• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Ceyhanlı internet sitesi

Üyelik Girişi
ETKİNLİK TAKVİMİ
Akkuş Basın Birliği
Reklam Sayfası

  

Çamoğlu Kardeşler 

Albayrak okul altı Niksar/Tokat

_________ 

  

Mustafa Gümüş Ve Oğlu Onur Gümüş

Cumhuriyet Mah. Erek Cad. No:28/B, 60500 Erbaa, Tokat

_________  

İŞYERİNİZİN FOTOĞRAFINI İSMİNİ VE ADRESİNİ salimbolatli_hoca@hotmail.com MEİL ADRESİME GÖNDERİN SİTEMİZE EKLEYELİM ÜCRETSİZ YAYINLAYALIM

OSMAN ALTUNOĞLU

                          

  SELAM OLSUN

Zalimin inadı mazlumun ahı
Kim soracak zalime hesabı
Geride kalıyor mazlumunahı
Çok dinlettiler bize boş lafı

İki söz bilen oluyor laf ebesi
Vardiyen yalan söyler bunun ötesi
Zalime tartıyor terazinin kefesi
İlahi adalet düzenide bozulmuş

Gözle gördüğünü ihlal edersin
Sırolan yer için gayret edersin
Doğru diye gıybet edersin
Hak yemekde önde gidersin

Uzun sözün kısası olmaz
Eden niye belasını bulmaz
Yaradanın adaleti bu olmasa
Edenin yaptığı kar kalmaz

Osman uzun kısa dilin niye durmaz
Neyine gerek doğru kimse sevmez
Her sözün altın olsa kıymet görmez
Kıymet verip bilenlere selam olsun


    SEVENDEN SEVDİĞİNE

Açığa vurdu durdu gemi
Aradım gemide bulamadım seni
Aşkın bağladı sana kader ile beni
Akşamları ufuktan batan güneşimsin

Başkadır aşkın baharı
Bezer çiçeklere gönülleri
Bazen deli bazen aşık serseri
Bilesin uğruna harcarım bu canı

Cihan alem bilir seni sevdiğimi
Canımı bu yolda uğruna vereceğimi
Cansız bir bedenle kim bilir seni aradığımı
Canım nefesim olasındiye sevdim ben seni

Çaldın kapımı garip bir rüyagibi
Çaktın gözlerini bir seher yıldızı gibi
Çileme çile kattın gizli yaralarımı kanattın
Çaresiz bırakma sar bu kanayan yaralarımı

Döndürdün çöllerde beni
Dayanılmaz ayrılık hasreti ile
Duygularım sen hasretim sensin
Deryaları aşarım sen gel de gelirim

Eyledin beni aşkınla mecnun
Erenler ceminde aradım yoktun
Ellerimi açıp yaradana yalvardım
Enginlere sel olup akıp gitmiyesin diye

Güzel yüzün hiç solmasın
Günler ayrılık günümüz olmasın
Güler yüzlüm şirin dillim ceylan gözlüm
Gelen iki bin on üç yılı bizim mutlu yılımız olsun

SELVİYDİN

Terk edipte gittin ne buldun
Saraylara sultanmı oldun
Güz yellerine heves ile savruldun
Selviydin yakışmadı yıkılmak sana

Sardı karlık başını duman
Sende ağlarsın gelir zaman
Anlamalıydın yolda bırakıldığın an
Selviydin yakışmadı yıkılmak sana

Dost sandıkların kına yaktılar ellerine
Isırgan bitti bağında güllerin yerine
Bir destan gibi düştün ellerin diline
Selviydin yakışmadı yıkılmak sana

Harmanında düvenin koşulu kaldı
Terk ettiğin yuvanı bay kuşlar sardı
Bilesin bu kalp seni karşılıksız sevdi
Selviydin yakışmadı yıkılmak sana

