• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Ceyhanlı internet sitesi

Üyelik Girişi
ETKİNLİK TAKVİMİ
Akkuş Basın Birliği
Reklam Sayfası

  

Çamoğlu Kardeşler 

Albayrak okul altı Niksar/Tokat

_________ 

  

Mustafa Gümüş Ve Oğlu Onur Gümüş

Cumhuriyet Mah. Erek Cad. No:28/B, 60500 Erbaa, Tokat

_________  

İŞYERİNİZİN FOTOĞRAFINI İSMİNİ VE ADRESİNİ salimbolatli_hoca@hotmail.com MEİL ADRESİME GÖNDERİN SİTEMİZE EKLEYELİM ÜCRETSİZ YAYINLAYALIM

Aşık Kara Hüseyin Baba

     


    
                

                  ACEP

Bilmem şu Dünya da kim murat almış, 
Mecnun Leylasını buldumu acep. 
Ferhat şirin için Dağları delmiş, 
Şirin Ferhat için öldümü acep. 

Bu Dünya kimseye kalmaz kalmadı. 
Kendileri öldü aşklar yaşadı. 
Gerçek sevenlerin silinmez adı. 
Kamber Arzu sunu buldumu acep. 

Sevği dediğin şey bitmeyen bir tat. 
Mutluluğa ermek en yüce murat. 
Oldu güzellere kul, köle ırğat, 
Karacaoğlan da aldımı acep. 

Aşıkların gelmez baharı yaz ı, 
Bülbülü kahreder güllerin nazı. 
Gülsün diye daim eder avazı, 
Gülün güldüğünü gördümü acep. 

Dertli olan yavaş yanar içerden, 
Ben bilirim misal kendi kendimden. 
Aslı için yanan dertli Keremden, 
O da Kerem için yandımı acep. 

Aşık olan aşık serinden geçer. 
Çaresiz gözyaşı sızan zehirler, 
Seven sevdiğinin elinden içer, 
Yusuf Züleyha ya erdimi acep. 

Aşık Kara Hüseyin Baba ya sor 
Alem sevenlere düşman oluyor. 
Dışarım karbuz gibi içerim kor. 
Mefasız halimi duydumu acep. 

Aşık Kara Hüseyin Baba 
25 mayıs 2010 Kastamonu

            KALMADI     

Her gün kayıptayım her gün batakta,
Sermayem de gitti karım kalmadı.
Kimselerim yoktur kaldım sokakta,
Sevenlerim gitti yârim kalmadı.

Nasipten öteye olmazmış kısmet,
Sağlığın var ise en büyük servet.
Elimde olsaydı verirdim elbet,
Param pulum gitti malım kalmadı.

Ecel yaklaşıyor belli halimden,
Nedeyim bir çare gelmez elimden.
Günahlar çoğaldı davacı benden,
Avukatım gitti hakim kalmadı.

Bilmem canım mı yok yüküm mü ağır,
İniltimi kimse duymuyor sağır.
Eller dönüp bakmaz boşuna bağır.
İşitenler gitti duyan kalmadı.

Kervandan ayrıldım yoruldum kaldım,
Haddimden fazla yükü çok aldım.
Gençliğe güvendim çekerim sandım
Kervan çekip gitti halim kalmadı. Aşık

Kara Hüseyin Baba n oldu
Hani senden fazla yiğidi yoğ udu.
Güvenirdin öyle dostların çok udu.
Alan aldı gitti veren kalmadı.

Aşık Kara Hüseyin Baba 05 Nisan 2015 Kastamonu .


 YA ALLAH
Aşkın ile yanar yanan aşıklar 
Boz bulanık akan o azgın sular 
Çiçekten çiçeğe konan arılar 
Aşkın ile balı yapar Ya Allah 

Hü diyerek semah çeken o kullar 
Döne döne giden şu uzun yollar 
Aşkın ile salınan saran bu kollar 
Senin sevdan ile sarar Ya Allah 

Kullar farkında olup olmasa da 
Gözleri kör kulaklar duymasa da 
Her mahlukat seni arar aslında 
Seni kalp göz hissi ile görür Ya Allah 

Bütün yollar nere varırsa varsın 
İster yakın ister uzakta kalsın 
Hangi yöne dolaşırsa dolaşsın 
En sonunda sana çıkar Ya Allah 

Maddenin en küçük atom parçası 
Evrendeki dünya güneşi ayı 
Yarattığın alemler mahlukatı 
Senin için yanar döner Ya Allah 

Gelen giden her canlıya hak ölüm 
Her canlı ölümü tadacak bir gün 
Öldüğüm gün benim en son düğünüm 
Doğan senin ölen senin Ya Allah 

Aşık Kara Hüseyin Baba kulun 
Aşkın ile yanan tutuşan odun 
Cesedimi yiyip bitiren kurdun 
Yiyen zikreder yenen de Ya Allah 

Aşık Kara Hüseyin Baba 
05.01.2015 Kastamonu


 RUHUN ŞAAD OLSUN ANAM

Anasız ellerde dinmez göz yaşım
Sensiz sofralarda zehirdir aşım 
Teselli etmeye yok bir gardaşım 
Beklesem, beklesem geri gelmezsin 

Gençlikte giymediğin gelinliği 
Ne güzel yakışmış giymişsin şimdi 
Bizi sevenleri görürsün belki 
Geri bakmıyorsun çok mu özledin 

Otururum sandın evler yaptırdın 
Beyaz saça al kınalar yaktırdın 
Her sabah telefona sen çıkardın 
Artık çıkmıyorsun anam nerdesin

O mekanın cennet, ruhun şad olsun 
Mezarına misk-i nurlardan dolsun 
İnşallah o kullardan olursun 
Kadir Mevla'm günahını affetsin 

Bahar yaz ayına yetişemedin 
Yarını düşündün bugün yemedin 
Eskiyi yamadın yeniyi giymedin 
Duvarlarda asılı kim neylesin 

Aşık Kara Hüseyin Baba halim 
Dinmez artık bundan sonra feryadım 
Anasız bıraktın bak, öksüz kaldım 
Kimse göz yaşımı gelip silmesin 


Aşık Kara Hüseyin Baba 28.04.2014 Erbaa



   UYAN ANAM 

Yine bir kara haber geldi sıladan.
Dediler anan felç geçirdi yatıyor.
Çaresiz dertlerin dermanı yaradan.
Gözlerim kan ağlıyor içim acıyor.

Kuş olsam da uçsam anama kavuşsam,
Ayağının altını öpsem sarılsam.
Ömrümden ömür versem, tabibi olsam.
Derdi çok ağır acı, acı soluyor.

Derman sende Yarabbi umutlar sende,
Acil çare sende bu çaresiz derde.
Eşin dostun sevdiklerin yok nerede?
Çakallar uğursuz uğursuz uluyor.

Erbaa Devlet Hastanesine yatmış,
Bağlı çıkıları, ilaçları kalmış.
Ranzaya elleri ayakları bağlanmış,
Bir tek yavrusuna dönüp bakmıyor.

Küskün müsün anam aç gözlerini,
Anasız kuzular artık meler mi?
Çıkamam hastanenin merdivenlerini,
Dermanım kalmadı ki dizim tutmuyor.

Tut ellerimden öksüz bırakma beni,
Ezelden gülmedin Kır alinin yetimi.
Gittiğin son durak ta ayır yerimi.
Canımdan can versem de kabul etmiyor.

Aşık kara Hüseyin baba bak oğlun,
Işıl gelin geldi, bak gırca torunun,
Hakkını helal et biricik ben oğlun.
Hemşireler yoğun bakıma koymuyor.

Aşık Kara Hüseyin Baba
08 Nisan 20014 Erbaa

 

 

TOY YİĞİDİM

Zamansız ayrılık da şaşırdı bizi,
Git güle güle ustam uğurlar olsun.
Çok acele ettin ya, Hak kın takdiri,
Git güle güle ilhan uğurlar olsun.

Yıkılan evlerin de direği sendin.
Darğın gönüllerin hep meleği sendin.
Günahların var ise Mevla m af etsin.
Git güle güle ustam uğurlar olsun.

Gözlerin gerilerde kalmasın sakın.
Emanetin baş üstüne yavruların.
Gözleri yaşlı hasta ana, babanın.
Git güle güle İlhan uğurlar olsun.

Hakkımız helal olsun iki cihanda,
Bu Dünya da kimler ermiş ki murada.
İnşallah görüşürüz belki mahşerde
Git güle güle Ustam uğurlar olsun.

Yüreğimizi yaktın yandı tutuştu.
Can bedende kuş tu zaman geldi uçtu.
Bu yolun inişi yok, aştın yokuşu.
Git güle güle İlhan uğurlar olsun.

Aşık Kara Hüseyin Baba ağbeyin
Cennet bahçesi olsun yattığın yerin.
Çok merhamet eylesin sorğu meleğin.
Git güle güle Ustam uğurlar olsun.

Aşık Kara Hüseyin Baba
21 Kasım 2013 İlhan kardeşin Anısına...SAYĞILARIMLA

 HASAT ZAMANI
Efkarlı gönlümün dağıt gamını,
Öp, okşa,sev,sevğinle doyur beni.
Zevki sefa şimdi, geçer zamanı,
 Ekmek eyle,pişir, sar, yuğur beni,

Haber yok yarından bileni kimdir,
Yar senin aşkından ateş yerimdir.
 Üfle yaralarım acısın dindir.
Göğsünün üstüne al kavur beni.

Ağustos ayında hasat zamanı,
Aşkın harmanında sapı, samanı
Dağıt sağa,sola salla yaba nı,
Acı poyrazlara serp savur beni.

Alsan, kollarına yatsam uyusam.
 Götür kurban eyle yaklaştı bayram.
Sohbet sofrasında ikramın olsam.
Etimi kemikten kes ayır beni.

Kaç yıldır susuzum yanıyor içim,
Aşkın şerbetinden aldandım içtim.
Dünya malı nedir! ben benden geçtim.
Gönül cansuyundan ver doyur beni.

Aşık Kara Hüseyin Baba coştu,
Nerde bir ses duysa o yana koştu.
Ömür geldi geçti olmadı dostu,
Çağır yatağına et buyur beni.

Aşık Kara Hüseyin Baba 13 Ağustos 20013 Kastamonu

KOYMADINKİ

Şu gurbeti bırak artık
Durma çabuk gel diyorsun.
Yeter bize ekmek katık.
Gelemiyom hal mi kaldı.

Seni ,beni yese doymaz,
Canım ister ama koymaz.
Kimse bir klavuz olmaz.
Diken sarmış yolmu kaldı.

Herkez kendinin derdinde,
Çarelerim bilmem kimde.
El uzatsam hanğisine,
Güvenecek dost mu kaldı.

Aşık karahüseyin im,
Söyler işte durmaz dilim
El uzatma varmaz elim,
koymadın ki dal mı kaldı.

Kime diyim ne söyleyim,
Nasıl bilirsen öyleyim.
Kendi nefsime köleyim.
Sarılacak yar mi kaldı.

Arı konmaz ki çiçeğe,
şeker koydular peteğe.
İştahım olmaz yemeğe,
O orğanik bal mı kaldı.

Aşık Karhüseyin Baba
17 temmuz. Kastamonu

 

         EFENDİM

Bende bir insanım senin gibiyim. 
Bu ne ! celillenme aman efendim. 
Bir kararda durmaz sende düşersin, 
Yılana sarılır düşen efendim. 

Başa gelir herşey gelen Allah dan, 
Hepimiz bir hasıl olduk topraktan. 
Düşmanında olsa gülme uzaktan. 
Birgün gülünç olur gülen efendim. 

Bugün bana ise yarında sana. 
Her daim muhtaçtır insan insana. 
Mevlam her kul a verir bir sevda. 
Haktan der katlanır bilen efendim. 

Niye hor bakarsın hakir mi gördün. 
Sen üç öyün yerken bana bir öyün. 
Kısmetinden başka uzamaz ömrün. 
Alandan üstündür veren efendim. 

Çoktan beri yoksun hiç aramıyorsun. 
Melek değilsin ya sende bir kul sun. 
Namerde, nankör e yazıklar olsun. 
Başım üstünedir gelen efendim. 

Aşık karahüseyin baba neden ? 
Gelmedi dünya ya bir daha giden. 
Helallik istersen tez gel ölmeden. 
Kul hakını nedir bilen efendim. 

Aşık Karahüseyin Baba 
Mayıs 2013 Kastamonu

NİYE YÜZÜN ASIK

Niye yüzün asık karakış gibi.
Ağustos ayında buzlar gibisin.
Çok cilvenip durma cavratma beni
Erir çözünürsün tuzlar gibisin

sohbet sofrasında derdin söylersin.
Bilmem ki bendende çokmuki derdin.
Dertlerin çoğunu sen bana verdin.
Dertli dertli öten saz lar gibisin.

Aşk mı serhoş etti gözlerin yorgun,
Bir damla yaş var bakışlar durğun.
Bakışlar bakışa çakışır vurğun.
Zehirli ot yemiş kaz lar gibisin.

Bak bahar yaz geldi güller gül açsın.
Gönül havalansın kırda dolaşsın.
Bağlarından artık kar ların kalksın.
Hiç kar ı kalkmayan kuz lar gibisin.

Ömrün son bahar ı şurda az kaldı.
Umutlar tükendi mumlar karardı.
Güller boyun büktü yaprak sarardı.
Meyvesi olmayan yoz lar gibisin.

Aşık Karhüseyin Baba işte,
Gönül kocamıyor hayelde düşte.
Gönüller herzaman bir olsa keşke.
Rüzğar a savrulmuş toz lar gibisin.

Aşık Karahüseyin Baba
Mayıs 2013 Kastamonu

 

 BİLMEM

Hani bizim köyün mor menekşesi,
Bak boynun bükmüş yoktur neşesi.
Kuzular melemez akmaz çeşmesi,
Acep ne derdi vad yastamı bilmem.

Kara koçu ak koyuna vermezler,
Doğru söyleyeni,doğru sevmezler.
İçimdeki gizli derdi bilmezler,
Belkide doğuştan,hastamı bilmem.

Acı poyraz yele savur zülfünü,
Söyle seninle sevda türkü mü.
Dalından aldılar gonca gülümü,
Yaban ellerde kokarmı bilmem.

Ben bilirim aşkı,aşka düşeni,
Bal arısı soksun yare küseni.
Emsem kanarmıyım ağzında dili,
Dillerini emen susarmı bilmem.

Güzel bu yaylanın kar ı boranı,
Her mevsim böyle yazı baharı.
Şimdi yar ile muhabbet zamanı,
Gönül havasından uçarmı bilmem.

Aşık Karahüseyin baba bir gün,
Yari güzellere her zaman düğün.
Sofrasında olsa her vakit öğün,
Doydum diye yar den kaçarmı bilmem.

Aşık Karahüseyin baba
Ceyhanlı Köyü

DİNLEMEZSEN

Çakallarla dans edersen,
Sırtlara yem olursun.
Derelerde çok gezersen,
Yuvarlanır kum olursun.

Eller silmez göz yaşını,
Vurdururlar gardaşını.
İçerinde telaşını,
yenemezsen zom olursun.

Eller olmuş birer yamyam,
Delilere hergün bayram.
Dert çoğaldı buram, buram
Patlatırsan güm olursun.

Boş lakırtı zarar ömre,
Gördüğüne gönül verme.
Kör düğümle ok un germe!
Hedef şaşar dım olursun.

Lal olsaydı ağzım dilim,
Bilnmezdi gizli derdim.
Keşke sırrım vermeseydim.
Dertlerinle sır olursun.

Aşık Karahüseyin i
Birgün bari dinle beni.
Terk ederim gönül seni.
Dinlemezsen kul olursun.

Aşık Karahüseyin Baba
15 mart 2013
Kastamonu

BE DELİ GÖNÜL

Neye güvenirsin be¹ deli gönül.
Üç beş kemik, üç beş gram etemi ?
Çok günahım varsa vermezler ödül.
Mal a mülk e, o yalan servetemi?.

Güvenme gençliğe, yiğitliğine,
Dünya kime kalmış kalacak kime.
Zenğinsen sevinme hakir i yerme.
Sarılan üç beş arşın kefenemi?

Ölüm ortak kader bütün canlıya.
Ağa ya beylere gence yaşlıya.
Nedir bu çalımın telaşın boşa.
İki metre kare kabirinemi?

Yaşım elli oldu gözünmü doydu.
Kim kandı dünya ya kimi doyurdu.
Nice peyğamberler bile yol oldu.
Üç beş günlük süren şöhretinemi.

Güvenme dostuna yar e güvenme!
Bu dünya malına ne oldum deme.
Senden hakirleri hiç küçümseme,
O ününe, makama,mevkiyemi?

Aşık Karahüseyin Baba yalan,
Gelip şu dünya ya varmıki kalan.
Zaman öglen oldu uykudan uyan.
Gaflet uykusunun rüyasınamı?

Aşık Karhüseyin Baba
21 Aralık 2012
Kastamonu

   YOK ÖYLE BİRŞEY

Diyemem Dünya dan ben murat aldım,
Yalan mı ! söyleyim yok öyle bi şey.
Hep boşa avundum murat tan saydım.
Yalan mı ! söyleyim yok öyle bi şey.

Aşığım demek hoş bu çağda yalan.
Eğer aklın yoksa sende oyalan.
Ben hiç görmedim bir murat alan.
Yalan mı ! söyleyim yok öyle bi şey.

Bu dünya dan gitmek istemez kimse,
Yaşın doksan yüz olsada öyle.
Arzular bitmez nefsin ötesinde.
Yalan mı ! söyleyim yok öyle bi şey.

Hani göster ölesiye sevenler,
Hep bırakıp gitti öyle diyenler.
Nicesini gördüm söylesem kimler.
Yalan mı ! söyleyim yok öyle bi şey,

Mutluluk bir sırdır herkez çözemez.
Mutsuza sorma ! bilsede söylemez.
Umut deryasında kimse yüzemez.
Yalan mı ! söyleyim yok öyle bi şey.

Aşık Karahüseyin Baba varmı ?
Var ise göster yok hani yalan mı ?
Can dost vurur oldu dönsem arkamı.
Yalan mı ! söyleyim yok öyle bi şey.

27 OCAK 2012
Aşık Karahüseyin Baba
Kastamonu

KOCADIKYA 

Hiç sorma! sevdiğim yar nazlı dilber!
Beden can'ı bile yük sayar oldu.
Bak kocadıkya kız,tutmuyor dizler,
Beden seni bile yük sayar oldu.

Ağırdı saçlarım dişler söküldü,
Gözlerimde fer kalmadı döküldü.
Kollarım kalkmıyor belim büküldü.
Beden yari bile yük sayar oldu.

Gece uykulara hasret kalırdık,
Çalışır, çırpınır ölmez sanırdık.
Eyvahlar olsun boşa çalıştık.
Beden malı bile yük sayar oldu.

Yar senin uğruna çaldım çağırdım,
Türküler söyledim şiirler yazdım
Yarılarda kaldı arzum,muradım.
Beden dili bile yük sayar oldu.

Agır söz söyleme incitme beni,
Açma sarğısını deşme yaremi.
Almaz oldu gayri doldu can evi.
Beden sözü bile yük sayar oldu.

Çekilmiyor cilven,çokca nazlanma,
Seven vaz geçermi vaz geçti sanma.
Gönül harımıyor onbeşli amma,
Beden naz'ın bile yük sayar oldu.

Aşık Karahüseyin Baba gülüm,
Sonbahar ayımda ötmez bülbülüm.
Uzatma sevdiğim, eyleme zulüm.
Beden gülü bile yük sayar oldu.

Aşık Karahüseyin Baba
04 Şubat 2013
Kastamonu

GAYRET BAŞA DÜŞTÜ

Yine güz geldi de yaprak sarardı,
Benim gençliğimin bitmesi gibi.
Dal yaprağı çekmez oldu bıraktı.
Nazlı yarin beni itmesi gibi.

