Bir başkadır benim memleketim

Yaylaları hep yeşil
Gelin buralardan geçin
Kanasıya soğuk sularını için
Üzüntüsü o kadar derin

Hiç hatırlıyormusunuz ki
Neresi benim bemleketim
Özlemini duyuyormuyuzki
Gidipte görmemiz için

Orda bir köy var uzakta
Çilesiyle doğup büyüdüğümüz
Oradan gurbete yürüdüğümüz
Bir köydür o ceyhanlı köyü
ercan altun oglu
 
sivasta uzun ve ayazlı bir gece saat ilerlemek bilmiyordu tımkı benim gibi derdi olan bir cok insan vardı umutlu bekleyişte kimi çogunun başı ucunda kimi ya annesinin yada babasının hayat hikayeleri hep aynıydı inasan orda anlıyo her şeyi yemenin içmenin nefes almanın hayata güzel bakmanın anlamını daynışmanın yardımlaşmanın anlamını bir gençligin yaşlılıkla arasında olan farkını orada ögrendim kanserin ne amansız oldugu bir hayatın usul usul kaydıgını nice güzel yaşamların orda sona erdigini orda gördüm oardan gülerek ve aglayak ayrılmanın anlamını ayaz gecelerde sandelyeyi yatak masayı yastık yapmayı uykusuz geceleri orda ögrendim burası sivas cumuriyet araştırma hastenesi burdan ya sag çıkacaksın ya beyazları giyerek
 
 
ceyhanlı köyünden başlayan umuda yolculuk tokatta noktalanacaktı gözlerimde hafiften ıslaklık vardı tokata vardıgımızda bekleyiş vardı yorgunluk bile aklımıza gelmiyordu oysa herşey daha yeni başlamıştı herşay tokatta bitmeyecekti orda anladım inasna hayatının anlamsızlıgını orda anladım insanların vefasızlıgını ve inasanı hayata baglayan bir torba kanın ne kadar zor bulundugunu çaba göstermenin anlamını hastanenin salonunda yürürken bir ses beni çagırıyordu arkamı döndüm dogdordu bana sesnen bana iki üç kelime söyledi allah bir şekilde yaşatacak ve bir şekilde alacak kimimiz hastalanarak kimimiz kazaile dünyada hergün milonlarca çocuk doguyo öyle olmasa dünyaya sıkmazdık demişti ve üzülme diye bir avuntu bayrama bir kaçgün kalmıştı bilirsiniz insanlar bayarama sevinçle girer ama ben bu bayramı buruk geçirdim nasıl güzel bayram yaşaya bilirdimki baba ennem acılar içindeyken sanki ben çekiyordum o acıları bana bir bakışı vardı sanki canıma can ver dergibiydi enlerinden tuttum seni yaşatcam dedim bana birşeyler söylüyordu güçlükle anlamaya çalışıyordum ne demek istedigini boşuna getirdin beni ölecegim ben diyordu işte o an gücümü yitirdim akın olaki dünya malı için sahte güzellikler için dünya zevki için birbirinizi incitmeyin inasanca yaşayın saygıyla sevgiyle tıpkı hayatın bir sonu oldugu gibi bu dünyanında sonu var herşey yalan dünyaisi fani
 
 
Oyundan kaçar gibi
çocukluk ettik yine
sen dudaklarını büktün
ben sırtımı döndüm
kaçıyor elimizden anlar
insanlar büyüyor
insanlar ölüyor
şehirler daha yalnız
daha kalabalık
oyunumuz bitiyor
sobeleyemiyoruz artık birbirimizi
saklandıkca bulasımız gelmiyor
korkuyorum gizli köşemde unutulmaktan
ya da seni bulamamaktan
oynarız yine istersen
önüm arkam
sağım solum
sen...  Hiç bir zaman yaşam sonrası olmadı bende
Hayat hep geride yaşamdan sonra

Git,git ki
“kalacak”
yerin olmadığı zaman
“bana”
dönesin

Çok gördüm arkamdan gülenleri
Çok gördüm can yakanları
Ama
Hepsi benim kadar değildiler