Yaylanıza bahar ile şenlik kuruldu
Sonu olmayan sevdalar seni buldu
Umutların birer birer yıkıldı yok oldu
Selviydin yakışmadı yıkılmak sana

Altunoğlu osmanı hor gördün
Dost yüreğine hançer vurdun
Seni anan zalim doğurmadı
Selviydin yakışmadı yıkılmak sana

AŞK YARASI

Bitmez çilem derin yürekte yarem
Yokki bana ağlasa ahdeyip anam
Feleğin çemberinde vurgun yedim
Enginleri aşan coşkun sele döndüm

Yel vurup savurdu harman eyledi
Şu yalan dünyada yüzüm gülmedi
Ömrüm bir hayel gibi geldi geçiyor
Boş bir limanda yar yolu bekler oldum

Sinemi yaslayacak bir taşım bile olmadı
Yüreğimde yanan yar ateşi hiç sönmedi
Çöl aşan mecnun bile benim gibi yanmadı
Leylasını yitirmiş mecnundan beter oldum

Ah eyleyip ağladığım günlerime yanarım
Hani nerde kaldı gerçek sandığım dostlarım
Eylemez merhem bulup gönül yaralarım
Şirin için dağ delen ferhatdan beter oldum 



     BİR HATIRA GİBİ

Aşkın bir efsane idi bende
Saklamıştım yıllardır kalbimde
Sapladığın o paslı hançerin bile
Bir hatıra gibi duruyor kalbimde

Güzel'lik kıymetini bilene yakışır
Aşk dillerde değil yürekte taşınır
Düğün bayram olur al ellere kına yakılır
Hasretin bittiği o mutlu gün için

Ben seni sevmiştim bacı kardeşten öteye
O güzel bakışların değerdi her şeye
Varmadı dilim seni seviyorum demeye
Yaşıyorum aşkın ile yüreğim kanaya kanaya

Altunoğlu osman olmaz senin muradın
Gün olurda deliye çıkar senin adın
Yoktur kıymeti sana, yarın bitecek aşkın
Ömre bedel bir dost istersin sen

Osman ALTUNOĞLU
         

YOK SAYDIK

Yol vurup terk ettiğim silaya varam dedim
Yılların eskittiği yaşlıları görem dedim
Birer birer göçüp gitmişler dönülmez yere
Ne kadar yaşadık okadar ölümü yok saydık

Söylemedik yalan etmedik halt bırakmadık
Büyüp yaşlanınca kendimizi baba sandık
Temiz yerlere ar demedik kirli yatak yaydık
Feleğin çemberinde ölümü yok saydık

Görevi fırsat bilip kin kustuk sattık
Her fırsatta ahkam kesip cart attık
Doğrulara yalan helale haram kattık
Övünülecek ne yaptık ölümü yok saydık

Oruç tutup ibadet için namaz kıldık
Dost görünüp kalleşce arkadan vurduk
Her bedfaklığı kendimize yiğitlik saydık
Kuldan hesap sorduk ölümü yok saydık

Altunoğlu osman kimden istersin adalet
Eline fırsat geçen sorar geçmişten hesap
Yok ümüdimde geleceğe yaşam için rahat
Haramı helal sayar olduk ölümü yok saydık

Osman ALTUNOĞLU
Niksar
    
GİDESİN DİYE SEVMEDİM

Ela göz üstüne yakışmış kara kaşın
Derde saldı aşkın dertli başım
Al gerdannda sıralı inici benlerin
Ben seni bırakıp gidesin diye sevmedim

Bırakıp gittin neye yarar selvi boyun
Sen değil kaderim etti bana oyun
Bir daha sevmem seni kurusun soyun
Ben seni bırakıp gidesin diye sevmedim

İçiyorum ne gecem belli ne gündüzüm
Unutmak istiyorum serhoş olup seni
Yerden yere vuruyorum boşalan kadehleri
Ben seni bırakıp gitsin diye sevmedim