Can tatlı çıkmaz,bırakmaz yoksa.
Bu beden de canın köşkü çok yoka.
Ecel geldi yol göründü bu cana.
Bedeni bırakıp gitmesi gibi.

Göz yaşlarım aktı,aktı sel oldu.
İndi ummanlara durdu duruldu.
Yarin nazlarından gönül yoruldu.
Bayılıp yerlere düşmesi gibi.

Gönül dağlarına kar erken düştü,
Yaz bahar gelmeden sel e dönüştü.
Boz bulanık oldu sildi süpürdü.
Yar kendi bendini yıkması gibi.

Hep bundan sonra yol yokuş gider,
Ecel gelmiş artık can canı neder.
Dişler kesmez oldu öküz kesseler.
Kurt koyuna gülünç olması gibi.

Durma! Aşık Karahüseyin Baba,
Gayret başa düştü bakma kuzuya.
Gide gide yol dayandı çıkmaza,
Avcının postunu delmesi gibi.

27 Ekim 2012
Aşık Karahüseyin Baba
Kastamonu

   GEMİ SU ALDI

Çaresizim, dalğalı bir denizdeyim.
Hiç sorma,bilmiyom hanği yöndeyim.
Gemim su aldı ! batmak üzereyim.
Dalğasız, sakin bir liman arıyorum.

Yüküm gam yüküdür varmı ki ? alan,
Sadece ben kaldım gemide kalan.
Kimse kabul etmez kaldırıp atsam.
Sarrafı varmı? alan arıyorum.

Çok yorgun gezdim kıtalar dolaştım,
Eski gemiyle okyanuslar aştım.
En sonunda kendi ,kendime şaştım,
Bana bu yolda uyan arıyorum.

Yollar uzun dalğa,fıtına,boran,
Okyanuslarda hiç olmuyor soran!
Arzular Allah a odur tek duyan.
Derdime çare olan arıyorum.

Çokça sıkıldım bu gerğin ortamdan
Şu asık yüzlerden,çatık kaşlardan.
Dikensi o dillerden,boş laflardan
Sessiz, sakin bir ortam arıyorum.

Boyun büke,büke bak kaldık bükük,
Yaşamak buysa hep yaşadık günlük.
Her zaman yönümüz Allah a dönük,
Ne kaybettimse! bulan arıyorum.

Aşık Karahüseyin Baba yetim !
Katıklık kalmadı azığı yedim.
Niye kaşın çatık! kime ne dedim.
Dost halin nedir? soran arıyorum.

19 Aralık 2012
Aşık Karahüseyin Baba
Kastamonu


KÖRPE KUZUM

Ağustos ayında üşürsün kuzum.
Yeni doğdun sen kulakların ıslak.
Kurdu tanımazsın körpesin toysun,
Çok mu meledin yanakların ıslak.

Koynumda büyüdün sürü bilmezsin,
Sürüden ayrılma aç kurt yemesin.
Sen öksüzsün, anan yok ki melesin.
Üstün açık ayaz yatağın ıslak.

Kime ne söylesen dinlemez seni,
Feryadın boşadır duymaz sesini.
Leş yiyen karğalar yerler etini.
Açsın yalanmışsın, dudağın ıslak.

Öksüzün başından kalkar mı duman,
Güçlüye güçsüzün kulluğu zaman.
Yaradan mevlayı unutma aman,
Gülün boynu bükük yaprağın ıslak.

Her gördüdüğünü sanma ki dertsiz,
Ben bir kul görmedim gamsız kedersiz.
Allahım koymasın mekansız,evsiz,
Kollarıma alsam kucağım ıslak.

Aşık Karahüseyin Baba ağlar.
Göründüğü gibi değil şu dağlar.
Kuzusuna gerçek analar ağlar.
Anaların gözü doğuştan ıslak.

09 Aralık 2012
Aşık Karhüseyin Baba
Kastamonu

    BU BAYRAM
Gurbet elde bayram geçmez ki gülüm.
Gülün boynu bükük, bülbül yastalur.
Otuz yıldır heryıl işkence zullüm.
Çoktan beri gülmez gönül hastalur.

Aha buğün aha yarın gelecek.
Ah ile vah ile ömür geçecek.
Ömür bitti hala yollar bitecek.
Yol gözleyenlerin gözü yoldalur.

Ben bu gençliğin tatmadım tadın,
Ölüm yaklaşıyor bak adım adım.
Döküldü yaprağım cıpcıbır kaldım
Umutlarım artık hayel düştelur.

Sormaz oldu evel arayıp soran,
Karibtir karibin kestiği kurban.
Ana baba dan o nazlı yardan,
Ayrılmak çok zor canım dardalur.

Süslenip, püslensem,giysem,kuşansam
Ak ellere al kınalar yakınsam.
İncilerden, altınlardan takınsam.
Yine yüzüm gülmez gözüm yaştalur.

Aşık Karahüseyin Baba çok zor.
İçerimde ateş sönmüyor bu kor.
Böyle günlerde hasret koydukca kor.
İçim kan ağlıyor dışım başkalur.

24 Ekim 2012
Arefe günü
Kastamonu
   DOST KARAAHMET

Günebakan Köyü mekanaın yurdun.
Yurtlar öksüz kaldı yürü Karaahmet.
Gönüllere köşkler, saraylar kurdun.
Ruhun şaat olsun dost karahmet.

Takdir ilahidir gidiş dünyadan.
Mekanını cennet etsin Yaradan.
Umarım ki sevenlerin arkandan.
Duaları eksik etmet Karaahmet.

Hayvan pazarları, dostların yasta.
Herkez sana ağlar niksar, Tokat da.
Yollarıma çıkan olmaz ki başka.
Zamansız ayrılık oldu Karaahmet.

Bu dünyada çok dost gördüm denedim.
Katiyen ben senden kemlik görmedim.
Daha dün gittin hemen çok özledim.
Ölene dek gönlümdesin Karaahmet.

Sizin köy başında yokuşun, dikin.
Çıkamasam traktörle çekerdin.
Bugece gel eğlen,kal gitme derdin.
Şimdi kal diyen olmaz Karaahmet.

Ceyhanlı ya yolun düşse gelirdin.
Mekanı sorulmaz mertin, yiğidin.
Elveda demeden habersiz gittin.
Mekanın cennet olsun Karaahmet

Aşık Karahüseyin kalk ben geldim
Küstünmü yoksa! sen Aslan yiğidim
Hakkım helal olsun helal eyledim.
Kavlimiz böylemiydi Karaahmet.

Aşık Karahüseyin Baba
18 Ekim 2012

BÜYÜTTÜĞÜMÜZ

Ellerimle büyüttüğüm enikler,
Şimdi ardımızdan çokar olmuşlar.
Azmı gelmiş verdiğimiz kemikler,
Uymuşlar çakala çakal olmuşlar.

Bir zamanlar yedik,içtik sevildik,
Ayrılmayız diye ikrarlar verdik.
Aşk muhabbet sevdasını bilirdik,
Şimdi gördüğünde kaçar olmuşlar.

Bal sızan çiçeğe konmazmı arı.
Güz ayları geldi geçtik baharı.
Bizim kovanlara yapanlar balı,
Şimdi gelip bizi sokar olmuşlar.

Bizde yedi içti yemi samanı,
Elbet şimdi kalktı yaylanın kar ı.
Oturup altına sağım zamanı,
Sakar inek gibi kakar olmuşlar.

Şikayetim kime mefasız dostan,
Evimin külüne ektirdi bostan.
Ne olsa beklenir ahmak tan,puştan,
Gelip mekanımı yakar olmuşlar.

Aşık Karahüseyin baba söyle.
Kime arzuhalim hal böyle,böyle.
Meyil verdiklerim sandıki köle.
Köle pazarında satar olmuşlar.

Aşık Karahüseyin Baba
13 Ekim 2012
Kastamonu

        UMUTLANMA


Çakalların dua sıyla aslana ölüm olmaz.
Düşmanının ricasıyla yiğide zulüm olmaz.
Sevenler sevdiğine terketsede zalım olmaz.
Dost gönüllerde derinde kolay kolay bulunmaz.

Çakal aslan yanında büyüse de olmaz aslan.
Davulun sesi hoş gelir dinlersen çok uzaktan.
Dost dosta atıp tutmaz basit şeylerden ardından.
Gönül gönüle sırdaş birbirine hain olmaz.


Şu dağların başına çıksam çağırsam bağırsam.
Saçım yolsam tutam tutam rüzğarlara savursam.
Beni anlayan dostlara feryadımı duyursam.
Yaralarım içerden çarelerim daim olmaz

Ben arı gibi çiçekten çiçeğe hiç konamam
Çiçeklerden bal fışkırsa bir damlacık bulamam
Yüzsüz değilim ki yalvarsam yakarsam alamam
Boşuna umutlanma peteğimde balım olmaz

Bir agaç misali kızğın susuz çölde yetiştim
Apaçık çıplak sefil zeravat köyde yetiştim
Sakınarak aç kurtlar içinde böyle yetiştim
Yere düşsem tutunup kalkmaya dalım olmaz

Aşık Karahüseyin baba arkamdan kim ağlar
Eğer çıkar olmasa kim ölmüş diye sormazlar
Ana babadan başkası gelip yaram sarmazlar
Birçok yar ler içinde ana gibi yarim olmaz.

KÖYÜMÜZÜ SEVERSEN

Köyüm köyüm diye cığlık atanlar,
Sizi köyüme davet ediyorum.
Üç beş gün kalıp da çalım satanlar,
Sizi köyüme davet ediyorum.

Gelin görün viran olmuş evleri,
Yıkık bacaları , doğduğun yeri
Kaç yıldır da öpülmemiş elleri.
Sizi köyüme davet ediyorum.

Hep gelin pikniği köyde yapalım,
Mahnaynan tanışalım, buluşalım.
Yıkılan yerlere bir taş koyalım.
Sizi köyüme davet ediyorum.

Köyünü çok sevmek lafınan olmaz,
Yad ellerin yurdu mekan tutulmaz.
Herkezde yer çok neden ev yapılmaz ?
Sizi köyüme davet ediyorum..

Sana diyom sana çalımlı oğlan,
Daha dün omuzda gezerdik yorğan.
Yol gözler köyde anan ile baban.
Sizi köyüme davet ediyorum.

Kime kalmış gurbet kime yar olmuş.
Kim ağız tadıynan yemişde doymuş.
Sanıp geldik amma kim altın bulmuş.
Sizi köyüme davet ediyorum.

Aşık Karahüseyin Baba ağlar,
Gurbet te kul köyde ağa olanlar,
Boşaldı yaylalar olmaz bayramlar.
Sizi köyüme davet ediyorum.

Aşık Karahüseyin Baba
13Ağustos 2012
Kastamonu

       SON DUAM

Yüce Mevlam bu son senden dileğim,
İki yüzlü dosta muhtaç eyleme,
Yüzüm yoktur ama açtım ellerim,
Muhanet kullara muhtaç eyleme.

Özür sayanlardan gülün dikeni.
Sinsi sinsi likler incitir beni.
Gülüşünü benden esirgedimi,
Esirğeyen gül e muhtaç eyleme.

Muhanedin suyu akar bulanık,
Belki durulursa içeriz sandık.
İş işten geçti eyvah aldandandık.
Haram lokmalara muhtaç eyleme.

Ben bir kul um çoktur affet günahım.
Arzular sonsuz zayıftır sabrım.
Nefsimle şeytan arasında kaldım.
Uydurup, şaşırma muhtaç eyleme.

Senden başka yoktur çalacak kapı.
Kullar karşılıksız sormaz hatrımı.
Sana ermek için artır sabrımı,
Açılmaz kapıya muhtaç eyleme.

Aşık Karahüseyin baba pişman,
Şeytan gibi bana nefsimde düşman,
Kimseyi saptırma doğru yolundan,
Saptıran yollara muhtaç eyleme.

Aşık Karahüseyin baba
21 mayıs 2012
Kastamonu

            

        BU ZAMAN

Eyvah Dünyanın dengesi bozuldu !
Kedinin fareyinen gezdiği zama
Ağustos ayları karakış oldu.
Dost dostu arkadan vurduğu zaman.

Zamansız doğar sabah yıldızı.
Helal saydık haram olan rızıkı.
Atasını irder oğulu,kızı
Evlat atasını kovduğu zaman.

Terkettik köyleri göçtük şehire,
Geldik kim tanır bilmem kim kime.
Herkez düşmüş kendi ,kendi derdine.
Kardeşin kardeşi sattığı zaman.

İnek öküz bilmez ,tanır baytarı.
Bozuldu nesillerin D.N.A sı
Çakallara kaldı Aslan sofrası.
Çakalın Aslanı boğduğu zaman.

Gençliği hiç sorma gaflete dalmış,
İletişim denen virüs bulaşmış.
Yalan aşklardan hastalık kapmış
Nefsin şeytana uyduğu zaman.

Aşık Karahüseyin baba neden?
Böylemiydi senin ecdadın deden.
Eşler birbirine bakar geriden.
Güçlünün güçsüzü dövdüğü zaman.

11 Mayıs 2012
Aşık Karahüseyin Baba
Kastamonu.
         SON DUAM Yüce Mevlam bu son senden dileğim,
İki yüzlü dosta muhtaç eyleme,
Yüzüm yoktur ama açtım ellerim,
Muhanet kullara muhtaç eyleme.

Özür sayanlardan gülün dikeni.
Sinsi sinsi likler incitir beni.
Gülüşünü benden esirgedimi,
Esirğeyen gül e muhtaç eyleme.

Muhanedin suyu akar bulanık,
Belki durulursa içeriz sandık.
İş işten geçti eyvah aldandandık.
Haram lokmalara muhtaç eyleme.

Ben bir kul um çoktur affet günahım.
Arzular sonsuz zayıftır sabrım.
Nefsimle şeytan arasında kaldım.
Uydurup, şaşırma muhtaç eyleme.

Senden başka yoktur çalacak kapı.
Kullar karşılıksız sormaz hatrımı.
Sana ermek için artır sabrımı,
Açılmaz kapıya muhtaç eyleme.

Aşık Karahüseyin baba pişman,
Şeytan gibi bana nefsimde düşman,
Kimseyi saptırma doğru yolundan,
Saptıran yollara muhtaç eyleme.

Aşık Karahüseyin baba
21 mayıs 2012
Kastamonu

           HEY YALAN DÜNYA

Be hey yalan Dünya hiç kocamıyorsun.
Daha onbeşindesin, ben ise yorğun.
Yaşını bilen varmı ne zaman doğdun
Daha gelin gibisin ben ise yorğun.

Seni yaradan Mevlam güzel yaratmış.
Sana çok kıymet veren yolundan sapmış.
Kimi yamyam olmuş kimi puta tapmış,
Sen daha domurcuksun ben çoktan soldum.

Sana gelen murat alıp şükür etmez,
Gelen kalmak ister hiç gitmek istemez.
Bilmem kaç yaşındasın sır ın bilinmez.
Sen her mevsim bahar ben hayel düş oldum.

Gelene ulu hansın gidene şahit.
Gönül vaz geçer ancak öldüğü vakit
Bedava eğlemezsin ücretin nakit
Hiç alacağın yokmuş ben böyle duydum.

Yalancı cennetin hoş gelir insana,
İnsanoğlu bu kanar, aldanır sana.
Kimlere sadık oldun hanği dostuna.
Koskoca köşende üç beş yıl az durdum.

Aşık Karahüseyin Baba doğrusu,
Birğün olur çalar kıyamet borusu.
Elbet seninde gelir ömrünün sonu.
Köşkünde oturacak yeri zor buldum.

Aşık Karahüseyin Baba
08. 04 .2012
Kastamonu  

 

               YOKARTIK

Kurudu göz pınarı çeşmelerim.
Uzatma destini dolduramazsın.
Unuttu gülmeyi gülmez yüzlerim,
Ne söylesen artık güldüremezsin.

çok istesem de ağlayamıyorum.
Senelerdir ağlamaktan yoruldum.
Anladım ki yar gönlünden kovuldum.
Cennet olsa geri dönzeremezsin.

Gonca iken beni yoldun kurudum,
Tükendi hayalim söndü umudum.
Kiprit çaldın ateşine tutuştum
Nehirler bağlasan söndüremezsin.

Dünyanın güzeli toplansa gelse,
Gönül gözlerim sisli nedense,
Yakın görmez oldum uzak hayelde.
Tabib doktor olsan gördüremezsin.

Bir daha sana mendil gerekmez.
Silme gözyaşımı silmek istemez.
Kalmadı ki artık gözyaşım gelmez.
İstesen de gayri ağlatamazsın.

Aşık Karahüseyin i hor gördün,
Boş yere harcadın boşa öldürdün.
Uykulara hasret koydun böldürdün.
Sonsuz uykulardan böldüremezsin.

Aşık Karahüseyin Baba
18 Mart 2012
Kastamonu

 

KASTAMONU DA POLİS MEMURU OLARAK 
GÖREV YAPAN HÜSEYİN ALTUNOĞLUNUN KALEMİNDEN ŞİİRLER

      

GÜLDÜRSEM

Asıp durma artık asma yüzünü,
Öpsem de o yüzlerini güldürsem.
Hilal kaş altında kara gözünü,
Öpsem de o gözlerini güldürsem.

Gülmek senin hakkın gülsün gözlerin,
Gamzelerin, yanakların, yüzlerin,
Göğsündeki birçift gonca güllerin,
Koklasamda o güllerin güldürsem.

Açma gel göğsünü nazar ederler!
Kem gözlerden sakın değmesin gözler.
Gerdanında yasta simsiyah benler,
Saysamda o benlerini güldürsem.

Yaz aylarım geçti geldi sonbahar,
Gönül bahçesine gel, yağmadan kar.
Uç vermiş düğmeler siğneme batar,
Okşasam da uclarını güldürsem.

Gönül narğuzadır durur mu yasta,
Susmuş konuşmuyor küsmüdür yoksa
Bu dudaklarımı dudaklarına,
Sürsemde o dudakların güldürsem.

Niye böyle dağnık nisbeti kime ?
Karışmış, karmaşık saçların yine!
Aşık Karahüseyin ellerimle,
Tarasam da o saçların güldürsem.

Aşık Karahüseyin
31 Aralık 2011
Kastamonu

     DUY

Duymadıysan duy ! öğren gel artık.
Yatak yorgan gitti kalmadı yastık.
Aşk denen duygu kuru hamallık.
Haberin yok mu ? bilmiyormusun.

Yok artık yok ! kaçırdın kuşu,
Herkez tat alamaz o derin duygu.
Çok hakeret ettin gönül yoruldu.
Parça parça oldu görmüyormusun.

Kara kış ayları dönmez bahara,
Gönül yarası bu eylemez yara.
Hiç boşa uğraşma boşa yalvarma.
Bu sözlerim sana duymuyormusun.

Öldesen yoluna hemen ölürdüm,
Geç oldu gerçeği sonradan gördüm.
Ben kalbimi çoktan ölmeden gömdüm.
Mezarda da rahat vermiyormusun.

Sevip de kavuşan çok az bulunur.
Sözlerinde duran hayelde olur.
Çok seven kalpler çok erken yorulur.
Nabız atmaz oldu saymıyormusun.

Aşık Karahüseyin sözlerine,
Darılma nolursun gerçeği böyle.
Kendi nefsine bak kalbini dinle.
Boşamı söylerim duymuyormusun.

8 ocak 2012
Aşık Karahüseyin
Kastamonu

KÖYÜN AĞASI

Kanatlı kapıya da asma kilidi,
Vurup gitmiş bizim köyün ağası.
Kendin ağa sanan cahil birisi.
Çekip gitmiş bizim köyün ağası.

Kartal yuvası da kalmış kargaya,
Biz çarığı yedik kaldık bak yaya,
Bundan sonra çok zor dönmek sılaya.
Uçup gitmiş bizim köyün ağası.