“Başlangıcı olmayan bir hayatım vardı
Herşeyden önce
Zamanı iyi anlamak isterdim
Ama
Olmadı malesef hayat benden
Canımı aldı”

“Hayat seçiminde hep yanlışları oynadım
Bugüne kadar!”
Doğrular hep yanlıştı benim için

Kalbimde giderken yaralar açtın
Şimdi öldüm mezarıma yakılan
“Ağıtlar”
Sizin olsun  Sadece Sehirlermi Gider Insan Hayatından
Giden Sevilen Olduktan Sonra
Sizi çırılçıplak Soyup Gitmezlermi
üşümezmi Bedenin Ayaz Gecelerde
Değer Verdiğin Koca Koca Binalar
Emekler çökmezmi üstüne
Her Kapı Kapanmazmı Yüzüne
Her Yer Caddeler Sokaklar
Tanıdık Gelmezmi Sana
şimdi Orada Yanan Işıklar
Sönmezmi üstüne
Yanlızğın Seni Karanlığa Attığı Gibi
üstüne Düşen Yağmur Damlaları
Söndürmezmi Içindeki Ateşi
Fırtınada Yaktığın Gibi Söle Yalanmı
kavfe gözlerindeki Ateş Kor Olup
Düşmezmi Yüreğine Göz Yaşında Boğulup
Gitmezmi Bu Can Herşeye Katlanan Bu Yürek
Bu Sancıyla Baş Edebilirmi Sanıyorsun
Kolaymı Sanıyorsun Kapıyı çarpıp Gitmek
Sensizliğin Yok Olduğu Diyarlara
Bir Daha Severmi Bu Can
Bir Daha Aynı Tadı Alırmı şu Kalbim
Kırılan Bu Kalbin Parçlarını
Yapıştırmak Kolaymı Sanıyorsun Sen
Sana Diyorum Beni Duyuyormusun
Sen Sevmeyi Biliyomusun Ki Iiii  mevsimlerden sonbahardayım şimdi
yüreğimde yangınlar var dilimde yazdan kalma bir şarkı
bir parkta dolaşıyorum bir başıma hafiften rüzgar esiyor
sarımsı yaprakların hışırtısında senli hayallerimi düşünerek
yürüyürum bir bilinmeze doğru

ne güzel günlerdi senli yaşadığımız her anında
heyecan olan aşk kokan sevgi fışkıran günler
hatırlıyormusun ele ele dolaşıyorduk bu parkta
mevsimlerden ilk bahardı senin saçlarında
kırmızı tokalar vardı

ne güzelde dururdu saçlarında....
bana hayallerinden bahsederdin koca bir çınarın kuytusunda
başını dizlerime koyar gözlerimin içine bakardın
bense bakamazdım gözlerine gözlerin hasretim olurdu

her aşk böylemi başlardı acaba
aşk gerçekten bir kör bıçakmıydı
ve her aşkın sonunda bir terkediliş
hazin bir öykü ve acılar mı vardı
nihayetinde geride kahrolan bir aşık mı kalırdı

bu parkta senli o kadar anım var ki her köşesinde
hayalin duruyor sanki bense kahroldukça kahroluyorum
bir kor düşüyor yüreğime inceden bir sızı kalbimde
bitmiyor bitmiyor hayalin bir türlü silinmiyor

ne kadar gem vurmak istesemde duygularıma
yüreğime söz geçiremiyorum
kahretsin seni unutmayı bir türlü beceremiyorum
şimdi neredesin kiminlesin ne yapmaktasın bilmiyorum
senden geriye kalan bende olan hasretin

bir çift mavi gözdü içimi yakan beni benden alan
güneşin sarısı saçların gönlümü çalan
güzel gülüşündü kalbime akan
tatlı sesindi her gece kulağımda çınlayan
senden gerisi gayri yalan

her aşk böylemi başlardı acaba
aşk gerçekten bir kör bıçakmıydı
ve her aşkın sonunda bir terkediliş
hazin bir öykü ve acılar mı vardı
nihayetinde geride kahrolan bir aşık mı kalırdı beyaz güüm diyerek sana yüz vurdum
Gönlümün dalında bir yuva kurdum
Yıllardan beridir yalvarıp durdum
Sevgilim demeyi öğretemedim