Kaderinden istediğinin fazlasını kim almış
Bu yalan dünya hangi zalime kalmış
Yalan dostluklar seni senden çalmış
Ben seni bırakıp gidesin diye sevmedim

Altunoğlu Osman çekecek bu ahı
Söylemedin neydi suçu günahı
Giderken çok gördün bir evvallahı
Ben seni bırakıp gidesin diye sevmedim

Osman ALTUNOĞLU
Niksar 

    
        DUYDUM

Eğri gezdim doğru ve mert oldum
Doğruları söyledim kötü ben oldum
Sevdim dost yerine düşman buldum
Çıkar uğruna doslarını nasıl sattığını
El alemin dil den dile sölediğini duydum

Isırgan ekmedim gül bağına
Figan düşürmedim dost ocağına
Yüzüne gülüp çelme takmadım
Hiç bir dostumun al ile bacağına
Dostunu ellere sattığını duydum

Eğri göründüm doğru gezdim
Küçüklerime değer verip sevdim
Büyüklerim ile gurur duydum
Her hatayı kendimde arar oldum
Hatanın sende olduğunu duydum

Bir hiç uğruna edilen inada yanarım
Yaradan şahidim kimseye yok zavalım
Gerçek dost''larım için can paralarım
Kusur bende ise elde niye arayım
Kusur sende bende aradığını duydum

Altunoğlu Osman senin neyini sevsin
Doğru neyin varki neyine doğru desin
Aç gözündeki perdeyi doruları görsün
Doğru ve mert ol Osman senide sevsin
Dostunu ellere nasıl sattığını duydum

Osman
ALTUNOĞLU
Niksar

NEMLİ GÖZLER

Bendeki bu nemli gözler
neler çekip neler gördüler
Gümeye hasret ağlamayı öğrendiler
Terk edip gidenin yolunu gözlediler

Acımasız hayatı ihaneti gördüler
Sevdi sandıklarına gönül verdiler
Acı üstüne acı vereni sevdiler
Kör olası gözlerim söz dinlemediler

Kim bilir bu nemli gözler
Yaşadıkca neler görecekler
Bir yudum sevgiye can verecekler
Ağlamayı unutup nezaman gülecekler

Altunoğlu hiç gülmedi yüzün
Ne baharın ne yazın oldu geldi güzün
Hep acı verenlere düştü gönlün
Yaşla açıldı yaşla kapanacak gözün

Osman ALTUNOĞLU

NE YAPSIN VATANDAŞ

Çok pınarlar gördük başında taşı yok
Çok insanlar gördük merhameti yok
Namazı niyazı sözde herkezden çok
Hak yemeye gelince ondan ustası yok

Haksız haklıyı çekemez oldu düzen bozuk
Hakka hukuka rivayet yok yandaşlık çok
Bozulmuş birkere eşitlik hakkı koruyan yok
Adaletin terazisi haklıya çördük tartıyor

Verdiğimiz hizmetler bize zarar tepiyor
İyi dediğimiz ortam paraları cepten çekiyor
Yetmedi yüzde on beşde maaşdan gidiyor
Ne yapsın vatandaş mecburen sineye çekiyor

   SENİ ARIYOR
Gündüzlerin güneşini geceler alır
Aydınlık günlerin yeri geceye kalır
Dilber seni seven böylemi bunalır
Kızarmış ufuklarda kaldı gözlerim

Geceler uzun olmuyor sabahlar
Parlamıyor denizdeki yakomozlar
Pusu kurmuş bulutlar yok yıldızlar
Arıyor seni bulamıyor gözlerim

Sensiz varlığım bile oldu bana bir dert
Karanlık gecelerimi ay ışıtmıyor sensiz
Yıldızlar sinmiş bana inat ışık saçmıyor
O zifiri karanlıkta seni arıyor gözlerim

     SENİN GİBİ OLUR

Bu günü var yarını yok bu dostun
Çakallara yatak oldu senin postun
Seninle ilgisi olmayan şiire niye kin kustun
Senin gibi olur sahtesi dostun