Kız ne zaman yandı bu güzel çamlar.
Boş kalmış evileri tütmez bacalar
Kuzular melemez ıssız ağallar,
Kaçıp gitmiş bizim köyün ağası.

Efkarlandım derdim sığmaz içime,
Kime derdim yansam der git işine
Koca köyü yemiş doymamış yine
Çoktan gitmiş bizim köyün ağası.

Aşık Karahüseyin e darıldı.
Helal lokma varken harama daldı,
Bu köyler bana kalacak sandı.
Neden gitmiş bizim köyün ağası.

11.11.2011
Aşık Karahüseyin
Ceyhanlı Köyü

    LEYLİM 

Aslan yatağına tilki girerse,
Doğacaklar çakal olmaz mı leylim.
Has bahçede gülü hoyrat dererse!
Gonca gül dalında solmaz mı leylim.

Davullar çalar hep denği denğine,
Kadir kıymet vermem gülün renğine.
Bülbül niye aşık o gonca güle,
Sevenin feryadı olmaz mı leylim.

Gece uykularda hayelde düşte,
Dermanım kesildi yoruldum işte.
Nolursun darılma, gücenme, küsme.
İnsan kendi kendin bilmezmi leylim.

Gençlik nasıl geçti bunu hiç sorma!
Söylersem ağlarsın , söylemem duyma.
Ağlama, sızlama, saçların yolma.
Aşıklar saçların yolmaz mı leylim.

Kimse bilmez kimselerin derdini,
Kimi akıllı der kimisi deli.
Gayri ben kendimi bildim bileli.
Derdi olan içten yanmaz mı leylim.

Aşık Karahüseyin ne haldeyim,
Derdimi söylesem varmaz ki dilim.
En sadık dostlarım çok güvendiğim.
Gördün ya! arkamdan vurmaz mı leylim.

09.kasım 2011
Aşık Karahüseyin
Kastamonu

BİZİM KÖYDE

Bizim köyde çoban kalmamış gitmiş.
Koyunlar kendi başına yayıla !
Koçları da kayıp olmuş kurt yemiş,
Elin koçu gelmiş hatrı sayıla.

Bu köyde ne kara koçlar varidi.
Kasap geldi iyilerini kesti.
Damızlık üzüldü soyu tükendi.
Salmışlar çayıra mevlam kayıra.

Çobansız sürüye kurt dalar derler
Boğazlarlar doyasıya yemezler.
Neler biliyorum bilseniz neler
O zaman kurt koyun ile yayıla.

Birgün olup bizim koçlar dönecek,
Ben görmezsem ölmeyenler görecek,
Yaban koçu sürülerden sürecek,
Allah büyük sabah ola hayrola.

Köpeksiz köyde gezerler köteksiz
Serefsizle dost olmuşlar serefsiz.
Bizemi kaldı sandınız, demek siz !
Baş koymuşuz dönmeyiz biz bu yola

Aşık Kara Hüseyin hep bizim,
Koyun bizim, kuzu bizim,koç bizim.
Yerse yesin helal olsun kurt bizim,
Yedirmeyiz el itine boşuna.

07.03.2011
Aşık Kara Hüseyin
Kastamonu

BENİM KÖY GÜLÜM

Kız bu şehrin gonca gülü kokmuyor,
Sana benzemezki benim köy gülüm.
Çok el değmiş solmuş, yüzü gülmüyor.
Sana benzemez ki benim köy gülüm.

Yaprağın solmasın gülün hep gülsün.
Hep dalında ötsün şeyda bülbülün.
Kaşların ay gibi güneşim gözün.
Mest ediyor beni benim köy gülüm.

Eşek arıları konmasın sana,
O bülbülün murat alsın dalında.
Akciğerlerimde kokun kanımda.
Dolaşıyor şimdi benim köy gülüm.

Çok güller içinde seni seçmişim,
Mest olmuşum ben kendimden geçmişim.
Dudağından ballı zehir içmişim.
Deli bal yer gibi benim köy gülüm.
 
Sevilmez mi? gül, dikeni yüzünden,
Herkez su içemez suyun gözünden,
Bal toplar arı çiçeğin özünden.
Dikenine kurban benim köy gülüm.

Dikenlerin dişin, yaprağın örtüm,
Gül bahçelerinde tek seni gördüm.
Senden başkasını görmez ki gözüm.
Güllerin şahısın benim köy gülüm.

Aşık Karahüseyin i hor görme.
Pervaneler gibi beni dönzerme.
Tüü kırkbir kere nazara gelme.
Ceyhanlı da teksin benim köy gülüm.

Aşık Karahüseyin
18.05.2011
Kastamonu

 

     BİZİM KÖYÜ

Daha bülbül konmaz gonca gül açmaz
Kör dikenler sarmış vah bizim köyü
Analar iniler kimseler duymaz
Baykuş mekan tutmuş vay bizim köyü.

Kanatlı kapıya asma kilidi
Vurupda gitmişler yaşlısı genci
Gurbet ellerinde olduk dilenci
Issız bıraktık ya biz bizim köyü

Pas tutmuş kilitler açılmaz artık
Odun yok kapıda sabanı yaktık
Kim kaldı ki köyde kime bıraktık
Hırsız talan etmiş bak bizim köyü

Oğlum kızım nerde hangi dağlarda
Uçtu bu köyden dönmezki daha
Akıbetimizde kaldı Allah a
Kurtlar mekan tutmuş tüh bizim köyü.

Çoktan beri gülmez yaylanın yüzü
Ölmeden bi görsem o gölün düzü
Gurbetin yüzünden sattık öküzü
Arattı şu gurbet çok bizim köyü

Gelen getirmedi giden götürdü
Ataları yaptı evlatlar söktü
Sökülmeyenlerde bakımsız çöktü
Beş kuruşa sattı bak bizim köyü

Çakallara mesken olmuş bu yurtlar
Dağında dolaşır yırtıcı kurtlar
Gundüz uyur gece gezer haydutlar
Sahipsiz bulmuşlar tüh bizim köyü.

Aşık Karahüseyin çok üzğünüm
Kurumuş bağları yetişmez üzüm
On iki yaşımda gurbete düştüm
Boşuna arama yok bizim köyü.

KÖYÜMÜZÜ ÖZLEDİK

Neyimiz varsa gurbet aldı götürdü.
Köyde geçen o yılları özledik
Peren, peren etti ayrı düşürdü
Koyun, kuzu körpesini özledik.

Bahar gelir kazancı'da şenliği,
Çakırlarda o rahmetli Şahin'i,
Halilağa'yı usta apiliği,
Hoş geldin vaa demesini özledik.

Ceyhanlı köyü köktürlerden beri,
Hatiplerin sıra. sıra evleri
Camii yanı aşur gilden ileri
Sabri ustanın sesini özledik.

Kocaboru'nun at kişnemesinin,
Kaşlı eğer gümüş işlemesinin,
Pazarda Cinüsüyünün cemil'in,
Kahvesinde çay içmeyi özledik.

Koyneğreği Yandura'nın başında.
Zembek bacı'nın İbrahim çavuş'a
Hıdırellez bayramı Boğmalığa
Selam olsun, gitmesini özledik.

Alçakbel yaylası,Bestek gürgeni
Külekçili köy de mehter Bediri.
Köroğlu çaldıkça der nenni nenni.
Zurnasında dinlemeyi özledik.

Meyvalı'nın meşhur olur balığı,
Kızlar yanar döner çeker semahı.
Şu Akkuş'un efiloğlu havası,
Düğünlerde söylemeyi özledik.

Aşık Karahüseyin'im heç olduk,
Ceyhanlı Köyü'nden göçtük göç olduk
Nerde ana, baba köyde unuttuk.
Topçamlığın çamlarını özledik.

Aşık Karahüseyin
20.03.2011
Kastamonu

TEVBELER OLSUN

Kadir Mevlam tekrar baştan yaratsa !
Severmiyim tövbe tövbeler olsun.
Huri melek, koynun cennetten olsa
Girermiyim tövbe tövbeler olsun.

Her bülbül anlamaz gülün dilinden.
Hoşnut olmaz dikeninden renginden.
Bilsem ki çıkıpda gelsen cennet ten.
Derermiyim tövbe tövbeler olsun.

Bu Dünyada bir sen birde ben olsam
Ademle Havva misali buluşsam.
Çıra olsam, kibrit olsam tutuşsam.
Yanarmıyım tövbe tövbeler olsun.

Ben bu derdi senden aldım bilirsin,
Ben olmazsam yaşayamaz sanırsın.
Derman sende ise al ! sende kalsın.
Alırmıyım tövbe tövbeler olsun

Düşman saflarında yerin bellidir.
Daha neler, neler bilmem kimbilir.
Bu dertlerim çovaldıkca dirilir.
Sayarmıyım tövbe tövbeler olsun.

Aşık Karahüseyin çok güvendim.
Gözün üstünde kaşın var demedim.
Vallahi, billahi böyle bilmezdim.
Ah bilseydim tövbe tövbeler olsun.

Aşık Karahüseyin
28 Şubat 2011
Kastamonu

OĞLUM SERHAT

Topçamlık söyünmüş bir hane kalmış,
Bu bayramda gidip,gördünmü? oğlum.
Eben hastalanmış, deden yaşlanmış,
Yorgun ellerini öptün mü? oğlum.

Yaktılar, yıktılar talan ettiler,
Küllerine gelip bostan ektiler.
Daha neler, neler bi bilsen neler.
Arkamızdan gıybet duydun mu?oglum.

Issız kalmış mekanımız, yurdumuz,
Bilmem ne olacak bizim sonumuz.
Varıp eğlenecek yoktur dostumuz.
Sen bari birdost buldun mu? oglum.

Yanıyor içerim ağlar gözlerim.
Anlatmak zor! nasıl, nasıl özledim.
O hasta eben, yaşlı dedenin.
Varıp hatırını sordun mu? oğlum.

Aslanın yurdunu basmış çakallar!
Yanmış kül olmuş o güzelim çamlar.
Nerede kalmışlar dost, akrabalar.
Bu bayramda bari vardın mı? oğlum.

Aşık Karahüseyin vasiyetim!
Senden son arzum budur dileğim.
Issız kalmasın ha! mekanım, yerim.
Son nefesimde söz! verdin mi? oğlum

Aşık Karahüseyin
Kurban Bayramı 2010
Kastamonu

ÖKSÜZ ANAM

Yetim dul kadının öksüz çocuğu,
Baba şevkati görmeyen anam.
Var içinde yokluk çekmiş doğrusu.
Hiç baba ekmeği yemeyen anam.

İki bacı yıkık, dökük evlerde,
Baba köyde ağa, yazık nerede?
Bu nasıl ağa! demek ki sözde.
Baba fistanı giymeyen anam.

Yavru ceylan gibi dağbaşlarında,
Sürüm, sürüm sürünmüş genç yaşında.
Sürğün saymışlar kendi öz yurdunda.
Gardaş sevğisi bilmeyen anam.

Hanği yana baksa fırsatcı gözler.
Yerden, yere vurur o acı sözler.
Göz yaşına bakmaz muhanet elller.
Çaresiz gözyaşı silmeyen anam.

Analar başkadır yoktur emsali,
Yavru gocagül, o bülbül misali.
Canına değişmez bilirim beni.
Birgün bile aşk ile gülmeyen anam.

Aşık Karahüseyin tek yavrunum.
Senin oğlun olmaktan gururluyum,
Damarında kanım, benliğim huyum.
Bir anlık aklımdan çıkmayan anam.

28 ocak 2011
Kastamonu
Aşık Karahüseyin

           KÖYÜMÜN

Sevmiyorum bu gurbetin gülünü.
Ben köyümün dikenine hasretim.
Servetini, sefasını, malını.
Ban köyümün cefasına hasretım.

Yitirmeden benliğimi, özümü.
O köyde doğdum açtım gözümü.
Bundan sonra geri kalan ömrümü.
Ben çamurlu yollarına hasretim.

Gece gündüz çalışsamda terlesem,
Toprağına yüzüm sürsem, ellesem.
Ekip, diksem kendi yoğurdum yesem.
Karadeğirmen ekmeğe hasretim.

Yadellerin dillerini, huyunu.
İçemiyom şerbet olsa suyunu.
Dağın kuşu düzovada olurmu?
Ben köyümde soğuk suya hasretim.

Mekansız yiğidin eğridir boynu,
Kaybetmeden kuzuları, koyunu,
Gel tutalım köyümüzün yolunu.
Ben o doğal yaşamına hasretim.

Aşık Karahüseyin cenazemi.
Koymayın gurbette götürün beni.
Köyün toprağına verin tenimi.
İyi kötü dostlarıma hasretim.

18.Aralık 2010
Aşık Karahüseyin
Kastamonu

           AH ETMEM

Gel otur yanıma otur diyorsun,
Hoş muhabbet, sohbet sözüm kalmadı.
Kendini çok yükseklerden uçurdun.
Huri melek olsan gözüm kalmadı.

Çok nazlanıp durma , boşa nazlanma !
Sen dayanamazsın benim nazıma.
Malum , mahsun durma öyle ağlama.
Sana nazlanacak nazım kalmadı.

Bu sitemin kime, bu kinin kime !
Niye mahnan yok kendikendine.
Durgun gözlerinle bakma yüzüme.
Yüzüme bakacak yüzün kalmadı.

Soğuk sudan çımış balık gibisin.
Önünü görmeyen körün birisin.
Yokuşta ağlarsın , hızlı inişin.
Sana yetişecek halım kalmadı.

Arılarım uçmaz yoktur kanadı,
Uçan uçtu gitti, kaldı hastası,
Aldın götürdün ya ! kovan boşaldı.
Sana ikram etsem balım kalmadı.

Aşık Karahüseyin'i öldürdün
Zalım düşmanları bana güldürdün.
Pişman olur yola gelirsin birgün.
Ah etmem kimseye ahım kalmadı.

24 Kasım 2010

CIR CIR ÇEŞME

Gece gündüz cır cır öter,
Göldüzünde cır cır ceşme.
İçi taştan dışı mermer,
Göldüzünde cır cır çeşme.

Hele hele geceleri !
Nenni söyler nenni nenni
Mest ediyor sesi beni.
Göldüzünde cır cır çeşme.

İçtim içtim kanamadım,
Fazlasını bulamadım.
Bir tadına varamadım.
Mezarlıkta cır cır çeşme.

Başında yazar künyesi,
Kim yaptırmış kimin nesi!
Camal dayımın Cemil'i,
Mezarlıkta cır cır çeşme.

Evallah bey, yaptırana,
Yorum yok sorma bana.
Bu gün böyle bak yarına.
Göldüzünde cır cır çeşme.

Ziyarete gelen , giden,
Dualara şahitsin sen.
Kimler suyun içti senden.
Göldüzünde cır cır çeşme.

Yapılan herşey güzel,
Yapmak istersen sende gel.
Bir el garip, şen iki el.
Mezarlıkta cır cır çeşme.

Aşık Karahüseyin'i
Geliyorum bekle beni.
Almak için abdesttimi.
Mezarlıkta cır cır çeşme.

30 kasım 2010
Göldüzü saat:20

    SAYIN BÜYÜĞÜM

Evel çok sevdiğim, sayın Büyüğüm.
Büyüğüm dür diye elin öptüğüm !
Hırs ile başlayan çözemez düğüm.
Bilmezsen bilene sormuyormusun.

Vurmuş dışarıya nefretin ,kinin,
Saklanmaya kalmaz sığınağın, inin,
Nedir bu telaşın , maksadın senin,
Okumanız yok mu? yazmıyormusun!

Sennen kapatmıştık eski hesabı,
Sevğilin ölldü ya yenisi varmı?
Kadir Mevlam böyle sınar insanı.
Bunadın mı ! yoksa! bilmiyormusun?

Bana ne senin yeşil gözlünden,
Kaşın karasından ela gözünden,
Güzelin farkı nedir ki çirkinden,
O, gözlerin kör mü! görmüyormusun?

İki yol bilirim birisi çıkmaz,
Birisi şaşarda birisi şaşmaz.
Bundan sonra bize kemlik yaraşmaz.
Kara cahilmisin! bilmiyormusun.!

Çok üstüme gelme yanıyor canım,
Bu sana son sözüm, bu son uyarım!
Nafilemi yoksa ! nasihatlarım !
Sağırmısın ! gayrı duymuyormusun.

Birgün yayılır kurt ile koyun!
Sen kimlerdensin kimdir ki soyun.
Eğer bilmiyorsan devrilsin boyun.
Akraba yerine koymuyormusun.

Aşık Karahüseyin'e gel vurma !
Yıkıl git! karşımdan yüzsüzce durma!
Babam ölmeden de, anamı sorma,
Babamı yiğitten saymıyormusun !

04 Ekim 2010 Kastamonu
Aşık Karahüseyin

    SAHTE DOST

Deniz gibi geç ısınır geç soğar,
Deli gönlüm çok geç kaldı sahte dost.
Gönüldür bu,tez incinir tez solar.
Kahbeliğe hizmet etme, kahbe dost.

Kimsin! isteseydin neyi? yapardın!
Ateş olsan ancak kendin yakarsın.
Söylemeyim buda bende kalsın.
Aklın varsa özür dile hain dost.

Evel yoktu bulduğumla yetindim.
Bulamadımsa aç, buldumsa yedim.
Babam fakir idi hazır yemedim!
Suçlarını inkar etme dönek dost.

Dost anası anam, bacısı bacım.
Hazmedemiyorum içimde sancım.
Dostan darbe yedim, ondan utancım.
Büyük Allah, büyüklenme zalım dost.

İnkar etmiyorum yedik, eğlendik.
Beraber ağladık , beraber güldük.
Özü çürükleri sonradan gördük.
Kazanmadan hazır yeme haram dost.

Her uçan kuşun eti yenmez derler.
Bulanık göllere girilmez derler.
Neler biliyorum söyletme neler !
Leş yiyen kargaya özenme dost.

Aşık Karahüseyin i hor görme,
Ben ölürsem cenazeme de gelme,
Çok sevdim sana güvendim emme
Yaranmı var yoksa, gocunma dost.

25 Eylül 2010 Kastamonu
Asık Karahüseyin

SENİN

Sen neyim var ise aldın götürdün !
Kalbimde sevginden yokun bile yok.
Nezaman şenelsem biçtin öldürdün.
Gönlümde sevğinden kokun bile yok.

Her daim aklımdan gitmez, çıkmazdın.
Gece düşte gündüz hayalimde vardın.
Şimdi ise geçmiş mazide kaldın.
Hesap defterinde adın bile yok.

Gönül sırçasını kırdın kül ettin!
Gönlümdeki mumu yaktın erittin.
Gizli sırlarımı ellere verdin.
Gönlümdeki köşkte yerin bile yok.

Boşuna su dökme yeşermez artık !
Bal yanında zehir olmaz ki katık:
Uydun yad ellere olmadın sadık:
Gevşime getirsem tadın bile yok:

Aşık Karahüseyin çok saf amma !
Bütün suçlarını bilmiyor sanma.
Bir hayır yaptımsa günaha yorma.
Değmez sual sorma !yorum bile yok.

07 . 08 .2010

      BAŞKANIM

Topçamlık ta evler yandı kül oldu,
Göremezsin ev kalmadı Başkanım.
Ölmeyeni gurbet ele yol oldu.
Ses duymazsın kimse yok ki Başkanım.

Unut gezdiğn patika yolları,
Gelen giden olmayınca kapandı.
Herkez kendi çobanlığın yapardı
Şimdi ele çoban olduk Başkanım.

Özledim, diyorsun sovuk suyunu,
Yaylasında kalmadı ki koyunu.
Yaşlıların bükük kaldı boyunu.
Gurbet yolu gözlemekten Başkanım.

Göldüzünde mezarlığı hiç sorma,
Gelen giden yok, ne bir fatiha,
Gidenler ölsede gelmiyor daha.
Göldüzü de boş kaldı ya Başkanım.

Ekin tarlasında beşik sırtında,
O analar öldü gelmez ki daha!
Zamanın kızları yekte hazıra,
Köylü diye şimdi varmaz Başkanım.