Gönlünde sevgime yer vermedin de
Yaban güllerini hep derledin de
Ellerin ismini ezberledin de
Bir benim adımı öğretemedim

Sonunda hicranı öğrettin bana
Ben sana sevmeyi öğretemedim.  birgün yok olpta gidersem yazdıklarımla hatrlarsın beni belki o an gözlerinden ufacık damlalar süzlecek ama ben görmeyecegim görürsem daynamam beyaz gülüm geceyi yarıladım azbir zaman kaldı sen diyeceksin yine kendine iyibak bense titreyerek diyemiyecem azdaha kaldiye yine sabahı bekleyecegin görürüm diye ama umut belki göremiyecegim sen anlayamassın gün nasıl zor geçiyo gece saatin on olmasını
beklemek on oluncada çocuklar gibi sevinmek dedimya beyaz gülüm belki beni hatırlamıyacaksın unutacaksında ama duvardaki saat onu gösterdiginde aglaycaksın hıçkırarak yanlız kalacaksın hayellerinle Aşkı anlatmak zordur yaşanırken yaşanır
Gülleri kanatsa da dikenleri okşanır
Derde salar başını sonunda şifa yoktur
Yinede gönül çeker aşkla acı budanır.


Bir kez düşme ağına sarar sarmalar seni
Göremezsin dünyayı kör eder gözlerini
Hayat gailesinde dünü yarını yoktur
Fark etmez güzel,çirkin ‘’zor’’ sevdirir kendini


Gerçek ’ ‘hayır’ ‘diyorken dile ’evet ‘‘ dedirtir
Akıl ermez işine çileyi zevk belletir
Yalanı doğrularken onun günahı yoktur
Pişmanlık ne kelime! suça sevap işletir.


Onsuz güneş soluktur geceler bitmek bilmez
Damlası derya olur şüpheye geçit vermez
Zaman ona ayarlı vakitsiz an-ı yoktur
Bir kez aşka tutulan aşksız ömür istemez.  beyaz gülüme varayım
Diz çöküp yalvarayım
Eğer razı olmazsa
Ben canıma kıyayım

Aman beyaz gülüm
Nerde kaldın gelmedin
Seni gelirsin diye
Yollarını gözledim

Bağa gittim yaprağa
Kıyamam koparmağa
beyaz gülümü almadan
Girmem kara toprağa

Aman mori beyaz gülüm
Nerde kaldın gelmedin
Seni gelirsin diye
Yollarını gözledim

Gül dikeyim bağlara
Sarılsın yapraklara
Kurban olayım yarim
Bastığın topraklara

Aman mori beyaz gülüm
Nerde kaldın gelmedin
Seni gelirsin diye
Yollarını gözledim

Bağa gittim üzüme
Yar ilişti gözüme
Seni candan severim
Uyma eller sözüne

Aman mori beyaz gülüm
Nerde kaldın gelmedin
Seni gelirsin diye
Yollarını gözledim  Ömrüm Seni Beklemekle Geçti.....