Deryayı görünce korktu senin gözün
Karıştı bir birine güzün kışın baharın yazın
Belliki var senin içinde derin bir acın
Senin gibi olur sahtesi dostun

Sevmek gönül işidir yaşatmak mert işi
Elinden gelmiyorki yıkasın dağı taşı
Yesn yemesn ne olur uçardaki her kuşu
Senin gibi olur sahtesi dostun

Beyaz duvarlara çamur yakışmaz
Çıraklar usta şairin işine karışmaz
Ustana darılmak hele sana hiç yakışmaz
Senin gibi olur sahtesi dostun

Neyine alındın neyine darıldın
Ela gözlü yare yazılan güzel şiirin
Dostlukta varmı belli başlı bir yerin
Senin gibi olur sahtesi dostun

İster ağa ol istersen paşa ne yazar sana
Bu akıl ile sahte vali bile olaman manastıra
seninle ilgisi olmayan şiirmi dokundu çıkarına

Senin gibi olur sahtesi dostun
Altunoğlu osman erdi muradına Çıkmaya Çalışma çalışma ulaşaman kerevedine
O mesleğe değil sürü ile yakışırsın celemedine
Senin gibi olur kahpesi sahtesi dostun

BENMİ ÇALDIM ?

Gurbeti benmi yarattım ?
Seni gurbete benmi attım ?
Sitemin intizarın can alıyor !
Senden mutluluğu benmi çaldım ?

Terk edip giden sensin beni !
Deli gibi sevmiştim ben seni !
Günahım kusurum sevmekmi seni ?
Senden mutluluğu benmi çaldım ?

Yazılmış alın yazım benim böyle !
suç hata bendemi hayırsız söyle !
Dönüp bakmadın gittiğin gün bile !
Senden mutluluğu benmi çaldım ?

Gelde gör şu garip perişan halimi !
Acel öldürmeden seni seven yüreiğimi !
Gittiğin gün kırdın kollarımı kanadımı ?
Senden mutluluğu benmi çaldım ?

Osman ALTUNOPLU

GÖNÜL VERME ZALİME

Gönül verme zalime
Kadir kıymet bilmez
Kavuşunca istediği emeline
Dönüp bakmaz senin haline

Tatlıdır dili yalandır sözü
Yoktur mangal da külü
Olsanda has bahcenin gülü
El uzatıp da dermez bir daha

Alır götürür seni senden
Dem vurur senin sevginden
Gün olur ölürsün kahrından
Ne muradın olur nede adın kalır

Göremezsin iyi bir gününü
Yer bitirir güzelliğini ömrünü
Sersen ayaklarına konca gülünü
Ne kıymetin olur nede hatırın

Arar kusuru sebebi hep sende
Bekletir seni gemisiz boş limanda
Ararsın bulamazsın dar zamanda
Ikrarı sevgisi merhameti yalandır

Altunoğlu Osman neden dilin durmaz
Söylersin doğruyu kıymetin olmaz
Yalansız sözlerine kimse inanmaz
Zalimin sevgisi merhameti külü yalandır

 TURNALAR

Turnalar gül dalına konmaz
Gölü olmayan yerde durmaz
Deryası denizi gölü olan yerlere
Göçer gider konar turnalar

Bölük bölük uçar gök yüzünde
Göç sesleri yankılanır ötüşünde
Ayrılığın hüzünü var sürüsünde
Yadellere uçup giderken turnalar

Veda etmektir uçarken kanat çırpışı
Dilden dile dolaşır turnalar türküsü
Acıdır anlatamaz ayrılığın övküsü
Deryası olan yerlere göçer turnalar

Al yeşil başlı turnam gitdi dönmez
Yadelerde ne haldedir haber gelmez
Kurudu bizimelin gölleri daha su tutmaz
Göçüp gitdi yadellere allı turnalar