Ayranı, yoğurdu bulmak zor şimdi,
Herkez satıp gitti öküz, ineği.
Tanımaz ki gençlik köyde kimseyi.
Bu gidişte kimse kalmaz Başkanım.

Oğlumuz, kızımız oldular yaban,
Keşke köyde olsa, olsaydı çoban.
Ellerin yurduna yurt yuva kuran,
Bizde moda oldu, sorma Başkanım.

Aşık Karahüseyin'i ağlattın,
Bu yaralarımı yine kanattın.
Allhım canımı köyümde alsın.
Ölümüz gurbette kalır Başkanım.

12 Agustos 2010
Kastamonu

  HOCAM DİYO

Sevmenin günahı varmı?
Diye bana soruyorsun.
Aldın gittin neyim kaldı !
Daha neyi arıyorsun..

Dikenleri gülmü sandın !
Gül, dikenden ayırmadın,
Gönlümde sevgi koymadın,
Suçlarını biliyorsun.

İçi kirli dışı ipek,
Ak süt verir kara inek,
Mundar değil yenmez sinek,
Bile bile içiyorsun.

Aşk kör etti hiç görmedim,
Sana fısat tüh vermezdim.
Alaylandım cok irdendim,
Bennen dalga geçiyorsun.

Duygularımla oynadın,
İnsan yerine koymadın,
Sevmeyi sen oyun sandın,
Tez tez oyun bozuyorsun.

Aşık Karahüseyin'im
Kalmadı söz bağlı dilim,
İnliyorum irim ,irim,
Ölüyülm sag sanıyorsun.

20.06. 2010
Kastamonu

SENSİZ KAZANCIYA GİDEMEM

Gel sevdiğim sılamıza gidelim.
Sen gelmezsen bana gitmek zor olur.
Kazancı'da eğlenelim, gülelim,
Sen gelmezsen ciğerlerim kor olur.

Dost dostunu dağ başında bırakmaz.
Ben yetimim kimse yüzüme bakmaz.
Kessen beni birkaşık kanım akmaz.
O Kazancı sensiz bana kar olur.

Çok ağlatma yaş kalmadı gözümde,
Söyleyemem fer yokturki dilimde.
Gel zevki sefa sürelim seninle.
Hayır dersen o Kazancı dar olur.

Yola çıkmam gözüm kalır geride,
Evlerimiz kazancıdan beride.
Yavlarıyom ne olursun yok deme.
Sen olmazsan eğlenmesi zar olur.

Güvercinler ayrı gezmez eşinden,
Nere gitsen gelmezmiyim ! peşinden,
Yatamıyom hasretinden düşünden,
Eşe, dosta karşı bana ar olur.

İnanmazsan eğer Mehmet ÇAKIR a,
Sor, Aşık Karahüseyin ozana.
Gel gözlerimi gerilerde koyma.
Baka, baka iki gözüm kör olur.

14.Temmuz 2010

KÖYÜMÜZE YAVRUM

Çekemez oldum gurbetin zarını,
Ecel yakın köye gidelim yavrum.
Karamancar samsaklı dolmasını,
Saralım, saralım yiyelim yavrum.

Geldik ne öğrendik gördük gurbeti !
Ana'dan, baba'dan gardaş'dan etti.
Bileki taşında mısır ekmeği,
Soğan garmaç edip yiyelim yavrum.

El kapılarında olduk kapıcı,
Bodrum katlarda yaşamak çok acı.
Kırmızı mısır ayran çorbasını,
Katıklı, katıklı yiyelim yavrum.

Şu gurbette felek hor görür bizi,
Döktü saçlarımı, söktü dişimi.
Kızğın külde pişen küllü çöreği,
Külünü silmeden yiyelim yavrum.

Oğlumu,kızımı elimden aldı,
Soyuna, sopuna yabancı kaldı.
Koyun sütünden yap koyutmacı,
Kara tavada yiyelim yavrum.

Nesi tatlı ki sevsem neyini,
Elimde olsa da yaksam gurbeti.
Köyün patetes sulu yahnisini,
Pişirip, pişirip yiyelim yavrum.

Fakir nere gitse yoktur hatırı,
Kıaybettik gurbette köyün tacını.
Bahar aylarında kuş pancarını,
Toplayıp, toplayıp yiyelim yavrum.

Aşık Karahüseyin kar yok kalsam,
Yandı kül oldu köyümdeki obam.
Yerine yeşil soğan ekmiş anam,
Dolayıp ekmeğe yiyelim yavrum.

13 Mart 2010

KAZANCI'YA HOŞGELDİNİZ

Buyııl yine sefa geldin, hoş geldin,
Çok özledik şenliğini Kazancı.
Eşe dosta haber verelim gelsin.
Ey ! Çukur köy, Oota bölme, Ceyhanlı.

Kazancı'ya kazan kurduk şenlik var.
Duymayana haber verin duyanlar.
Davetlidir Kazancı'ya tüm dostlar.
Ey! Alçakbel,Karakaş, Külekçili.

Çalsın davul, zurna halay çekelim.
Sovuk suyun, ayranından içelim.
Zevki , sefa gel muhabbet edelim.
Ey! Tandırlı, Cizene'li ,Madenli.

Kurulsun çadırlar, yansın ateşler.
Kuzular çevrilsin, pişsin yemekler.
Bitsin hasretler, hayeller o düşler.
Ey ! Meyvalı, Çavdar, Salman, Seferli.

Burası Kazancı yiğit harmanı,
Temmuz ayı eğlenmenin zamanı.
Bülbül gibi aşıkları, ozan'ı
Günebakan, Manas köy, Ermeydanı.

Çağır gelsin, Ankara, İstanbul'u
Uuzak ama Kastamonu, Akkuş'u
Gönüller arası uzak olur mu?
Ey ! Usta mehmet, Ballıbag, Serenli.

Haber saldım şu Niksar'a Erbaa'ya
Doganyurt,Mürüs, Karayaka'ya
Bekliyoruz Kazancı'ya buraya.
Alan köy, Kaleboynu, Şükürevi.

Aşık Karahüseyin af diler!
Hepinize çok selamlar, sevgiler.
Felek koymaz yollarımı kestiler.
Ilğaz dağı'ın geçit vermez geçidi.

01. Temmuz 2010
Kastamonu

   NEDEYİM

Şu dağlara çıksam ,varsam ağlasam,
İçerim yanıyor anam, yürek sovumaz.
Kafamı taştan taşlara vursam,
O yar feryadımı duymaz anlamaz.

Nedeyim mefasız canan nedeyim,
Yenler delik değildirki gireyim.
Ah,neoeyim anam ,babam nedeyim.
Vay! halden bilmez laftan anlamaz.

Yanar dağlar gibi alevler benden,
Yanıyor içerim yaram içerden.
Ne benden geçti yar, nede serinden.
Seven dostlar bile dedimi sormaz.

Otuz yıl bitkisel hayat yaşadım,
Baharı görmeden kışta uyandım.
Yok oldu benliğim ben bende kaldım,
Var günü dostları elimden tutmaz.

Hüseyin keder mi , yazımı söyle!
Yazımızı yazan yazmışlar böyle.
Hüseyin boğuldu bir kaşık gölde
Bir gelip bakmaz, hiç elin uzatmaz.

17.07.2005
Kastamonu

        VAH VAH KÖYÜM

Bizim kapılar diz boyu ot olmuş,
Ne bir hayvan kalmış,ne de biçen var.
Yolları sel almış derin oyulmuş.
Ne bir gelen olhmuş,ne de geçen var.

Tarlalar boz kalmış,dikenler basmış,
Evler tütün tütmez,damlaryıkılmış,
Her bir mahallede,birer ev kalmış,
Ne bir fazla olmuş,ne de duran var.

Celemedin ıssız,gölündüz yasta,
Üç beş koyun kalmış,kuzusu hasta.
Çobanı hiç sorma! köpek telaşta.
Ne bir bakan olmuş, ne de çokan var.

Neyi var ise şu ! gurbet götürmüş.
Kimi göçüp gitmiş, kimisi ölmüş,
Ocaklar söyünmüş,gitmiş bölünmüş.
Ne bir yapan olmuş, ne de yakan var.

Bizim evin kül'e ekmişler bostan,
Ekmişler ne yazık, olmaz sovuktan,
Çilekler tarlada yoktur toplayan,
Ne toplayan olmuş, ne de yiyen var.

Yaşlılar, yaşlıya nasıl el atsın,
Derman yok dizlerde,ayak ne yapsın,
Birgün bu köyleri sende ararsın,
Ne bir Ana'n olmuş ,ne de Baba'n var.

Aşık Karahüseyin vah,vah köyüm!
Bakımsız bağlarda olmaz ki gülüm.
Bilmiyorum enson nezaman güldüm !
Ne bir gören olmuş, ne de duyan var.

11 Mayıs 2010
Celemedin Yaylası

        BİLMİYORUM

Bilmiyorum şu dağlara mı çıksam.
Bimmemki beynime kurşun mu sıksam.
Atılmıyor içimden dertleri atsam.
Kendi gençliğimi telef eyledim.

Mahkeme kuruldu karar yazıldı.
Mahkeme başkanı o yar seçildi.
İdamım verildi kalem kırıldı.
Ben kendi kendimi mahkum eyledim.

Avukatım yokki ! savunsa beni.
Benden davcıdır karar hakimi.
Kalbimden başka yok,görgü şahidi.
Tertemiz kalbimi harap eyledim.

İşte korktuğum geldi başıma,
İdam sehbasını dikti karşıma.
Yağlı kemendi taktı boynuma.
Akan gözyaşımı şarab eyledim.

Hüseyin im derki, boşu boşuna.
İdam fermanını okudu bana.
Şu cümleyi yazın mezar taşıma,
Yar'i bu canımı alan eyledim.

29.06.2005
Kastamonu

TOKGİL-DIŞKAYA

Şu gelen traktör kimin acaba !
Sürüşünden belli Tokun Bektaş'a
Sallamış gidiyor fitesi boşa.
Şen olası şendir Tokgil-Dışkaya.

Tokgil'in önünde uzunca yamaç.
Analar ip dokurlar kulaç,kulaç.
Kızların elinde sitilden bakraç.
Güzeli güzeldir Tokgil-Dışkaya.

Tokun tepe tarla acı poyrazı.
Her mevsim güzel bahar'ı,yaz'ı
Taştekne'nin soğuk suları.
İçilir suyu Tokgil -Dışkaya.

Tokun Osman ağaların ağası
Eski muhtar,Rahmetlik Gülağa'sı.
Eniştemiz bizim Tokun Kemal'ı,
Ekmeği yenir Tokgil-Dışkaya.

Alim ağa'ya selam ,sayğılar bizden.
Ekmiş tarlaları ,şimdiden güzden.
Tarladan gelir Deli Çobangilden.
Sever misafiri Tokgil-Dışkaya.

Her mevsim soğuk taş teknenin suyu.
Bilmem nedir ki yaşlıların suçu.
Kalmış Senayinen bir tek Kaşıkçı.
Yinede boş değil Tokgil-Dışkaya.

Tokun Osman oraların gülüydü.
Eski muhtar Gülağa baba gibiydi.
Hasanın Hacısı yok onlar şimdi.
Arıyor onları Tokgil-Dışkaya.

Aşık Karahüseyin kötüsü yok.
Rızkı bereketli güzelleri çok.
Eski dedelerinin lakabı Tok.
Ondan böyle derler Tokgil-Dışkaya.

10 EKİM 2009
CEYHANLI KÖYÜ

ERMEYDANI-YANDIRA

Sana bu adı veren sağolsun.
Sana çok yakışır Ermeydanı.
Çatak Dere'sinden akıyor suyun,
Şahanlar yuvası Ermeydanı.

Eski ismi buranın Yandura,
Selam olsun Cınalı da Satuga,
O rahmetlik Totaç İsmayil'a
Ağaların ağası Ermeydanı.

Çok severdim Mehmetin Filik Çavuş'u
Eksik olmaz Kurt İni'nin kurdu.
Burası mertlerin mekanı yurdu.
Aslanlar dergahı Ermeydanı.

Ah! Totacın Karahüseyin'i
Unutamam Kemal eniştemi.
Zembeğin rahmetli Cafer'ini.
Bunları özledim Ermeydanı.

Karşı Kurt İni yazın hoş olur.
Cınalı deresi kiren bol olur.
Hasan Gölü Erenlerin yurdudur.
Daha. daha neler Ermeydanı.

Zembeğin İbrahim gerçek ağa.
Okurken evini vermişti bana.
Sayğılar benden Mehmet Muhtar'a
Yazmakla bitermi? Ermeydanı.

O Peltek Paşa, Abdul dayı
Oraların gülü Müdür Ağa'yı
Goddiri derler Kazim Hoca'yı,
Unutulur mu? hiç Ermeydanı.

Delicenin Sabri'si nerelerde?
Çok selam söyleyin Kirami'yede,
İmam Karı'nın Murad'ın evinde,
Kimseler kalmamış Ermeydanı.

Akraba Güdük Halil kızmasın,
Niye bir satır beni yazmadın.
Kel Ali ,Dombaz'ı unutmadım.
Ruhları şad olsun Ermeydanı.

Damuzdan Aşık Karahüseyin,
Teyzemdir Damuzlu Ayşe gelin.
Cavit Çoban,Halit kuzen'lerim.
Benden çok selamlar Ermeydanı.

10 Eylül 2009
Yandura-Çatak Deresi
SAYĞILARIMLA

 ŞENALAN

Keluşağı derler buna Şanalan,
Hatırı sayılır Bacının Duran.
Bir su iç Karaoğlan pınarı'ndan.
Atamız ilk burda yapmış obayı.

Karaoglan pınarı bağları sular,
Çanğal Kalugu nda meler kuzular.
Köyluğrunda eser serin rüzğar.
Eser serin,serin okşar bağrımı.

Köyümüzün aslı burda kuruldu.
Anamın, babamın öz baba yurdu.
Koyutmacı güzel,koyun yoğurdu.
Yüzüm tutmaz ama,istesem varmı?

Çukur'da çok olur,Tahsin'in ceviz,
Deliçoban düzde,erikten yeriz.
Dayım Cemal gilde ayran içeriz,
Kışı bile güzel bahar mı?yazmı?

Mahlenin içinden akar bir dere,
Şırıl, şırıl çağlar gider evlere.
Can suyu bağlara dermandır derde.
Bu elde oturan çok yaşamazmı ?

İydelik Dere'si baharı bekler.
Sıra ,sıralanmış dikine evler.
Eski samanlığın yeri dir derler.
Ata lakabından almış adını.

Köylugrundan esen acı poyrazın,
Kirazı bol olur Halil'in Saz'ın
Okulun yanının,Seydibağı'nın,
Suyu sovuk olur Ekşi Pınarı.


Karahüseyin bu diyar çocugu,
Kırali'nin kızdan olma çocuğu.
Corukmustafa'nın Bayramın oğlu.
Unutmam atamı ,sıla mekanı.

Ekim 2009
Ceyhanlı Köyü
Aşık Karahüseyin

 

     ANA GİBİ YAR

İnanmıyom bu dünyanın aşkına,
Ananın aşkı aşklardan üstün.
İnanmıyom sarayına köşküne.
Ana nın kucağı köşklerden üstün.

Hanği ana yavrusuna ağlamaz.
Arasan ana gibi yar bulunmaz.
Paha biçilmez ,değeri sorulmaz.
Ana dediğin yar, yar'lardan üstün.

Çıra yaktım çok aradım dünya'yı,
Nicesini gördük bulduk belayı.
Taştan taşa vurduk bu boş kafayı.
Ananın dilleri dillerden üstün.

Ellerin gülleri vakitsiz açar.
Bülbül fiğan etsen hep senden kaçar.
Yarın, bürgün gider başına kakar.
Ananın gülleri ,güllerden üstün.

Şaşarım bu gerçeği bilmeyene,
Bilipde doğrusunu görmeyene.
Ananın gönlünde hazır cennete,
Girmeyene yazık her şeyden üstün.

Suni sevğilere aldanıp kanma.
Boş yere nafile boşuna yanma.
İnanmazsan bi gör hepsi uydurma.
Doğal olan ana,suni den üstün.

Kadir Mevlam kelepçe vur dilime.
Atasına asi kuldan eyleme.
En hayırlı dua,dua içinde,
Ana dua'sı dua'lardan üstün.

Aşık Karahüseyin göz yaşına,
Kurban olam ananın her damlasına.
Yalan dolan olmaz akmaz ki boşa.
Ana göz yaşları,yaşlardan üstün.

20.Nisan 2010
Merhum ; Esmeli yengem ve tüm analara
 
 

   YİNE YASTA TOPÇAM

Bugün yine göz yaşlarım sel oldu.
Veli dayı ölmüş, duydum Topçamlık.
İki yıl önce ateşten kül oldu.
Gasivetten gelmez uykum topçamlık.

Topal Hacı çekip gitti dünyadan,
Evi yandı yerine yok yapan.
Çoktan öldü gıynağın Kel Ramazan.
Boş kaldın ya ağlasana Topçamlık.

Kuru Mehmetin evide yıkıldı,
Çocukları gitti gaflete daldı.
O serveti ,mal,mülk nerede kaldı.
Hepiside yalan oldu Topçamlık.

Ey Topçamlık biliyorum yastasın.
Dursun Ali nin Necmi ne yapsın.
Onunda dertleri başından aşkın.
Buralarda talan oldu Topçamlık.

Kara Salih amcam hasta yatıyor.
Kara Bayram babam matem tutuyor.
Evler yandı ahırlarda kalıyor.
Bizim eller veran oldu Topçamlık.

Aşık Karahüseyinde gurbette,
Kara Mehmet o da geri dönmezse,
Korkuyorum düşman bostan ekerse.
Bize böyle neler oldu Topçamlık.

Şubat 2010

   CEYHANLI YASTA

Siyah duman çöktü köyün başına.
Koyuneğreği bugün yanıyor.
Sabır versin Allah Hasan gardaşa.
Hanğisini sarsam yara kanıyor.

İçimde bir his var gelmiyor uykum.
Bu acı olayı Ercan dan duydum.
Keşke duymasaydım yandım kül oldum.
Sabır anasına saçın yoluyor.

Ceyhanlı köyün'nde çok acı haber.
Osman gardaş ölmüş cenazedeler.
Amca acısını çektirmediler.
Şabanın tepe ler inim inliyor.

Neyidi Hasan'ın oğlunun suçu,
İnsana zarar insanın puştu.
Hasan'ın yavrusu genciken uçtu.
Bunu duyan dostlar kara bağlıyor. 

Sene ikbin on nisan ayının,
Günlerden çarşamba yedisi ayın,
Yeğen cenazede amca Osman'ın.
Kahbe kurşunu yeğeni buluyor.

Yandım, yandım tutuştum yanarım.
Amca yeğen hanğisine yanayım.
Genç Muammer, Osman'a mı? Allahım.
Göz yaşlarım irmak oldu akıyor.

Bak mezarları yan yana kazılmış.
Başucuna amca yeğen yazılmış.
Amel defterinde böyle varımış.
Ceyhanlı yasta herkez ağlıyor.

Gencecik kuzu'ya acımadılar,
Kahbe kurtlar kahbece avladılar.
Amcanın cenazesinde buldular.
Puşt ,kahbe kendini erkek sanıyor.

Aşık Karahüseyin ne çok acı,
Derlerya işte bu ,acıdan acı.
Cennet mekan olsun,daim mekanı.
Acı feryatları yürek dağlıyor.

07.04.2010
Çarşamba

       KELUŞAĞI

Nasıl tarif etsem keluşagı'ını.
Boşalmış yurtları bostan eken yok.
Gençleri gitti,kaldı üç beş yaşlı.
Gelipte bir tanecik taş diken yok.

İzoto gillerde bir murat kalmış,
Tasim gil gitmişler, evler yıkılmış.
Camal dayımlardan bir iz kalmamış.
Akıbeti,nerdeler bir bilen yok..