Şu benim ömrüm seni beklemekle geçti
Dönersin diye hergün ümitlendim
Köşe başlarında hep seni bekledim
Artık sensiz alışamıyorum bu hayata
Adın hep aklımda kaldı dinmedi bir gün
Yıllarca sayıkladım durdum üzgün üzgün
Çaresiz kaldım kırıldı şu benim gönlüm
Sen yokken yitirdim bütün aklımı
Kimseler çekmedi bir gün kahrımı
Dört duvar arasında kapalı kaldım
Aylarca ne gökyüzü nede güneş gördüm
Kapandım içime hergün ağladım
Ağlaya ağlaya gözlerimden oldum
Göz yaşlarım kurudu ağlamaktan
Sen arkanı dönüp gitiğinde olanlar oldu
Kafamı duvarlara vurarak acımı dindiremedim
Seni kaç hayale düşe çağırdım gelmez oldun
Penceremin önüne konan güvercinlere sordum
Yanına yaklaştıkça arkaya bakmadan kaçıp gittiler
Gök yüzüne doğru kanatlanıp uçup gittiler
İçimde başladı işte o an derin bir acı
İğneledi durdu bir türlü dinmedi içimdeki acı
Yolunu beklemekle geçti şu benim ömrüm
Turnalara sordum seni söylemediler bana
Sen gelirsin diye ne ümitlerle bekledim
Bir gün sitem ettim bir gün ağladım
Şu benim ömrüm seni beklemekle geçti.... Uzaklardan geldim yanına,
Tutunacak can lazımdı bana.
Baktım uzunca sana,
Dedim can katsın canıma.

Sevgimi al avucuna,
Olamasamda yanında.
Sessizce gel,görün rüyalarımda,
Ve sakın sevmiyor sanma.

Çok mutlu oldum yakınında,
Gecem,günüm huzuruyla.
Dönme vakti dediler,
İçim burkuldu bir anda.

Sakın yalnızım deme,
Kırdı,geçti,zalim deme.
Kalpsiz sanıpta sakın,
Yürek koyma.

Unuttum sanma o geceyi,
Gülücüklerle süslediğimiz her heceyi.
Paylaştık mutluluğu,acıyı,
Sakın kırılma,gene gel yanıma.

Derdim var dağlar deler,
Anlatamam yetmezde kelimeler.
Allahım senden isteğim,
beyaz gülüm kırılmasın,sevsin yeter
 Gönlümde yeşerir küçük çiçeğim.
Seni çok seviyorum uğur böceğim.
Dünyayı neyleyim coş bahar çayım.
Sen benim gönlümün gönca gülüsün.

Daha dün bebektin ne zaman büyüdün.
Öyle tatlıydın ki düşe kalka yürüdün.
Dertleri sırtlanıp sanki sürüdün.
Artık mutlu ol bahar çiçeğim.

İlk adımını hatırlıyorum çok sevinmiştin.
Düştükce tekrar tekrar denemiştin.
Yalancı memeyi ne çok emmiştin.
Artık mutlu ol bahar çiçeğim.

Her gün ayrı ayrı muziplik yaparsın.
Çok bilmişsin birde hava atarsın.
Çok şükür ibadetini de yaparsın.
Artık mutlu ol bahar çiçeğim.

Sen olmasan bilmem halim nolurdu.
Seninle şu hayatım anlam buldu.
Gönlüme gonca güllerin doldu.
Solmuş şu gönlüme bahar gel  
  
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam4
Toplam Ziyaret339106
Valimiz

Seddar YAVUZ
 

Akkuş Kaymakamımız

 Aydın YANIK

Ordu Belediye Başkanımız


Dr.Mehmet Hilmi GÜLER

Belediye Başkanımız

İsa DEMİRCİ

Site Admin

 

    Salim BOLATLI

Muhtarımız

 

Şükrü ALTUNOĞLU

Şimdiki Dernek Başkanımız

 

Atakan ÇELENOĞLU

Önceki Dernek Başkanlarımız

      Selehattin BOLATLI




Turan ALTUNOĞLU



Nizamettin ALTUNOĞLU

DERNEK GÜREŞ AĞAMIZ


Cemil BOLATLI
Köyümüz Dernek Ağası
Saat
Hava Durumu
Dernek Hesap No

ÜYE AİDATLARI

VE

BAĞIŞ İÇİN

AKBANK HESAP NUMARASI 

 HESAP ADI

CEYHANLIKÖYÜ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ

HESAP NO 

0084460

ŞUBE KODU :

0404 

IBAN:

TR78 0004 6004 0488 8000 0844 60

İRTİBAT TEL 

0535 281 24 53

0535 577 27 78

Namaz Vakitleri
Gazete Oku