Çok yükseklerden uçar sürüsü
Avlanmaktan başka yoktur korkusu
Bilinmez bir daha olacakmı dönüşü
Gölü baharı olan yerlere göçer turnalar

Altunoğlu osman hüzünle izler sizi
İster mevlam kurut masın gölünüzü
Hergün bekliyor dönüş yolunuzu
Geç kalmayın bitsin bu hasretlik turnalar

Osman ALTUNOĞLU
Niksar

KALMADI BİR ÇARE

Önce can sonra canan
Katmadı bunları hesaba anam
Şimdi ona bu dünya oldu yalan
Kalmadı ne bir çare nede bir derman

Geldi geçti bunca uzun zaman
Hepsi oldu şimdi kısacık bir an
Demiştim sana herşey yalan garip anam
Kalmadı ne bir çare nede bir derman

Bir hayel aleminde dolandın durdun
Taşıyamadıkca bedenine yük vurdun
Yolda bulmuş gibi hiç korumadın onu
Kalmadı ne bir çare nede bir derman

Geceni gündüzüne kattın tarlada yattın
Kara lastiklerini baş altna yastık yaptın
Sana emanet bedene çok eziyet etdtin
Kalmadı ne bir çare nede bir derman

Eğerdin koyunun yününü keçinin kılını
Kim kıymet verip korudu yaptığın çulunu
Hiç kayırmadın bedenini tatlı canını
Kalmadı ne bir çare nede bir derman

Hani canından can kattığın Osmanın
Yanında olmak isterken bağlandı kollarım
Benimde böyle çizilmiş kader yollarım
Kalmadı ne bir çare nede bir derman

Hep hayel aleminde koştun durdun
Yarı aç yarı tok sefamı sürdün
Boş yerlere hep ömrünü çürüttün
Kalmadı ne bir çare nede bir derman

Sorulmaz anaların kıymeti yoktur bedeli
Cana can katar yavrum kuzum demeleri
Esirgermiydim bende olsa bu acıların çaresi,
Kalmadı ne bir çare nede bir derman

Demştim sana inanma herşey yalan
Sür bu dünyada sefanı aldanma aman
Eyvah dersin son vakit geldiği zaman
Ne bir çare kalır nede bir derman
 

SENDE DEĞİLMİ

Sende neler var neler
Hakkı yiyip yok sayanlar
Kendini haklı bizi haksız görenler
Sende değilmi heygidi koca dünya

Yetim hakkı yemeyiz diyenler
Yetim olmayanın hakkını yiyenler
Doğru yerine yalan söyleyenler
Sende değilmi heygidi koca dünya

Kayseri tiresini hor görenler
Kara tifonu çok sevenler
Modern yaşamı yerden yere vuranlar
Sende değilmi heygidi koca dünya

Bir bütünü ikiye bölmeye çalışanlar
Yetmedi deyip kısım kısım satanlar
Emekcileri zindanlara atanlar
Sende değilmi heygidi koca dünya

Adaletin düzenini bozanlar
Boş duraktaki araca ceza yazanlar
Güvenliğimizin çivisini sökenler
Sende değilmi heygidi koca dünya

Yasa yapıp kanun koyanlar
Yaptıkları kanunları tanımıyanlar
Kırmızı ışıkta durmayıp kurala uymayanlar
Sende değilmi heygidi koca dünya

Devletin bekası için dağda yatanları
Gözünde uyku yerine korku tütenleri
İdam sehbasına çıkarmaya çalışanlar
Sende değilmi heygidi koca dünya

Din ve inaçlarımızı sömürenler
Bu yolda gününü gün edip huzur sürenler
Çıkar uğruna bütünlüğümüzü bozanlar
Sende değilmi heygidi koca dünya

Unuttular al yazma ile başını örteni
Cepheye sırtında cepane taşıyan ninemi
Bize musallat edenler arabın türbanını
Sende değilmi heygidi koca dünya