Coruk gillerde Demet'in bomboş evi.
Çok hasta diyorlar Karaellezi.
Tez yakında gider Kök Durmuş belli.
Bu ata yurdu deyip bir gelen yok.

Şu Köroğlan giller bilmem nerede.
Bir tek Serpil var Karaşevki'lerde
Osman'ın Cemal kendi aleminde.
Söyünen ocakları bir yakan yok.

Hem anam,hemde babam buradan,
İkiside birer kadeş torundan.
Benim bu feryadım böyle zorumdan.
Dede yurduna bir mekan kuran yok.

Karşıki üç kat ev bizim Duran'ın,
Sol yanındakide köyün muhtarın.
Kahrını çeken bunlardır buranın.
Ağlasa feryadını bir duyan yok.

Karoğlanpınarı'ında Cılbır eminler,
Kışın gider yaz ayları gelirler.
Boşalmış ağıllar yoktur sürüler,
Sorsamda bana bir cevap veren yok.

Aşık Karahüseyin'im balından,
Karaoglan pınarının suyundan.
Güzelleri nazlı olur soyundan.
Nedense kıymetini bir bilen yok.

10.10.2009
Ceyhanlı Köyü

        KAZANCIDA

Kazancının çimeninden düzünden,
Sular içsem kanarmıyım? Gözünden
Şu İstanbul bana zehir geliyor.
Duramıyom Kazancı'nın yüzünden.

Kazancı'da şenlikten önce gelir,
Çadırlar kurulur çaylar demleni.
Buyurun gelin, sizde bas üstüne,
Misafir'e değer kıymet verilir.

Kazancı'nın tepsi gibi ortası,
Kıskanmasın Celemedin Yaylası.
Senliğinde davul, zurna,saz olur,
Güzellerin seyranıdır burası.

Gurbet eli artık daha nedelim,
Agustos'da Kazancı'ya gidelim.
Eğer bize felek izin vermezse,
Bahaneyle bir mazeret edelim.

O gün havai fişek atacağım,
Gece, gündüz düzünde yatacağım.
Delişükrü, Kaya sakın kızmasın,
Varıp hıraktusunu yıkacağım.

Gömme patetes'le, haşlamasının,
Mehmet,Muzaffer,Apul,Osman'ın,
Cengiz, ile Mustafa'ın Şükrü'nün,
Yine gidip yıkacağım çadırın.

Kazancı'da unutamam o anı,
Ateş başında ışıyan sabahı.
Dilaver'in Sadi kuzu çevirdi.
Hacı Selhattin oynamasını.

Kazancı'ynan Camii yanı arası,
Arı gibi işler geniş yolları.
Bütün gurbetçiler, eş, dost'lar, sizler,
Bu gün bari dinsin gurbet acısı.

Hacı Selhattin, Mehmet ÇAKIR'ım,
Aşık Karahüseyin'e selamım.
Duyan duymayana haber versinler!
Kazancı'da misafirler baş tacım...

06.04.2010
Syn. Hacı Selahattin.Mehmet ÇAKIR
ADINA
Aşık Karahüseyin

 BİLMİYORSAN

Hadi. hadi , yürü yaylan,
Sevmesini bilmiyorsan.
Benim yüzüm değil yaylan.
Öpmesini bilmiyorsan.

Herkez sende kusur arar.
Bazıları şer'e yorar.
Her gülüşte mana arar.
Gülmesini bilmiyorsan.

Sen beni yaz, bozmu ? sandın,
Cesareti kimden aldın.
Bırak olurunda kalsın.
Yazmasını bilmiyorsan.

Dikkat çeken ipek giyme !
Bir düşün sen havan kime.
Olur olmaz yerde gezme.
Gezmesini bilmiyorsan.

Güzeller yigitsiz durmaz,
Cilvesiz de güzel olmaz.
Sevki sefa tat alınmaz,
Sarmasını bilmiyorsan.

Kem gözle bakan gözler,
Göremezsin açar güller.
Yatagından ceylan ürker,
Bakmasını bilmiyorsan.

Aşık Karahüseyin'i
Aciz koydun netsin seni.
Şükreyleyip nimetini,
Kıymetini bilmiyorsan.

 KAZANCININ GÜLLERİ

Bu Kazancı'nın çeşit, çeşit gülleri.
Ağustos da açar Hacı Selahattin.
Dile gelir avazlanır bülbülleri.
Agustos da öter Hacı Selahattin.

Hiç eksik olmaz kışın kar'ı dumanı.
Agustos ayları da yayla zamanı.
Sor Apilik usta ile Halil ağa'yı,
Gelen durmaz gider Hacı Selahattin.

Kazancı dan yukarı Tekke nin üstü.
Kütmeğin Kaya yınan kaldı Deli Şükrü.
Meler körpe kuzular koyun sürüsü.
Yayılır düzünde Hacı Selahattin.

Güzeller şenlik de topuktan yürür.
Göğsündeki incirler durmaz dövüşür.
Bahar,yaz aylarında gügük ötüşür.
Yaz gelsin de gidelim Hacı Selahattin.

Her mevsim sovuk olur Kallığın suyu,
Ateş yakalım çevirelim kuzuyu.
Gece sabah olmasın gelmesin uyku.
Kazancı Şenliğinde Hacı Selahattin.

Çeşit, çeşit yemekler kuralım kazan.
Yiyelim yemeklerden et kavurmadan.
Haber verin gelsinler yiğit pehlivan.
Güreşiriz sennen Hacı Selahattin.

Ah gidi şu gurbet ah ! bağladı bizi,
Viran etti köyü yıktı evimizi.
Çok görmesin bize Kazancı Şenliği.
Senede bir kere Hacı Selahattin.

Aşık Karahüseyin geçti ömrümüz,
İnsanoğlu bu, erken solan bir gülüz.
Ölmezde kısmetse belki görüşürüz.
Gavlimiz Kazancı Hacı Selahattin.

30 . 04. 2010
Kastamonu

          DENEME

Senki ! Sevilmeye layık değilsin.
Deneme ! Sevilmezsin sevemezsin.
Fırsat vermez içindeki benliğin.
Deneme ! Bundan sonra gülemezsin. 

            

Acılarla mutluluklar yürümez.
Kimin kimi çok sevdiği bilinmez.
Ömür geçer aşk izidir silinmez.
Deneme ! Aşık isen silemezsin.

Alışmışın çilelere dost gibi,
Kesti isen mutluluktan ümidi,
Güvendirme sakın sevme birini.
Deneme ! kıymetini bilemezsin.

Aşkın kitabını hekez yazamaz.
Kader defterini kimse bozamaz.
Birtek dalda iki canbaz oynamaz.
Deneme ! Günahkarsan duramazsın.

Bir kaşık suda bogulur insan,
Medet beklenilmez biçare kuldan.
Peynir gemisi yürümez lafınan.
Deneme ! bilmezsen yüzdüremezsin.

Aşık Karahüseyin'in doğrusu
Yalançının yatsıya kadar mumu.
Kimi dosdoğru der kimi oruspu.
Deneme ! El dilini kesemezsin.

22 Mart 2010
Kastamonu

KARDEŞ İKİ DOST

Benim iki dostum vardı.
İkiside gadaşlarıdı.
Biri bu canımı aldı,
Biri mezarımı kazdı.

Güvenirdim kardeş gibi.
Neredeler bilmem şimdi.
Buğazımı sıktı biri,
Biri çekti kemendimi.

Güvenip sırımı verdim.
Dağlar gibi güvenirdim.
Birisi oldu ecelim.
Birisi biçti kefenim.

Atınan eşek eşlenmez.
Eşlenirse iyi denmez.
Biri bacı kardeş bilmez,
Birisi imana gelmez.

Kahrımdan dinmez yaşım.
Çocukluk arkadaşlarım.
Biri tuttu yoldu saçım.
Biri geldi ezdi başım.

Onlar bilirler kendini.
Köpek yemez cins etini.
Birisi yer birisini.
Biriside birbirini.

Vah ! Aşık Karahüseyin,
Namussuza söz ne desin.
Biri belsını versin,
Biri birbirini yesin.

04 .03 . 2010
Kastamonu

  HACI SELAHATTİN

Halamın torunu Hacı Selhattin!
İnşallah lakabına bir gün erersin.
Bak! Kazancı yasta! evler söyünmüş.
Sende mi? bu elleri niye? terkettin.

Coruk Mustafa dayın giller söyündü!
Kara salh amcam da yatağa oüştü.
Çok yaşlandı Kara bayram ,uzun Şükrü.
Unuttun mu?yoksa , hiç gelip gitmezsin.

Ateş kondu dayın gil yandı kül oldu.
Bilmemki ! külü hangi dağ'a savruldu.
Yanar içerlerim kan ağlar doğrusu.
Hiç arayıp sormadın neredeyidin.

Yaz gelince köyümüze çekip gidelim.
Eğlenelim, gülelim ,sohbet edelim.
Hiç birzaman ben bu gürbeti sevmedim.
Gubet nedir? bizden çok fazla bilirsin.

Artık yaş geldi,sende yaşlanmadınmı?
Bu zalim gurbetten usanmadın mı?
Emekliliğe çok mu? olamadınmı ?
İnşallah sağı, selim olur gelirsin.

Unuttum sanma!seni hiç unuturmuyum.
Dostların hasretinden gelmiyor uykum.
Çakırlar, herşeyim, siz ! sulalem, soyum.
Allah, şahidim olsun bunu böyle bilesin.

Aşık Karahüseyin özledim seni.
Dumanlı yaylaları, bütün ceddimi.
Boş ver şu gurbeti de, gidelim geri.
Ekmeği, zehir olsun, başını yesin.

27.02. 2010
Kastamonu

TÖVBE TÖVBE

Tarla senin bostan benim,
Bostanımdan yemezmiyim.
İnanmazsan seni bilmem.
Ben kendimi bilmezmiyim.

Tarif edeyim kendimi,
Bilmem mi? kendi kendimi.
Eğer bana inanmazsan,
Bilenlere sorun beni.

Kim ne derse amin dedik.
Sevenlere gönül verdik.
Muhanetten korktuğumdan,
Çorap eski, çarık delik.

Zulüm edip can yakmadım,
Dostumu dosta satmadım.
Bana kem gözle bakana,
Ona bile yan bakmadım.

Bile bile haram yemem,
Haramada helal demem.
Neticede ben bir kulum,
Hiç kusurum yok diyemem.

Yanlışlardan dönmek gerek,
Dönmezsen dönzerir felek,
Sonunda cehennem varken,
Yapan ahmaktır bilerek.

Aşık Karahüseyinde,
Tövbe, tövbe yüz bin kere.
Kusurumu soran gelsin.
Anlatayım kendisine.

18.02.2010
Kastamonu

   AŞIK KARAHÜSEYİN

Güzeller yurduna yolum uğrattım.
Kimisi kara der kimi Hüseyin.
Gonca güllerine elim uzattım,
Kimisi kara der, kimi Hüseyin.

Gittim otağına varıp oturdum,
Gönlünün köşküne salıncak kurdum.
Sen kimin nesisin ? aslını sordum.
Kimisi kara der kimi Hüseyin.

Önünden gidilmez, gönlü yücedir.
Güzellerin aklı nice, nicedir.
Gönlünün cenneti, elbet gecedir.
Kimisi kara der, kimi Hüseyin.

Derler,her gönülde bir aslan yatar,
Güzellerin gönlü yüksekten uçar.
Bugün gel derse git, öbürgün kaçar.
Kimisi kara der, kimi Hüseyin.

Salını , sallanı gezer, dolanır
Bazen durulsada bazen bulanır.
Bu güzellik solmaz, hiç ölmem sanır.
Kimisi kara der,kimi Hüseyin.

Birazcık yalvarsam gelirsin tava!
Fazla katma beni, sapa, samana,
Eskittin kalbimi, eyledin yama.
Kimisi kara der, kimi Hüseyin.

Aşık Karahüseyin'i üzersin,
Met etme kendini benden güzelsin.
İnşallah birgün sar beni dersin.
Kimsi der, Aşık Karahüseyın.

10.02.2010
Kastamonu

       GİDİYOM

Boz bulanık akan sele,
Kapıldım işte gidiyom.
Acı poyraz esen yele,
Tutundum işte gidiyom.

Saptım ise eğri yola,
Kadir mevladan af ola.
Çıkışı yok bir tabuta,
konuldum işte gidiyom.

Kölemiz diye tuttular,
Otuz yıldır uyuttular.
Değerimden az sattılar,
Satıldım işte gidiyom.

Dost yolunda hizmet ettim,
Servetim canım verdim.
Yar köyünde istenmedim,
Kovuldum işte gidiyom.

Kafes açık gönül uçmaz,
Kireçlenmiş kanat çarpmaz.
Öldürsede elim kalkmaz,
Dövüldüm işte gidiyom.

Ah Aşık Karahüseyin,
Kaz kafalı ufak beyin.
Kafanı taşlara kendin,
Vuruldum işte gidiyom.

14.Ocak 2010
Kastamonu
 
 
 

        KÜLEKÇİLİ

Sıra,sıra sarmaş doloaş evleri,
Külekçili yiğitlerin durağı.
Bülbülü seyranda şendir gülleri.,
Külekçili bülbüllerin sayvanı.

Köy içine vardım evleri süslü.
Herkez buyur gel der,yoluma düştü.
Kimisi gücendi,kimisi küstü.
Külekçili iyilerin diyarı.

Alçakbel'den, karağaç tepesi,
Aşağıçavdar,Yanık Değirmen'i
Güzellerın yurdudur Külekçili.
Külekçili güzellerin yayla'sı.

Tertibim Şükrü'ye çok selam olsun.
Eniştemiz olur Çakır'ın Dursun.
Osman Muhtar baş üstüne buyursun.
Külekçili ağaların otağı.

Gidelim kışlaya balık tutmaya,
Çavdarağızında Bedri Usta'ya.
Dokunsun zurnaya çalsın bir hava.
Külekçili aşıkların yatağı.

Kızlar dağı'nda kesim varımış,
Ormanında ceylanları çovalmış,
Giden gitmiş bir Karanevzat kalmış.
Külekçili ceylanların ovası.

Şımbılmehmet acep şimdi nerede,
Nurettin hocamda gürbet ellerde.
Mudulmehmet,Tora erdi rahmete.
Külekçili şahanların yuvası.

Aşık Karahüseyin ham dost olmaz.
Şu Akkuş elinde eşi bulunmaz.
Pehlivanları yener,yorulmaz.
Külekçili pehlivanın harmanı.

Mayıs 2004
Külekçili Köyü

  ÇAVDARAĞIZI
Çavdarağızı ne güzel tepe,
Sarayım olsaydı orada keşke.
Özledim seni halam Güldene.
Sana doyulurmu? çavdarağızı.

Üç yanın deredir kale gibisin,
Hasan Muhtar'ada söyleyin gelsin.
Elinden gelir bir ev yapıversin.
Sana doyulurmu? Çavdaragızı.

Demirci kamil'i kimse unutmaz,
Yemek vermeden Kökşekir koymaz.
Bedri Usta'nın sesine doyulmaz.
Sana doyulurmu? Çavdaragızı.

Hasan eniştem yaşlanmış,yaşlı.
Geçenyıl kaybettik Hacı Bektaşı.
Çok üzüldüm dinmez,gözümün yaşı.
Sana doyulurmu?Çavdaragızı.

Sağyanı gürgen altı meşelik,
Kışlaya,teyzemlere giderdik,
Halamtoplardı kirenden yerdik.
Sana doyulurmu? Çavdaragızı.

Hüseyin Gümüş,Çerkez Köy'ünde,
Halamın Salih'i Ataşehir'de.
Şahin'in oğlu bilmemki nerde.
Sana doyulurmu? Çavdaragızı.

Kışın, kışın gider Hacı Niksar'da
Ciylon Ellez duydum Ankara'da
Kimseler kalmamış buyıl burada.
Sana doyulurmu? Çavdaranızı

Aşık Kara Hüseyin bu yaz gelsin
Bedri Usta'ya selam söylersin
Düğünüm çalmadan sakın ölmesin
Sana doyulurmu? Çavdaranızı

14.01.2010
KASTAMONU
          DIŞKAYA

Yaz gelince,sürü yaylaya çıkar,
Analar, bacılar,gelinler, kızlar.
Herkeler kolunda,koyun sağarlar.
Bereketi boldur,Tokğil-Dışkaya.

Dışkaya'nın üstü,gürgen,meşelik.
Taştekneye su içmeye giderdik.
Tokbektaş'ın orda,bal kaymak yedik.
Her hafta gider fasülye satmaya.

Dışkaya'nın önü katran fırını,
Alt yanı Seyitgil, Sülümanlı.
Tokun Osman,köyün eski muhtarı,
Allah rahmet etsin,günahı varsa.

Niksar'a giderken yolun altında,
Rızıkları tatlı,herşey yolunda.
Güzeller seyranda, Tepetarlada.
İnsanları hoştur, sohbeti başka.

Yazmakla bitmez, sor yaşayana,
Asla maruz kalmaz acı poyraza,
Herkez tarlasında gün geçmez boşa
Hasat zamanında, kalırmı !kışa.

Aşık Karahüseyin, gördüğüm bu,
Güzel yurtlarında, çirkin olurmu ?
Herkez sefasında, iyi durumu,
Gerek yok övmeye,gerçek ortada.

11.01.2010
Kastamonu

               ELVEDA   

Kimsenin kolundan zorla tutamam.
Gelen gelir! gelmeyene elveda.
Ben kendimi met edemem övemem.
Bilen bilir bilmeyene elveda.

Ne etsende hayırsıza boşuna,
Acı vermek gider onun hoşuna.
Gençlik gitti, geldim kırkbeş yaşına.
Seven sever, sevmeyene elveda.

Anladımki ömrüm boşa geçirdim,
Yedim, içtim , geçliğimi bitirdim.
Çoban idim, sürüleri yitirdim.
Gelen gelir, gelmeyene elveda.

Aslan sofrasında, çakal barınmaz.
Leş yiyen kargadan, hesap sorulmaz.
Canın versen ,nankörlerden yar olmaz.
Olan olur, olmayana elveda.

İsyanım yok, alın yazım kadere,
Dertlerimle mutlu isem kime ne?
Selamsız, sabahsız çekip gidene,
Dönen, döner, dönmeyene elveda.

Hüseyin'im sermayemi bitirdim,
Hesap defterini, çoktan yitirdim.
Kimde neyim varsa, ben helal ettim.
Veren,verir ,vermeyene elveda.

07.07.2009
Kastamonu

MOCU KARDAŞ

Yanık ,yanık o sesini,
Duyamıyom, Mocu kardaş.
Çok özledim inan seni.
Bulamıyom, Mocu kardaş.

Adapazarı, Geyve'de,
Çok çalıştık Kozan Köy'de.
Yorgan, yastık elimizde!
Gezemiyom, Mocu Kardaş.

Salih Yılmaz, nerde şimdik?
Paşa'yı biz çok severdik.
Eğlenirdik, hep gülerdik.
Gülemiyom, Mocu Kardaş.

Rahmetli Kaya, kardaşım,
Onunla ben çok çalıştım.
Dinmez gözümde yaşım.
Gülemiyom Mocu kardaş.

Söylediğin o türküler,
Şimdi kulğımda inler.
Geldi geçti güzel günler.
Bilemiyom Mocu kardaş.

Bennen sakın alay etme,
Zarar ömre fazla gitme,
Beni bilmiyor zannetme.
Kızamıyom mocu kardaş.

Aşık Karahüseyin'i
Bilmezmiyim, eniştemi.
Adın Şükrü değilmiydi!
Unutmuyom Mocu kardaş.

05.01.2010
Kastamonu

KOYUN EĞREĞİ

Şu Ceyhanlı Köyü'nün Çukur ovası,
Adından bellidir, koyun Egreği.
Her mevsimi bahar, yeşilin ortası.
Ceylanların yatağı, Koyun Egregi.