Kapılıp gidiyorlar sel suyuna
Çok fazla güveniyorlar arap oğluna
Öküzün eşini satanlar borç uğruna
Sende değilmi heygidi koca dünya

Akan pınarları kurutanlar
Altın yumurtlayan tauğunu satanlar
Kendini müslüman bizi dinsiz sayanlar
Sende değilmi heygidi koca dünya

Afkanı ırakı filistini örnek almayanlar
Ayrılıkları bırakıp birlik kurmayanlar
Beyaz duvarlara çamur sıvayanlar
Sende değilmi heygidi koca dünya
 

 GİTDİĞİN GÜN

Seviyorum dediğin gün
kocaman bir dağ gibiydin
Bir adacık bile olamadın
Terk edipde gitdiğin gün

İstek ve arzuların ağır bastı
Alamayıcada ağzının tadı kaçtı
Ne sevgi nede dostluk kaldı
Ayrılık kervanına deh dediğin gün

Çok erken verdin ayrılığın kararını
Harcıyorsun boşa gençliğin baharını
Soldurdun gonca güllerini bağını
Abanı yere vurupda gitdiğin gün

Deiğişmeyecektin çuvalı torba ile
Dönmez deiğirmen taşıma su ile
Vurdun ounru hasiyeti yerden yere
İstek ve arzularına yenildiğin gün

Yakışmaz aslına senin yapdığın
Aşikardır kendini çok ucuza satdığın
Yalanmı aslanın gözüne kül atdığın
Herşeyini terk edipde gitdiğin gün

Altunoğlu Osmanıda şaşırdın bu işe
Kırıldın küstün söylediği doğru söze
Yalançıları nasılda tercih etdin bize
Darılıpda küsüp gitdiğin gün

Osman ALTUNOĞLU
NİKSAR

 MUTLU DEĞİLİM

Yakışmaz benlik seven canlara
Niçin yanmayım hibe olan günlere
Vurdun aşkımızı yerden yerlere
Ben mutsuzum sen mutlumusun bari

Mevlam bana yürü kulum demedi
Seni bana vermedi verdi ellere
İntizarım çok sensiz geçen günlere
Ben mutsuzum sen mutlumusun bari

Ağardı saçlsrım kalmadı karası
Sana olan aşkımdan yürğimin yarası
Tabiblerde bile bulunmuyor çaresi
Ben mutsuzum sen mutlumusun bari

Gözler kalbin aynasıdır söylemez yalan
Gelde gör halimi geçmeden zaman
Şu yalan dünya benim için boş bir liman
Ben mutsuzum sen mutlumusun bsri

Yaktın ellerine bensiz kınayı
Ellere gelin oldun taktın başına dıvağı
Sapladın kalbime ayrılığın hançerini
Ben mutsuzum sen mutlumusun bari

Sana boşuna bağlanmış umudum
Gittin gideli ne aradın nede sordun
Doğmadan batan güneşim oldun
Ben mutsuzum sen mutlumusun bari

Altunoğlu Osmanı düşürdün derde
Hayalin gözünde dolanır perde perde
Arıyor seni her yerde dağlarda çölde
O mutlu değil sen mutlumusun bari

Osman ALTUNOĞLU
Niksar

 BİR SEVGİLİ ARIYORUM

Canıma canından can katacak
Nefesini nefesime ekleyecek
Benimle aşkı paylaşacak
Bir sevgili arıyorum

Kanadımı kolumu kırmayacak
Boynumu eğri koymayacak
Ellerimi boş bırakaıp gitmeyecek
Bir sevgili arıyorum

Beni benden hİç almayacak
Taştan taşa vurmayacak
Beni bırakıp ellerin olmayacak
Bir sevgili arıyorum

Beni hç ağlatmayacak
Yokluğunda bile aratmayacak
Kul köle gibi yalvartmayacak
Bir sevgili arıyorum

Sinemi sinesine saracak
İki bedende bir can olacak
Aşkımıza sadık kalacak
Bir sevgili arıyorum

Bensiz yataklarda yatmayacak
Yoluğumda bile unutmayacak
Nerdesin diye arayıp soracak
Bir sevgili arıyorum

Gönlümü gönlüne bağlayacak
Benimle gülüp benimle ağlayacak
Sevmekten sevilmekten korkmayacak
Bir sevgili arıyorum

Sözünü yemeyen mert olan
Yuva yıkmayan yuva kuran
Özü yarada gönlü bana bağlı
Bir sevgili arıyorum

Altunoğlu Osman der
Sevgiler karşılıklı olsun
Sevmek sevilmek nedir bilen
Bir sevgili arıyorum

NİKSAR
05447197163


SİTEM

Benden selam olsun kurda kuşa,
Hiç yoktan gönül kırmayalım boşa,
Ömür bitecek azrail çıkacak karşımıza,
Son sözümüz eyvah olsa ne fayda.

Sır gizli kabahat gizli demeyelim,
Kahbelikle yiğit hakkı yemeyelim,
Korkmayalım yiğit olalım mert kalalım,
Azrail bizi bulmadan biz Mevlayı bulalım.

Gönül kırıcı olmayalım gönül alıcı olalım,
Mevlanayı Hacı bektaş velileri örnek alalım,
Yırtıp benliğin çemberini açıp kurtulalım,
Azrail bizi bulmadan biz ehli beyte ulaşalım.

Biriniz kurt ötekiler kuş sahte kimlikler,
Neye yarayacak bu kötü sözler tenkitler,
Her ana kuzusuna nasip değildir mertlikler,
Azrail gelir emaneti ister eyvah desen ne fayda.

Altunoğlu Osman der bu sitem bukin neden,
Niçin korkuyorsunuz açık kimlikten,
Namertdir kendini saklayıp aslını inkar eden,
Acel kapını çaldığı an eyvah diyeceksin ama ne fayda.

CANIM ANNEM

Şu yalan dünya seni hiç gül dürmemiş,
Geçmiş gençliğin rahat bir günün olmamış,
Geçen yıllar sana acımamış seni çok yormuş,
Benim çileli tatlı dilli canım annem.

Uyumayıp uyutdun yemeyip yedirdin bize,
Eller gibi düğün bayram deyip gezmedin,
Emek verdin zahmet çektin büyütdün bizi,
Benim çileli tatlı dilli canım annem.

Yıllar seni senden aldı götürdü acımadı,
Ağardı saçların dizlerinde derman kalmadı,
Canından can kanından kan verdin bize,
Biz senin dertlerine derman olamadık canım annem.

Verdin ömrünü yıllara bizler için,
Hiç bir şey yapamadık biz senin için,
Çoktur hakkın bizde hakkını helal eyle,
Benim çileli tatlı dilli canım annem.

Yıl bin dokuzyüz otuz üçte bir güneş gibi,
Doğmuşsun acımasız bu yalançı dünyaya,
Hergeçen çileli gününde başlamışsın solmaya,
Benim çileli merhametli canım annem.

Sivas illerinde kaybetdin körpe kuzunu,
Ölüm ayırdı atmış yılarında eşinden yolunu,
Yetmiş yıllarında kırdı felek kanadını kolunu,
Bu dünyada çilesiz günü olmayan canım annem.

Yalın ayak buzlarda yürdüğünü söylerdin,
Gelinlik yıllarımda başladı çileli günlerim derdin,
Çok acılara çilelere katlanıp bu günlere geldin,
Bu dünyada çilesiz günü olmayan canım annem.

Akşamlara kadar orakla ekin biçen,
Sabahlara kadar sırtında sap çeken,
Uymayıp gecesini gün düzüne katan,
Zorluklara göğüs geren benim canım annem.