Patlışan armudu dallarını tartar.
Meler koyunlar, oynar körpe kuzular.
Agustos ayında, buz gibidir su'lar.
Sürülerin yatağı, Koyun Egreği.

Şabanın Tepe'de aç kurtlar uluşur.
Domuzlar yukarı, aşağı savuşur.
Kandaz Kazim'in köpekleri boğuşur.
Tahılın ambarıdır, Koyun Egregi.

Yandıra'nın başında azıcık yamaç,
Ah olsada yesem birazcık koyutmaç.
Gözüm çilek tarlasında karnım çok aç.
Çileğin harmanıdır, Koyun Egreği.

Gücük Gerişi'nden gelir kuzu sesi,
Oturak gillerindir koyun besbelli.
Kara lahana mısır unu ezmesi,
Burnumda tütüyor,Koyun Egregi.

Günebakan buradan alır odunu,
Kuma götürsem, Fergüson motoru'nu
Alahdiyan başının çıkmaz yokuşunu.
Bunu sen çok bilirsin! Koyun Egregi.

Aşık Karahüseyin en çok hayalim.
Buralarda olsaydı keşkem o evim.
Koyarlarmı ! bilmem olsa vasiyetim.
Mezarlığın güzeldir, Koyun Egregi.

Ekim 2009
Ceyhanlı Köyü

GÜDÜRGEN ALTI

Güdürgen altına yolum uğrattım,
Patika yollardan çıkamıyorum.
Bir ev kalmış zatan, kapıyı çaldım.
Kimse yok hanede, bulamıyorum.

Tilenin Muammer o çoktan ölmüş.
Boşalmış yurtları evi söyünmüş.
Pırılın kızı'na gurbet görünmüş,
Bunada bir anlam veremiyorum.

Yetmişinden sonra gurbet çekilmez.
Ne derdi vardı kimseler bilmez.
Mateme bürünmüş , bacası tütmez.
Sonunu hayıra yoramıyorum.

Yoldan geçenlere buyurun derdi.
Yemez yedirir ikram ederdi.
Erkek gibi tırpan, orak biçerdi.
Yok şimdi burada, göremiyorum.

Pırlın kızı burda , tütün tütüttü.
Kızlar gelin etti, oğul büyüttü.
Hiç yardım almadan bu koca yükü,
Daha neler, neler sayamıyorum.

Aşık Karahüseyin budur ana !
Canım kurban olsun, böyle anaya.
Gücüm kalmadıki, daha yazmaya.
Gözümün yaşını tutamıyorum.

Ekim 2009
Ceyhanlı Köyü

  GÜDÜRGEN

Kallık ile domuzdere arası,
Güdürgen derler Cennet burası.
Zevgülüsü boldur, meşhur kirazı.
Yiyenler bir daha yesem demez mi?

Daşörüsü kekten baktım bakındım.
Domuzderesi''nde armut aşladım.
Amcaoğlu Gözlük gillerde kaldım.
Kalan bir daha kalsam demez mi?

Yedikce doyulmaz pekmezi, balı,
Ah olsada yesem süt'ü, kaymağı.
Culbanın yatağı güdürgen başı.
Tatanlar bir daha tatsam demez mi?

Güdürgen'de saydım altıdır hane.
Görmek canım ister bakkal bahane.
Kallık teknesinden suyu, daha ne!
İçenler bir daha içsem demez mi?

Taş teknenin suyu zemzem'e benzer.
Fatma halam tavuklları bülüler.
Damın etrafında Tilkiler gezer.
Dalanlar bir daha dalsam demez mi?

Hamdi'nin kapısı sırma böğetlen,
Kimseler toplamaz o beni üzen.
Her derde dermandır toplayıp yersen.
Toplayan bir daha alsam demez mi?

Karahüseyin'im saymakla bitmez!
Burdan ayrılmayı hiç canım çekmez.
Bakkal'a gelenler yemeksiz gitmez.
Gelenler bir daha gelsem demez mi?

NİSAN 1991
Ceyhanlı Köyü.

KAFA TUTUYOR 

 Nesini ! seveyim, ben bu zamanın,
Evlat atasına kafa tutuyor.
Akışı bozuldu derenin, çay' ın,
Dereler, denize kafa tutuyor.

Bu gün üç, beş kişiyinen buluştu.
Biri gelirken, öbürü savuştu.
Şaka, şuka derken oldu oruspu.
Kız, oğul ataya kafa tutuyor.

Hangi yöne baksam bozulmuş düzen,
Ağa, beyler gibi çok boşta gezen.
Hesabını bilmez bu beni üzen.
Faizci bankaya kafa tutuyor.

Babasını bilmez kim bilir kim !
Ona ben söylesem varmaki dilim.
Şahım, patişah'ım diyor, hep benim.
Soysuzlar soyluya kafa tutuyor.

İneğe attılar suni tohumu,
Gerçek olan doğal gibi olurmu.
İyi görmüyorum bunun sonunu.
İnekler öküze kafa tutuyor.

Alışmış hazıra, kolluyor fırsat.
Kalmamış ağzında lezzetli bir tat.
O leşten bu leşe geçermi ? hayat.
Çakallar kurtlara kafa tutuyor.

Yer, içer, gezer anlı terlemez.
Ne varsa bugün, yarını hiç bilmez.
Günahtan anlamaz, mahşer düşünmez.
Hırsızlar, doğruya kafa tutuyor.

KARAHÜSEYİN'im çok kötü gördüm,
Kulağım duymasa görmese gözüm.
Bu Dünya'yı sarmış başıboş zülüm.
Haksızlar haklıya kafa tutuyor.

18. 12. 2009
KASTAMONU
  

TABİİ!

Yükledin dost yükünü,
Bir daha gelmezsin tabii.
Bu dünya böyledir çünkü,
Selamda vermezsin tabii.

İnsanoğlu zaten gafil.
Bence ağlanacak sefil.
Yalvardsanda olmam vekil.
Kapımı çalmazsın tabii.

Dostum kusuruma kalma.
Daha ben acıkmam sanma.
Bir zaman ortaktık amma.
Hesabı sormazsın tabii.

Elden gelen öyün olmaz.
Yok zamanında bulunmaz.
Yaptığın yanına kalmaz,
Bunları bilmezsin tabii.

Eyliğim gözüne durdu,
Günahların ateş oldu.
Şimdi paçanmı tutuştu?
Arkana bakmazsın tabii.

Aşık Karahüseyinin,
Senden aldım yaram derin.
Merhem sürsen varmaz elin.
Yiğrenir sarmazsın tabii.

16 Aralık 2009
Kastamonu
     

            ŞEHİT ÇOCUĞU

 Sen ağlama yavrum şehit çocuğu,
Vatan için ölen, şehitler ölmez.
Ana'nı ağlatma bükme boynunu.
Vatan icin ölen, şehitler ölmez.

Tarihten yaralı, düşman iniler.
Uzaktan güdümlü sulu beyinler,
Kardeşi kardeşe düşman ettiler.
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

Şehidin mezarı millet kalbidir.
Gönüllerden çıkmaz cennet yeridir.
Baban şehit oldu, elbet diridir.
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

Bu ğün baban yarın sırada benim.
Vatan için aksın helaldır kanım.
Göklerden inmez şanlı bayrağım.
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

Kalleşin kurşunu arkadan vurur.
Aç kalmış çakallar dağlarda ulur.
Bizde şehitlik en büyük gurur.
Vatan için ölen şehitler ölmez.

Deden şehit idi, babanda şehit.
Bu uğurda ölen yiğitden yiğit.
Baban ölmedi, peygamber şahit.
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

Her karış toprakda kanımız bizim.
Vatan millet için, malımız bizim.
Bayrağa kurbandır canımız bizim.
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

Elden ele gider, bu bayrak inmez.
Edirne'den Kars'a vatan bölünmez.
Yurdumdan düşmana bir taş verilmez.
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

Silahını sen al, mirası sana,
Göğsünde ay yıldız arması bana,
Canımı atadım ben bu vatana,
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

Tabutuma örtün şanlı bayrağı,
Cenazeme sarın şanlı bayrağı,
Başucuma dikin şanlı bayrağı.
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

Hüseyin Polis' im kanun ışığım,
Vatanıma milletime aşığım,
Allah sabır versin ağlama bacım.
Vatan için ölen, şehitler ölmez.

1994--2009
BİNĞÖL--KASTAMONU

NOT:BU ŞİİRİMİ VATANINI SEVENLERE VE ŞEHİT AİLELERİNE ARMAĞAN EDİYORUM

ABTAL KARGA

Önce mülkün aldın, sonra aklını.
Topçamlıkda neyin kaldı alasın.
Aldın gittin gururunu canını,
Topçamlık' da ne ! bıraktın bulasın.

Topcamlık benim atamın yurdu.
Senin gibi bir çok çakal doyurdu.
Besledi karğayı gözünü oydu.
Öldümü ! sandınki gözüm oyasın.

Nankör kedi gibi yumma gözünü.
Doğru söyle doğru konuş sözünü.
Hak ka sığın, dön hakka yüzünü.
Yüzünmü var ! Topçamlıga gelesin.

Ocağından yiğitlerin harmanı,
Bura yetiştirdi senin babanı.
Nasihatım , olma elin çobanı.
Aklın varsa bunu böyle bilesin.

Başbaşa kal, günahınla senindir.
Benim derdim bana göre benimdir.
Kusur ise doğru söyler dilimdir.
Göz'mü varki ! doğruları göresin.

Ben ceylan'ı düzova' da aramam.
Avcı olsam zevki için vuramam.
Vurmuş olsam çakallara bırakmam.
Lafınmı var ! Topçamlığa atasın.

Aşık Karahüseyin Topçamlık'da
Yiğidi, Şahan' ı , mert'i burada.
Yaktılar, yıktılar gittiler ama !
Yaptığın yanına kalır sanasın.

02.08.2009
Kastamonu

 KABAK ÖKÜZ 

Kabak öküzle ineği koşmuşlar.
İnek kafa sallar bizim öküze.
Akşam olmuş bir ahıra atmışlar,
İnek boynuz sallar bizim öküze.

Neyin varki çifci bize gücendi?
Bilen yok mu? bu ineğin ne derdi.
Sen varken baytar bey niye ! geldi.
İnek tekme sallar bizim öküze.

Akşam olsun çekeceğim hesaba !
Yarın seni götürsünler kasaba.
Sen öküz değilmisin pis dana.
İnek iyi bakmaz bizim öküze.

Yedin, yedin yattın karnın doyurdun.
Benidemi ? buyıl sen. kısır koydun.
Erkek sandım ! erkekliğe soyundun.
İnek sitem eder bizim öküze.

Buyüzdenmi ? boynuzların kırıldı.
Ellerine sağlık acep kim kırdı.
Ne olacak ! tohumlama danası.
İnek tehtit sallar bizim öküze.

Adın öküz burda baytar ne gezer!
Çifçi haklı senden mürüvet bekler.
Senden davacı ahır'da inekler.
İnek küsmüş dönmez bizim öküze.

Aşık Karahüseyin zaman kötü!
Suni yem maf etti bizim öküzü.
Yapay tohumlama ineği üzdü.
İnek boşa kızar bizim öküze.

07.Aralık 2009
Kastamonu 

 

GÜZELİN İYİSİ

Ben güzeli size tarif edeyim.
Güzelin iyisi bakışındandır.
Yiğidin serveti , malı nedeyim.
Güzelin iyisi gülüşündendir.

Güzelin dünyası, yiğit bahçesi.
Mest eder ınsanı bülbülün sesi.
İnişe aşağı ceylan sekişli.
Güzelin iyisi gidişindendir.

Bakınca yiğide açan gül gibi,
Sinirlense bakmaz yaban el gibi.
Aşkın ateşinden yanar yüreği.
Güzelin iyisi sevişindendir.

Kollarımda salıncakta sallanır.
Öptükce dudağı , baldan ballanır.
Bakmaya kıyamam gözüm nurlanır.
Güzelin iyisi duruşundandır.

En değerli varlık nedir dünyada,
Hepside boşa, mal,mülk, servet ,para.
Yarden başka üstün varmıki daha ?
Güzelin iyisi sarışındandır.

Aşık Karahüseyin, gerçeği kim ?
Tövbeler olsun yandı ağzım, dilim
Dışı onun olsun kalbide benim.
Güzelin iyisi yüreğindendir.

01.Aralık 2009
Kastamonu

AKILLANDIK

Akıllandık, akıl aldık,
Her it'e biz yal vermeyiz.
Altın ocağında yandık,
Her altına pul demeyiz.

Yanlış yolda çok yorulduk,
Eğriden doğruyu bulduk.
İnsanın sarraf'ı olduk.
Cahile biz yol sormayız.

Her bahçenin gül'ü kokmaz.
Gülsüz dal'a bülbül konmaz.
Tiken'i kusur sayılmaz.
Rızasız biz gül dermeyiz.

Yaşım kırkbeş'i geçti,
Yollar kısaldı kesişti.
Gönül hak yolunu seçti.
Ölsekde geri dönmeyiz.

Bizi bizden fazla bilen,
Varsa kusurumu gören,
Arkamızdan gıybet eden,
Adam yerine koymayız.

Güven olmaz yanar dağa,
Oturulmaz her kucağa,
Düşük çene, insanlara,
Bundan sonra sır vermeyiz.

Aşık Karahüseyin'i
Dönüşü yok, yol ileri,
İnsan olan garipleri,
Katiyen biz hor görmeyiz.

04.12. 2009
Kastamonu
 

KOCASÖĞÜT

Çeşmenin başında ey ! koca söğüt.
Kuşlarda konmaz oldu dallarına.
Ben kendi kendime veremem öğüt.
Gelen bir palta vurdu kollarına.

Bu söğüde can veren su'lar kurudu.
Onun gibi bu diyarda yoğudu.
Gölgende eğlenen, kalan çoğudu.
Artık gelen,giden yok! yanlarına.

Ben bu söğüt'de kuruyan bir dalım,
Sarardı, soldu yeşil yaprağım.
Kes, al götür beni, belki tutarım.
Gelip bir su döken olur toprağına.

Seninde birzaman genişti gölgen.
Yıldırım mı düştü yarılmış gövden.
Kurtlar yavaş , yavaş girmiş özünden.
Çok merak ediyorum sonlarına.

Birgün olur çıkar gelir oduncular.
Hızar, palta ile seni parçalar,
Belki satar, belki kendisi yakar.
Bakmaz oduncular, göz yaşlarına.

Aşık Karahüseyin esmesin yel,
Çok korkarım dibini oyarsa sel.
Seni halen yaşıyor zannetsin el.
Kimseler inanmaz ki feryadına.

10 Ekim 2009
Ceyhanlı Köyü

GURBET'TE BAYRAM

Buyıl bu bayram'da geleyim dedim,
Gelemiyom, gülüm küsme darılma.
Karakoç'un olur melerim dedim,
Gelemiyom gülüm, küsme, darılma.

Kurbanlar kesilsin okunsun dua.
Eğer gidersen bizim mezarlığa,
Benim içinde oku bir Fatiha.
Gelemiyom gülüm küsme, darılma.

Bitmez tükenmez şu gurbetin derdi.
Buyıl gelemiyom seneye belki.
Kalbimiz bir olsun bizim yeterki.
Gelemiyom gülüm küsme, darılma.

Alları giyin git, bayram yerine.
Yakın kınaları pamuk ellere.
Geçmez bu aylar, geçmez bu sene.
Gelemiyom gülüm, küsme,darılma.

Gelen yolculardan sakın ha ! sorma.
Anamla bayramlaş , bizede uğra.
şu mubarek günde,hüzünlü durma.
Gelemiyom gülüm,küsme darılma.

Aşık Karahüseyin bu gurbeti ,
Mevlam kahretsin icat edeni.
Ilgaz dağlarının aşılmazbeli.
Gelemiyom gülüm küsme darılma.

25.11.2009
KASTAMONU

 KÜSERİSEM

Gözüm yaşım damla, damla göl oldu.
Birgün deşerisem sele dönüşür.
Kalbimde kıpraşan o derin duygu,
Birgün küserisem buz'a dönüşür.

Sana diyom sana ! serseri dostum,
Para eder sanma değersiz postum.
Sen nasıl bakarsan öyle ouşum.
Yakarım kendimi kül 'e dönüşür.

Gülün serveti bence dikeni,
Mahsule kıymet ver boş ver ekeni.
Gölğeden yürüme görsünler seni
Açıktan adımlar nur 'a dönüşür.

Önce kendin tat sonrada yedir,
Haram mı ! helal mı ? aklına getir.
Arif olmayınca ahmak ne bilir.
İyi söylesemde zar 'a dönüşür.

Herkez sevdiğine yanar kül olur.
Gönlünün köşküne servet kurulur,
Gönül çermiğinde şifasın bulur,
Eğer dönek ise köz 'e dönüşür.

Aşık Karahüseyin adam sandım,
Seni tekke diye boşa dolandım.
Ağustos ayında dağında kaldım,
Yaz bahar ayında kış'a dönüşür.

03.11.2009
Kastamonu
 

  KATRAN FIRINI         

Katranfırını'nda balmı kaldı ey dostum,
Arılar uçtu gitti, petekler yandı.
Gelde gör, perişan vahim dir durum.
Gençler çekip gitti yaşlılar kaldı.

Evlere baykuş konmuş bacalar tütmez.
Yolları sel götürmüş araba gitmez.
Kuşlar konmaz, gelen olmaz, kervan geçmez.
Yaşlı Teyzemleri onuda el yaktı.

Vurun, vurun artık benide öldürün.
Bülbüller susmuş, boynu bükülmüş gülün.
Yaşlı insan gider, ha yarın ha bugün.
Gidenler gitti gerilerde ne ! kaldı 
 

Bu günler içinmi yuvalar yapılır,
Şurda ne kaldıki bunlarda yıkılır.
Duşmanlar tetikte belkide yakılır,
Şen ocaklar söyündü evler boş kaldı.

Gün olacak çıkıp birileri gelecek,
Gelseler bile kimler kimi bilecek.
Manaviyat aha ! gitti, ha ! gidecek.
O yaşananlar hayal oldu , düş kaldı.

Aşık Karahüseyin emekler boşa,
Şu gubetin parası hep sana aksa.
Kim acından ölmüş ki Yalandünya'da.
El kapılarında göz yaşlarım kaldı.

Ekim 2007
Ceyhanlı Köyü

  MEFASIZ 

Ey mefasız yar laftan anlamaz!
Benim gölğemden bakma nolursun.
İnsanoğlu bir kararda durmaz.
Hayellerimi yıkma nolursun.

İnsan bu, gece gündüz'e benzer.
Karanlık yanı bilmez kimseler.
Neyim varsa yazar melekler.
Kötü yanımdan bakma nolursun.

Ameller iki şeyden sorulur,
Sevap ile günahtan var olur.
Hesap gününde nizam kurulur.
Beni günahımdan sorma nolursun.

Varsa sevabım kaldırıp atma.
Sağ yanım varken solumdan bakma.
Gidip kusurum ele duyurma.
Değerimden az satma nolursun.

Her şeyin iyi yanı faydalı,
Kötü yok dünyada iyi bakmalı,
Gece, gündüze verir hesabı.
Yarğısız infaz yapma nolursun.

Aşık Karahüseyin ne diyim,
Ecel Meleğim yazar her şeyim,
Neyime gerek Savcı değilim.
Yalan şahide uyma nolursun.

17. Kasım 2009
Kastamonu

 KARANIN TADI

Baba lakabı Karabayram benim,
Bana ondan Kara aşık demişler.
Lakabım gibi çok kara değilim.
Beni kara diye öyle sevmişler.

Kipriklerin kara, kaşların kara,
Gözlerin içinde merceğin kara.
Türlü çiçek verir, toprakda kara.
Sevenlerim beni öyle sevmişler.

Sevilir her zaman koçun karası,
Döşün yaylasında benin karası.
Gögsünün düğmesi incir karası.
Karakoç'u akkoyuna vermişler.