Şimdi ellerin tutmuyor gücün yetmiyor,
Kalmadı dizlerinin dermanı artık gitmiyor,
Yatdığın yataklar bile sana huzur vermiyor,
Acılarına ah bir çare ola bilsem canım annem.

Altunoğlu Osmanın kırık kanadı kolu,
Yüreği acı ile gözleri yaşla dolu,
Mevlam sana vrese derman ne olu,
Senin için yanıyor yüreğim canım annem.

                   OSMAN ALTUNOĞLU

YOLUN AÇIK OLSUN

Selam olsun salim bey kardeşime,
Rastlamadım ceyhanlı köyünde başka bir eşine,
Özen veriyor emekle yapdığı her işine,
Yolun açık olsun salim bey kardeş.

Hayranım senin sabırla söz edişine,
Kurtları kuşları sitene konuk edişine,
Kırmayan kızmayan ağır laf etmeyen,
Yolun açık olsun salim bey kardeş.

Senin bu tutumun umarım ders olur,
İnsanlıktan nasibini almamışlar diyene,
Gerçekleri göremeyip inkar gelenlere,
Yolun açık olsun salim bey kardeş.

Asıl azmaz bal kokmaz kokarsa ayrandır,
Sendeki bu azime sabıra herkez hayrandır,
Arife tarif gerekmez herşey ayandır,
Yolun açık olsun salim bey kardeş.

Sular akar engine yol yortam dengine,
Çok gördük güvenip laf eden servetine,
Kimse eremez senin gibi doğruluğun kerevetine,
Yolun açık olsun salim bey kardeş.

Öyle bir canlılar varki bu dünyada,
Dikkat eyle bürünmüş insan postuna,
İnanıyorum senin bunlara örnek olacağına,
Yolun açık olsun salim bey kardeş.

Altunoğlu Osman der helal olsun sana,
Cennet nasip olsun seni doğuran anaya,
Ünün yayılsın cümle alem cihana,
Yolun açık olsun salim bey kardeş.

Osman ALTUNOĞLU
NİKSAR.

SENDE ANLARSIN

Unut beni deme güzeller sultanı,
Bu dünyayı bana zindan eylersin,
Gün olur sende benim gibi yanarsan,
Sevmek nedir O zaman sende anlarsın.

Benim sevgim gerçek arife tarif gerekmez,
Aslı ile kereme sormakda yetmez,
Sende benim gibi bir gün seversen,
Sevmek nedir O zaman sende anlarsın.

Hasret nedir ayrılığı çeken bilir,
Özlediğim kokuların esen rüzgarla gelir,
Gün olurda sende çekersen bu hasreti,
Sevmek nedir O zaman sende anlarsın.

Gönlüm arzular kuş olup uçmayı,
Rüzgar olup esip sa

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret335272
Valimiz

Seddar YAVUZ
 

Akkuş Kaymakamımız

 Aydın YANIK

Ordu Belediye Başkanımız


Dr.Mehmet Hilmi GÜLER

Belediye Başkanımız

İsa DEMİRCİ

Site Admin

 

    Salim BOLATLI

Muhtarımız

 

Şükrü ALTUNOĞLU

Şimdiki Dernek Başkanımız

 

Atakan ÇELENOĞLU

Önceki Dernek Başkanlarımız

      Selehattin BOLATLI




Turan ALTUNOĞLU



Nizamettin ALTUNOĞLU

DERNEK GÜREŞ AĞAMIZ


Cemil BOLATLI
Köyümüz Dernek Ağası
Saat
Hava Durumu
Dernek Hesap No

ÜYE AİDATLARI

VE

BAĞIŞ İÇİN

AKBANK HESAP NUMARASI 

 HESAP ADI

CEYHANLIKÖYÜ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ

HESAP NO 

0084460

ŞUBE KODU :

0404 

IBAN:

TR78 0004 6004 0488 8000 0844 60

İRTİBAT TEL 

0535 281 24 53

0535 577 27 78

Namaz Vakitleri
Gazete Oku