Karaüzüm vardır, üzümün hası.
Kestanede kara güzel tatlısı.
Yarin göğsünde dağların başı.
Bile, bile beni böyle sevmişler.

Karainek'ten ak süt sağlır.
Derde derman damarlara dağılır.
Ben, gidersem kara diye anılır.
Yerden bulan kara diye almışlar.

Karaciğer'i yahni yaparlar.
Beyazını yemez it'e atarlar.
Gecelerde kara, uyur, yatarlar.
Karalar tatlıdır ondan demişler.

Aşık Karahüseyin bir söz vardı.
Beyazların adı, esmerin tadı.
Mühim olan kalbin gerçek maksadı.
Karalar sarrafı böyle demişler.

MAYIS 2008
Ceyhanlı Köyü

 DERNEĞİMİZE

Ceyhanlı'ya bu derneği,
Kuranlara selam olsun.
Gurbet elden sılasını,
Sorahlara selam olsun.

Duyurdunuz sesiimizi,
Topladınız hepimizi.
Çağırdınız bize bizi.
Çağırana selam olsun.

Kem gözlere kül serpelim.
Canım ister ermez elim.
Canlarımız yönetenim,
Yönetene selam olsun.

Hadi gülüm, kolay gelsin,
Allah kolaylıklar versin.
Buyur, sofra hepimizin,
Gelenlere selam olsun.

Ceyhanlı'yı kim tanırdı,
Yobazlık geride kaldı.
Bütün bu Dünya tanıdı.
Tanıtana selam olsun.

Gerçek olan elbet gerçek,
Bu urğandan gel sende çek.
Umduğumuz görünecek.
Görenlere selam olsun.

Hepimizin derdi hizmet.
Gelcekte birgün elbet.
Bilmeyenler olsun namert.
Bilenlere selam olsun.

Bu Dünya bir hayal, umut,
Kalıplaşmış lafı unut.
Ya çıkarsa gel sende tut.
Tutanlara selam olsun.

Aşık Karahüseyin'i,
Varsın döğsün sinesini.
Beğenmezsen neresini,
Yapanlara selam olsun.
Öldüğümde köye beni,
Götürene selam olsun...

15 Kasım 2009
Kastamonu

 İT'İN KÖTÜSÜ

 Ben köpeğin kötüsünü bilirim.
Karnı doyunca hiç tanımaz seni.
Kuyruk sallar acıktığını bilirim,
Yalını yiyince tanımaz seni.

Soğuk gecelerde ulur dolaşır,
Keneyi pireyi hepsini taşır.
Havlamadan öte kendini kaşır.
Karnı doyunca tanımaz seni.

Yanalıpda sakın götürme ava,
Avı şöyle dursun engeldir sana,
Başına beladır kalırsın dağda.
İzini kaybeder bulamaz seni.

Amacı yemektir, yer, yerde yatar,
Koyuna gönderme kurtlara satar.
Akşam erken döner gelmeden uzar.
Elinde yal yoksa göremez seni.

Karnı açsa pis , pis dolanır durur,
Hiç hayra yormazlar çok kötü ulur.
Soyundanmı ? bilmem sık uyuz olur.
Akşamdan sabaha bilemez seni.

Aşık Karhüseyin farkı ırkı,
Ne derisi para ne de kılı,
Sakın ha ! aldanma rengine sarı,
Dur dersin durmaz korumaz seni..

12 . Kasım . 2009
Kastamonu
 

      AKKUŞ Akkuş'un başında kara dumanı,
Özledim ama koymuyor felek.
Şimdi tam mantar toplama zamanı,
Özledim ama koymuyor felek.

Argan yaylasına çıksam otursam,
Seyretsem Akkuş'u selam götürsem.
Varıp Kertil'e et mangal yesem.
Özledim ama koymuyor felek.

Gelecekte gülüm, gelecek bir gün.
Allah'ın izniyle gelmezse ölüm.
Akkuş'ta yaşamak bir başka dügün.
Gideceğim ama koymuyor felek.

Kendin ye kendin pişir mangalda,
Eti başkadır lezzeti bir başka,
Argan yaylası'nda sırrı otunda.
Şurada az kaldı koymuyor felek.

Yavrun Celemedin el sallar sana,
Argan yaylası karşında baksana!
Yar ile muhabbet zevki sefaya,
Ermek güzel ama koymuyor felek.

Argan yaylası'nın kar olur başı,
Kulağımda çınlar efil havası,
Cennetden mi ? çıktı acep burası,
Karahüseyin'i koymuyor felek.

Aşık Karahüseyin'de ezelden,
Felek ayırdı Ceyhanlı Köyü'nden,
Soğuk suyun zemzem,sanki Cennet'ten.
Canım gelmek ister koymuyor felek.

                   HÜSEYİN ALTUNOĞLU
                        06 Kasım 2009
                       Kastamonu

 YANLIZ KURD'A

Beni dinle yanlız kurd'um,
Çakallarla dostluk kurma.
Ben bilirim, benim yurdum.
O yurdlarda fazla durma.

Yükseklerden bak yürüme!
Dere kenarına inme.
Kangallara çok görünme!
Köpekden dost olur sanma.

Yollar hep yokuşa gider.
Beterden de vardır beter.
Sana tavşan, ceylan yeter.
Sürülere pek yaklaşma.

O dağlarda çok göründüm.
Nice, nicesini gördüm.
Boşa gezdim, geçti ömrüm.
İn'in önünde uyuma.

Yolunu keser avcılar,
Postunu gergiye çakar.
Duman verir, in'in yakar.
Sakın benim gibi olma.

Aşık Karahüseyin'i,
Nasihatım, dinle beni;
Tahmin eder, bilir seni.
Gözümü geride koyma!.

03.11.2009
Kastamonu  
 
MEHMET ÇAKIR'A

Ey Mehmet Çakır, can soydaşım.
Sizin diyarı dolaştım.
Kazancıdan mantar topladım.
Sizin evlerin önündeyim.

Gözlerim ağlar, hüzünlendim.
İçerim yanar çoktur derdim.
Bir ayran olsaydı içerdim.
Yeni geldim ben, izindeyim.

Halilağa'yı unutamam,
Nürettin'ede benden selam.
Deli Şükrü evde yok, kalsam.
Yolum uzak nasıl gideyim.

Şahinağa'ya rahmet olsun.
Çakuron Murat yokki! sorsun.
Çeşmeler akmaz, tutmuş yosun.
Ağlıyorum çok hüzündeyim.

Kürthasan'ı ben,çok özledim.
Çokcada ekmeğini yedim.
Hamidin Şükrü eniştemin,
Ruhlarına dua edeyim.

Hep,evler yasta,tütmez baca.
Kuşlar yuva yapmışlar dama.
Evde ise Kütmeğin Kaya,
Gideyimde bir çay içeyim.

Kürthasan'ın Hikmet nerede?
Selam söylen gelirse size.
Herkez burda olsaydı keşke!
Acı soğan ekmek yeseydim.

Aşık Karahüseyin derim.
Yine tazelendi dertlerim.
Bunlar hep benim sevdiklerim.
Yad etmeden ben gidermiyim.
              HÜSEYİN ALTUNOĞLU
              12 Ekim 2009
              Akgün Köyü
              Çakırlar Mah  

DUYAN YOK MU? 

Herkez çekip giitmiş bizim diyardan.
Üçbeş çakal kalmış, bir iki Aslan.
Aslanlar yaşlanmış, çıkmaz yataktan,
Geceleri cirit atar çakallar.

Giden gitmiş ölen kendin kurtarmış,
Geriye kalanı ateşler sarmış.
Hep iyi dilekler sözlerde kalmış.
Gündüz insandır gece çakallar.

Bilmiyorum gayri sonumuz noluuur,
Birgün o evlere kilit vurulur.
Evler alev, alev küller savrulur.
Küllerine bostan eker çakallar.

Biri çıkmış diyor hak ettin işte,
Sıra sende korkarım bu gidişte,
Erkekliği kalmış hayelde düşte.
Gündüz uyur gibi gece çokarlar.

Lafınan olmuyor köyü sevmesi,
Uzaktan tatlıdır davulun sesi,
Soran yok mu? neden bu neyin nesi!
Gündüz su dökerler gece yakarlar.

Yapan yanlış yaptı Tokun Osman'a
İyilikler haka geçmez baksana,
Aslanın yurdu boş kalır sanma
Gündüz vah der gece ateş basarlar.

Aşık Karahüseyin korkumuz bu!
Ne olacak bu köyümüzün sonu,
Bu gidişte gelip kalan olur mu?
Size sölüyorum beni duyanlar...

22 Ekim 2009
Kastamonu

    DİBEKLİ KAYA

Benim hayel dostum Kaya eniştem,
Tanısaydım seni görseydim keşkem.
Sizin halanız çakır kızı ebem.
Ilğaz Dağlrı'na gelki göresin.

Fark etmez bize, ayrılık nedir!
Yeter ki sağ olsun, kalblerimiz bir.
Bir gün Kazancıda yollar kesişir,
Kazancı şenlikde belki göresin.

Benim korktuğum ayrılık değil.
Kökten ayrılır tanımaz nesil.
Dallar kurur gider kalır mı? yeşil.
Korktuğum budur zorki göresin.

Dalda böyle durmaz düşecek üzüm.
Gurbetin malında yoktur ki! gözüm.
Özler ayrılmasın budur son sözüm.
Acımı, tatlımı yeki görsin.

Demir gibi paslanırım yanarım.
Unutur hısım,akraba sanarım.
Bir gün gelen olmaz karip mezarım.
O zaman ayrılığı ölki göresin.

Aşık Karahüseyin hak ver bana.
Oğlum yaban alır kızım yabanda.
Bizden olsunda olsun çobanda.
Olmazsa el olur alki göresin.

17.10.2009
Kastamonu

Bu şiir'imi sn.Kaya ÇAKIR.a hediye ediyorum

        CEMAL'A

Gezdim ,gördüm bizim köyü perişan.
Çakmak, kiprit elde dolaşanlar var.
Ne samanlık kaldı nede bir mekan,
yakmak için fırsat kollayanlar var.

Zaten kimseler yok,yaşlı analar,
Sabahlar olmuyor,kabus uykular.
Onlar'da bilmiyor nedir'ki suçlar.
Kiprit ellerinde dolaşanlar var.

Kedinin aslan'ı boğar misali,
Gafiller bilmez mi? bu dünya fani.
İnsanlık bumudur! yapmaz yabani.
Çakmak ellerinde dolaşanlar var.

Zaten viran yurtlar, tütmez bacalar.
Yara sargı tutmaz gittikce azar.
Yaşlı ana,baba yatakta sızlar.
Benzin şişesiyle dolaşanlar var.

Size seslenirim! bire,yiğitler,
Bizim köyü basmış çakallar,itler,
Yaşlı,eller tutmaz kalmış yetimler.
Meydanı boş bulmuş uluyanlar var.

Cemal kime ne der suçu nedir ki?
Şimdi samanlığı, önceden evi,
Yıllarca bu köye etti hizmeti.
Kör olası gözleri, görmeyenler var.

Aşık Karahüseyin dur diyen yok,
Şöyle, böyle olsun akıl veren çok.
Tahminen hedef belli erişmez ok.
Feryatlar çok ama duymayanlar var.

30 Ekim 2009
Ceyhanlı Köyü
Bolalıuşağı mah. 
--------------------------------------------------------------------

AHRETDALI'YA

Ahretdalı kardeş canım gardaşım!
Şu gurbeti bilirmisin? tarif et.
Küçük yaştan gurbet ile savaşım.
hasret nedir? bilirmisin tarif et.

Ne anılarımız kaldı geride,
Ana,baba,kardeş kim bilir nerde?
Koyun güttüğümüz Celemedin'de,
Sevda nedir? bilirmisin tarif et.

Bana göre gurbet evden dışarı.
Ölüm varya!belki gelinmez gayrı.
yakın,ırak farketmez hepsi aynı.
Özlem nedir?bilirmisin tarif et.

O köylerde kaldı alın terimiz.
Yokluklar olmasa terkedermiyiz.
El kapılarıda kulluk ederiz.
Sevmek nedir? bilirmisin tarif et.

Gerçek Aslan ayrı kalmaz yurdundan,
Derdim onun için zorumda ondan.
Dağılıdı sürü haber yok kuzudan,
Göçmek nedir?bilirmisin tarif et.

Aşık KARAHÜSEYİN bir olalım.
Bizde kendimize bir iş kuralım.
Gidenler dönsün olmasın ayrım.
Sıla nedir? bilirmisin tarif et.

       HÜSEYİN ALTUNOĞLU
      23.09.2009
      Kastamonu

Bu şiirimi Ahretdalı Rumuz ile bana görüş yazan arkadaşıma hediye ediyorum
--------------------------------------------------------------------------------------------
ANASIZ BAYRAM

Birtek kuzusunu yüce dağlara,
Güvenip salan anam iyimisin.
Ben gurbetellerde sende sılada,
Yapayanlız kalan anam iyimisin.

Bu mubarek günde ben nöbet yerinde,
Sen hastahanede Niksar elinde,
Kimlerin var ki başucuna gelse,
Derdimi bilen anam iyimisin,

Yirmi yıldır bayram yüzü görmedim.
Nasır ellerine yüzüm sürmedim,
Ağlamaktan fazla görmez gözlerim.
Göz yaşımı silen anam iyimisin.

Hastalansam başucumdan gitmezdin,
Beni hasta diye yemek yemezdin.
Gece gündüz göz yaşları dökerdin.
Uğruma ölen anam iyimisin.

Gurbetin ekmegi suyu zehirdir.
Gelecek yıl Kadirmevlam kerimdir.
Öp şu gözlerimden sancımı dindir.
Derdime derman anam iyimisin.

Aşık Karahüseyin bu bayramda,
Gelemiyom koymaz! engel arada.
Yorgun gözlerinle bakma yoluma.
Yorulmuş, yorgun anam iyimisin.

Babam Bayram ama bayramsız bayram.
Bebek olsam kollarında uyusam.
Hiç lokma yemem sizi aç koymam.
Kol kanat geren anam iyimisin.

             20.09.2009

                    HÜSEYİN ALTUNOĞLU

           Pazar.Ramazan bayramı    
-------------------------------------------------------------------------------
       AKGÜN KÖYÜ

Akgün köyü,gurbet elden selam sana.
Gelemiyoz,şu felek koymaz neçare.
Benim gibi gurbette kalan dostlara,
Bu günde pazar bizi bekler neçare.

Hey gidi Akgün Köyü yiğidin harmanı.
Şimdi Celemedin'de yayla zamanı.
Bu yıl yine şenlendi, çoştu Kazancı.
Bak,Çakırlar'da evler küsmüş neçare.

Hiç giden gelmedi,kalanlarda öksüz.
Analar,babalar der,gelmese şu güz.
Ne at kaldı nede ekizleyen öküz.
Traktörler susmuş çalışmaz neçare.

Kallık ile Ermeydanı'nın arası,
Yiğitleri şahandır,kartal yuvası.
Tahtalığın,mehteri Sabri ustası,
O da göçmüş gitmiş,yazık neçare.

Dilaver dayım vardı akgün'ün gülü,
Halka hizmet için verdi ömrünü.
O,pazar'da Rahmetli Cinüsüyün'ü,
Onlarıda kaybettik yoktur neçare.

Şişmanım çıkamam köktürün yokuşu.
İçtikce can verir,şu kallığın suyu.
Ak fasülye boldur olsa turşusu.
Deli Şükrü yanlız kalmış neçare.

Hiç unutamam Aligülü'nün Filiği,
Sormadan geçsem dövmezmi beni.
Totaç İsmayıl'ın Karahüseyin'i,
Çok özledim ama yok ki neçare.

Bende gurbetellerin olmuşum kuşu,
Şükürevi,dibek'i,kaleboyun'u,
Yandıra'nın Rahmetli Filik çavuşu.
Evlere asma kilit vurmuş neçare.

AŞIK KARAHÜSEYİN yanıyor içim,
Bizde aynı dertdeniz,zoraki geçim.
Beni sorsan yavruna, bilmezki bu kim.
Hısım,akraba bilmez oldu neçare.

       HÜSEYİN ALTUNOĞLU
      17 Eylül 2009 Perşembe
      KASTAMONU
------------------------------------------------------------

İŞTE BENİM

Kurumuş,yaprak olmayan,
Dal gördünmü? Biri benim.
Gözünde yaş kurumayan,
Kul gördünmü? biri benim.

Polensizdir çiçeklerim.
Arısızdır peteklerim.
yiyenleri zehirlerim
Bal gördünmü? işte benim.

Gelen,giden tiken ekmiş,
Haremiler yolum kesmiş.
Yarasalar yuva yapmış,
Han gördünmü? biri benim.

Gidiyorum iniş,yokuş,
Dermanım yok değeş,tokuş,
Alıcı kuşları çokmuş,
Yol gördünmü? biri benim.

Ben,feleğe hep küskünüm.
İnilerim çok düşkünüm.
Gurbetellerde sürgünüm,
Yar gördünmü? işte benim.

Dalına bülbül konmayan,
Yaprağına karlar yağan,
Domurcukken açamayan,
Gül gördünmü? İşte benim.

Aşık KARAHÜSEYİN'im
Doğru sözden çekinmedim,
Lal olası ağzım, dilim,
Dil gördünmü? işte benim.

       HÜSEYİN ALTUNOĞLU
      15.09.2009
      KASTAMONU

--------------------------------------------------------------------------------
SATIYORUM

Bendeki bu kötü derdi,
Alan varmı? satıyorum.
Kayıp ettim benliğimi,
Gören varmı?arıyorum.

İsteyene para sormam,
Değerine kefil olmam.
Beğenmezsen geri almam.
Alan varmı? atıyorum.

Bende insan bende kulum.
İçim yanar, budur zorum.
Anladım ben bende yoğum,
Bulan varmı? soruyorum.

Yapıştı cana bırakmaz,
Allah bilmez,kul tanımaz.
Süründürür canım almaz,
Soran varmı? yakıyorum.

Keşke bundan bi kurtulsam,
Tövbe daha geri koymam.
Altın olsa yerden almam.
Yiyen varmı? Döküyorum.

Aşık KARAHÜSEYİN'im
Gam satarım budur işim.
Bundan uzak olsun başım,
Diyen varmı? Gidiyorm.

    HÜSEYİN ALTUNOĞLU
    20.08.2009
    KASTAMONU
----------------------------------------------------------------------------
    ŞEVKİ GARDAŞ

Vay benim can dostum Şevki gardaşım.
Bulanıklı şimdi üzgün duydunmu!
Gurbet ellerinde akar göz yaşım.
O dereler ızsız kalmış duydunmu!

Suç ne sende,ne onda,nede bende!
Benim bu feryadım kahbe feleğe!
Ne koyun var nede keçi melese.
Tollukda kimseler yokmuş duydunmu!

Abdulla göçmüş,gitmiş oradan,
Heygidi Hikmet ağa rahmetli baban.
Kimseler kalmamış herşey boş yalan.
Hıdıro kayalar bomboş duydunmu!

Tongaz dayı ölmüş rahmet eylesin.
Tek başına oğlu Salih neylesin.
Bir genç yok ki cevizleri dökesin.
Hep kurumuş talan olmuş duydunmu!

Aklıma geldikce gözlerim dolar,
Akan çoşkun ırmak hüzünlü çağlar.
Yok,İsmail ile Ahmet ağalar.
Değirmen dönmüyor,küsmüş duydunmu!

Cevizin dibinde kalmış yaşlılar.
Belki düşer diye dibini yoklar.
İnşallah sincaplar döker kargalari,
Cevizler dallarda kalmış duydunmu!

Aşık KARAHÜSEYİN suçumuz ne!
Kimden davacıyız gidelim kime.
Küpdibi Murat da yoktur Eğri'de
Yurtlarımız viran olmuş duydunmu!!!?

                         HÜSEYİN ALTUNOĞLU
                         07.Eylül 2009
                         KASTAMONU

---------------------------------------------------------

MEYVELİ KÖYÜ

Irmağın ılgıt,ılgıt akışı,
Can verir sana meyveli köyü.
Küçük ırmak ile büyüğün aşkı,
Kan verir sana meyveli köyü.

Anamın ana yurdu meyveli.
Meyveli köyün çotur cevizi.
Ninni söyler bana ırmağın sesi.
Hayranım sana meyveli köyü.

Irmağın senin kevsere benzer.
Güzeller,düğünde semah çeker.
Sonbahar gelir ceviz dökerler.
Yakışır sana Meyveli köyü.

Köyün içinden akıyor ırmak,
Üç beş gün kalsam olmazki doymak.
Yombacak gilden yetermi bakmak!
Kurbanım sana meyveli köyü.

Bağderesinden,Nohutyeri'nden
Gelinler,kızlar gelir düğünden.
Eğride kaldı eski değirmen.
Övğüler sana Meyveli köyü.

Bulanıklı'nın yokuşu çoktur.
Gıldırlarda bal,aratmaz doktur.
Vah!pısaklı'da kimseler yoktur.
Üzgünüm sana Meyveli Köyü.

Çoğonlu'ya selam Zehni Muhtar'a,
Gıldırlar'da koca Haydar'a
Karasan gilde Sıçan Yusuf'a,
Selamlar sana meyveli köyü.

Esköyün altına varsam otursam,
Odun toplasam manğalı yaksam,
Tutsam taze balığı kızartsam.
Afiyet sana meyveli köyü.

Aşık Karahüseyin,özledim.
İller dolaştım,böyle görmedim.
Bülbül misali seyrana geldim.
Aşığım sana Meyveli Köyü.
            HÜSEYİN ALTUNOĞLU
             Mayıs 2009

-----------------------------------------------------------
AYAZ GECELER


Ayaz gecelerde nokta kulübelerde,
Yıldızları saya saya bitiremedim.
Çelik yelek sırtımda tüfeğim elimde,
Sabahlar olmuyor zaman geçiremedim.

Eller zevki sefasında tatlı uykularda,
Bunca yıldır nöbette el kapılarında,
Ellere ekmek kolayda bizimki zorda.
Çalıştım çırpındım kolay geçinemedim.

Kimse kimseyi anlamaz,vermiyor kıymet.
İnsanlığa değer yok,herşey para,pul,servet
Birgün güneş doğar,sabahlar olur elbet.
Aha bugün,ha yarını getiremedim.

Çok çalıştım az pay aldım sesim çıkmadı.
Aferin demediler kıymetim olmadı.
Çok yüklendim gidemiyom,dizde fer kalmadı.
Ben vardıkca menzil kaçar götüremedim.

Olur dedim,olmaz dedim arada kaldım.
Çuval,çuval götürdüler azı ben aldım.
Yıldızlara el uzattım tutunamadım.
Dost kervanım çölde kaldı aşıramadım.

Aşık Karahüseyin şu yirmi yıldır,
Dertlerim hep çoğalıyor,yiğitsen kaldır.
Dünyada ömür dediğin zehirden baldır.
Neyim yanlış neyim doğru düsünemedim.

                                HÜSEYİN ALTUNOĞLU
                               11-12.08.2009
                                KASTAMONU
------------------------------------------------------------

SÜLÜMANLI

Sülümanlı mahallemiz,
Seyitgile çok gideriz.
Celallarda çay içeriz.
Sohbetine doyum olmaz.

Yanık değirmenin yanı,
Özledim Durmuş Yılmaz'ı,
Sohbetine bazı bazı.
Pelitlere kıyım olmaz.

Palanın açıkbaş Mehmet,
Ev yaptı verdi kıymet.
Bilenlere büyük nimet.
Bundan sonra ölüm olmaz.

Halilli deresi çağlar,
Yanık,yanık yürek dağlar.
Buralarda başka bahar.
Güzelliğe yorum olmaz.

Sülü ile pala kalmış,
Pala amca çok yaşlanmış.
Durmuş dayı sakatlanmış.
Kısmet belki görüm olmaz.

Elveda,ey!sülümanlı,
Ölmezsem gelirim bazı.
Allah sizden olsun razı.
Birbirine zulüm olmaz.

Aşık Karahüseyin'i,
Helallaşak ver elini.
Tez zamanda bekle beni.
İnşallah bir durum olmaz!.
        HÜSEYİN ALTUNOĞLU
        Mayıs 2009
        Ceyhanlı köyü  

-------------------------------------
YÜZSÜZ


Bu dünyayı ben nedeyim,
Çirkin güzeli sararsa.
Sıram gelsin tez gideyim,
Kedi aslanı boğarsa.

Günahları deniz gibi,
Görünmez küpünün dibi.
Adam değil nankör kedi.
Toplum içinde gezerse.

Bunasıl bag bahcıvanı,
Bülbül sanar kargaları.
Bilmez gül derme zamanı.
Dikeni gül sanıyorsa.

Bilmez ahmak iyilikten,
Yağ çıkartır sineklerden.
Ot vermeden ineklerden,
Oturup süt sağıyorsa.

O anlar benim sözümü.
Boyamış yüzsüz yüzünü,
Kediler gibi gözünü,
Utanmadan yumuyorsa.

Aşık Karahüseyin'i,
Akıllıyı sevmez deli.
Gülenlerde gülmeyeni,
Ağlar diye kınıyorsa.

   AŞIK KARA HÜSEYİN
       18,08,2009
       KASTAMONU


-----------------------------------------------------
İSPENLİ
Nasıl tarif etsem ispenli seni.
yıkılmış evleri demesem olmaz.
İçi doldurma sini böreği,
Lezzeti başka yemesem olmaz.

Küçükırmak,bağdere arası,
Buradadır alabalığın hası.
Olsada yesem mısır çorbası.
Düğünü hoştur gitmesem olmaz.

Çalar düğünde çifte davullar,
Semah çeker gelinler,kızlar.
Kazanlar etle dolu masalar.
Israr ederler almasam olmaz.

İspenli köprüsü betondan şimdi,
Geçerken sallanırdı eskisi.
Cevizi bol olur mehşur kireni.
Eski muhtarı görmesem olmaz.

Gurbetel almış gitmiş gençleri,
Yaşlı ana,baba kalmış geri.
Ağlamaktan bak şişmiş gözleri.
Nasır ellri öpmesem olmaz.

Gülahmet ölmüş,yaşlılar hasta.
Kimisi ağlar yıllardır yasta.
Yorğun gözle bakar gurbet yoluna.
Dostum Dursun'u sormasam olmaz.

Aşık Karahüseyin ne desin.
Dilerim Allah'dan hasret bitsin.
Son arzum giden tez geri gelsin.
Sebebe sitem etmesem olmaz...

                   HÜSEYİN ALTUNOĞLU
                        Mayıs 2009
NOT:BU ŞİİR MEYVELİ KÖYÜ İSPENNİ MAHALLESİNE
HİTABEN YAZILMIŞTIR
 -----------------------------------------------------                   


BOLATLIUŞAĞI


Bolatlıuşağı'n önü pelitlik,
Güneyinde öter kınalı keklik.
Kuzeyine düşer asri mezarlık.
Yedikce ballanır armudu hoştur.

Sıra sıra evler yol boyu düzgün.
Yavrular gurbette analar üzgün.
Halilli deresi busıra azgın.
Değirmene vardım kimseler yoktur.

Bolatlığilin dere akar inişe,
Karşı yokuşları süslemiş meşe.
Herkez burda olsa görüşsek keşke.
Kimileri göçmüş evleri boştur.

İndim kararuğa kekik kokusu,
Çıkamıyom erikliğin yokuşu.
Baki dostum ölmüş gönlümün kuşu,
İnşallah mekanı cennetde kuştur.

Eskiler gitmiş göçmüş dünyadan,
Soğuk su içtim bestek pınarından.
Keçi yoğurdundan ekşi ayrandan,
Meçburuz ama ayrılmak zordur.

Karahüseyin hep hısım akraba.
Belki nasip olmaz gelemem daha,
Bolatlıuşağı size elveda.
Gönülleri cömert gözleri toktur.
HÜSEYİN ALTUNOĞLU
Mayıs 2009
Ceyhanlı köyü.

-------------------------------------------------------------------
SEYDİBAG
Ey,seydibag halen gelin gibisin,
Yine avaz avaz öter kuşların.
Çok ağladım düzlerinde bilirsin.
Halen kurumamış gözüm yaşlarım.

Koskoca kırkbeş yıl nede tez geçti.
Ağırdı saçlarım dişlerim düştü,
Zalım gurbet beni yedi bitirdi.
Ahirete kaldı bütün düşlerim.

Gençlik sende geçti anılar sende,
O zamanki dostlar bilmem ki nerde.
Endeğerli yıllar kaldı geride.
Unutmak kolay mı? İnan özledim.

Buz su getirin Ekşipınarından,
İçerim yanıyor içsem suyundan.
Aslanım Osman,Camal dayımdan,
Ah! onlar varken ben çakal görmedim.

Kırali dedemden tek bir mirassın,
İsterim torundan toruna kalsın.
Bu dünya durdukca sende durasın.
Çilemiz biterse döner gelirim.

Aslanların yurdu,yiğit harmanı,
Güzeller yaylası,aşıklar bağı,
Öksürük pınarından sovuk suları,
İçsem de kar etmez yanar içerim.

KARAHÜSEYİN den sendemi? bezdin,
Sen niye üzgünsün nedir ki? derdin.
Çoğu aşıklara kol kanat gerdin.
Gel,küsme,darılma şaka söyledim...
                                HÜSEYİN ALTUNOĞLU
                                  Mayıs 2009
                                  Ceyhanlı köyü
                                  Seydibag mevkii     

---------------------------------------------------------------
SAKIN

Domuz deresine armut aşladım.
Gelip geçerken sakın taşlama.
Onun gibi diktir her zaman başım,
Meyve için gidip dalını kırma.

Daşörüsü keğe çıktığın zaman,
Eger Alaçugu sarmışsa duman,
Anla ki! buğün savrulmaz harman.
İnada kapılıp sakın başlama.

Karayele karşı kurma patozu,
Motoru tıkar samanın tozu.
Kaza fazla basma geçmez otuzu,
Motoru yersin ha! sakın yavaşla.

Daruluğa bi çık etrafa bakın,
Günahlar tartılır az kaldı yakın.
Eğer istersen zilleri takın,
Kolbastı bilmezsen sakın oynama.

Duydum ki hırsızlar gitmiş hacıya,
Vurdukca yüzüne başın kaşıya,
Dişleri kalmamış kemik yalaya,
Git işine bana sakın dalaşma.

KARAHÜSEYİN der nizam kuralım,
Gel ikimiz günahları tartalım.
Hadi hangimizin çoktur bakalım.
Kesin seninki çok,sakın ağlama.

Bu dağların dili olsa söylese!
Senin suçlarını herkez öğrense.
Bu korkuluklarda adam öyleyse.
Cinmi? seytanmısın! sakın yaklaşma.
                        Haziran 2oo9
              HÜSEYİN ALTUNOĞLU
                    KASTAMONU
       
---------------------------------------------------------------

ŞAŞKIN
Şaşkın ceylan nazlı kuzu
Sözlerime kızmayasın.
Bu dağların çok yokuşu,
Yorulup da kalmayasın.

Gülen yüzün puslanmasın,
Kara gözler yaşlanmasın.
Temiz kalbin yaslanmasın.
Hak yolundan caymayasın.

Yükseklere çıkma sakın,
Kartallar arkanda yakın,
Çakal ile aç kurtların,
Sofrasında olmayasın.

Mah cemalin daim gülsün,
Seni sevmeyenler ölsün.
Dikkat eyle iyi düşün.
Düşüp yerde kalmayasın.

Güvenme sahte dostuna,
Saman basarlar postuna.
Avcılar yatar pusuda.
Tuzağına düsmeyesin.

KARAHÜSEYİN ben gördüm.
Dostun kurşunuyla öldüm.
Ölmeden kabre gömüldüm.
Benim gibi olmayasın...
11.07.2009
kastamonu

-------------------------------------------------------------

SEVEN SEVMEYEN

Ilgaz dağlarından sizlere selam,
Gönderiyorum dost,alan sağ olsun.
Hasretiniz burnumda hep buram buram
lütfedip de bizi soran sağ olsun.

Bu fakirlik bizi böyle ayıran,
Söyündü yurdumuz ettiler viran.
Ölürsek gurbet de haberi duyan,
Koşup cenazeme gelen sağ olsun.

Gönüller her zaman hasret gönüle,
Bülbülün feryadı niye ki? güle.
Duyup da gelemezseniz  ölüme,
Arkamdan fatiha veren sağ olsun.

Bu dünya fanidir bizede kalmaz.
Kalır zannedenler sizede kalmaz.
Bülbülü cavradan gülede kalmaz.
Yıkayan, suyumu kuyan sağolsun.

Sakın ha!demeyin,daha ne!erken,
Size vasiyetim dilim dönerken.
Kefenlenip mezarlığa giderken,
Gelip tabutumdan tutan sağolsun.

Bir gün bedenimiz girer toprağa,
Ölüm bizim için bütün canlıya,
Mezarımı kazan,kabre koyana,
Enson talgunumu veren sağolsun.

KARAHÜSEYİN ni seven,sevmeyen,
Yüce Allah rahmet eylesin diyen,
Herkeze teşekkür olsun şimdiden,
Bizden sonrasına kalan sağolsun...
                            23.03.2009

                  HÜSEYİN ALTUNOĞLU
                       KASTAMONU

  -------------------------------------------------------------

OĞLUM
Benden ne istersin oğlum?
kör kısrak atım mı var?
işte böyle vahim durum.
İstanbul'da katın mı var.

Sende çalış kazanırsın.
yer,içersin sulanırsın.
Boş yatarsan yalanırsın.
Ak denizde yatın mı var?

Bunlarıda zor kazandım.
Çok çalıştım uyumadım.
Gece yıldızları saydım.
Gök yüzünde jetim mi var?

Boş sofrada çok avunduk.
El evinde bekçi olduk.
Öküzünen eşek koştuk.
Büyük teker jipim mi var?

Malım mülküm hepsi aha!
Ne kaldıki ne var daha
Kaberdin bez bacağımda
Amerikan kotum mu var?

İnekde yok kimi sağsak.
Kel kafada tüymü yolsak.
Nasırlaşmış çıplak ayak
Kara lastik, botum mu var?

Karahüseyin ben buyum.
Anamdanda çıplak doğdum.
Kefenimi ancak buldum.
Yoksa başka adım mı var?
                05.NİSAN.2009
                HÜSEYİN ALTUNOĞLU
               KASTAMONU 
 
 ---------------------------------------------------------
    
ELBET

Parayınan pulunanmı,
Bu dünyada kadır kıymet.
Sevmıyorsan zorunanmı,
Bir gün seven olur elbet.

Karar senin sen bilirsin
yanılmışım eyvah dersin.
Unutma ki sebep sensin.
kadir mevlam görür elbet.

Düz ovada olmaz maral.
Bende neyin varsa gel al.
Kaderinle baş başa kal.
Doğan bir gün ölür elbet.

Yol her zaman düzgün gitmez,
Çekmeyinen çile bitmez.
Arzulara ömür yetmez.
Ölüm ani gelir elbet.

HÜSEYİN i öldü farzet,
Boynu bükük bırakıp git.
Hakkın varsa gel helal et.
Hak yediyi bulur elbet.

o7 Haziran 2OO8
HÜSEYİN ALTUNOĞLU
KASTAMONU
-------------------------------------------------------------    
 
MEZARCI
Ömrüm sonu geldi az kaldı yakın,
Yol kıyına kabrim kazma mezarcı,
Yar gelip geçtikçe bir taş atmasın,
Baş ucuma ismim yazma mezarcı.

Vefasız yarin görmediği yere,
Götür uzaklara duymasın kimse,
Kapıldık işte aşkın seline,
Neyin nesi diye sorma mezarcı.

Kimsesiz kabul et hak talep etme,
Dostlar gibi sende bırakıp gitme,
Mezarın ücreti bilmemki kimde,
Helal et hakkını alma mezarcı.

Bacı yok ,gardaş yok,el eli sormaz
Her kime sorsam sadık dost bulunmaz,
Kimsesizlerin mezarı sorulmaz,
Kefen bulamazsan sarma mezarcı.

KARAHÜSEYİN mezarım üstünde,
Ot bitsin,koyun yesin versin süte,
Gıda olur canlara,gonca güle,
Üstüme taşları koyma mezarcı.

Çabuk at git beni kara toprağa,
Az sonra melekler başlar hesaba,
Çok vereceğim var zalım soysuza,
Belkide hortlarım durma mezarcı.
               HÜSEYİN ALTUNOĞLU
                 01.06.2009
                KASTAMONU
-------------------------------------------------------
KÖYÜM

Köyüm sana cennet desem yakışır
Güzellerin nazlı, biraz naz olur
Öpülesin nasır eller çalışır
Haram lokma yemez aşı bol olur

Hıdırellez boğmalıkda kutlanır
Yaylamızda koyun kuzu otlanır
Katran fırınında fındık toplanır
Köyüm senden ayrı kalmak zor olur

Koyuneğreğinin çileği güzel
Baldanda tatlı yaparlar reçel
Yaz bahar ayında çık sende gel
Adından bellidir koyun bol olur

Dış kayanın önü güneye bakar
Külekçili köyü ona el sallar
Fasulyesi boldur ne çok satarlar
Her hafta gider akkuş yol olur

Süleyman,seyitler kardeş mahalle
Ihlamur,kekiği dermandır derde
Kimseler kalmadı gençleri nerde
Elması meşhurdur hepsi al olur

Keluşağı mahallesi köyün ortası
Köyluğrunun eser acı poyrazı
Kara oğlan pınarı can damarı
Zemzem suyu gibi içmek hoş olur

Gelegele geldik topçamlık şirin
Nasıl tarif etsem yaram çok derin
Yandı gitti çamlar kül oldu evim
Aklıma geldikçe bağrım köz olur

Daruluğu sorma kimse kalmadı
Güdürgenin ise baldır kirazı
Bana göre ceyhanlının ovası
Güneş erken doğmaz biraz kuz olur

Bolatlı uşağının orak armudu
Sıra sıra evler doğru yol boyu
Ah olsada yesem keçi yoğurdu
Eskiden çok idi keçi çok olur

Karahüseyin de kurbandır sana
Selam olsun benden bütün halkına
Dürdane anama,Bayram babama
Gündüz hayalimde gece düş olur
           
            HÜSEYİN ALTUNOĞLU
            01.05.2009
            KASTAMONU
----------------------------------------------------
NOLUR
Koyun kuzu melemeyen
Celemedin olsa nolur
Bacaları hiç tütmeyen
Evlerimiz olsa nolur.

Oğlum kızım gitti gelmez
Sorsam mezarımı bilmez
Gözlerimin yaşı dinmez
Mahcemalim gülse nolur.

Korkarım kapanır yolu
Umarım biz son konuğu
Feryadımı duyan yokmu?
Umursuzlar duysa nolur.

Bak yıktılar hep yaktılar
Yerine bostan ektiler
Dermeden çekip gittiler
Böyleleri ekse nolur.

Doğru düşün gerçek konuş
Bizim sürü kaybolmuş
Çoban ölüsünü bulmuş
Karabaş it gelse nolur

Karahüseyin öylemi!
Lafınan yürümez gemi
Hesaba katma nineni
sağ olupta dursa nolur.
     HÜSEYİN ALTUNOĞLU
      19/04/2009
       Kastamonu
 -------------------------------------------------------- 

VİRANE KÖYÜM
Nasıl tarif etsem köyüm ben seni
Boşaldı yurtların kalan olmadı
Gençlerin gitti,geri dönmedi
Söyündü ocaklar yakan olmadı.

Bu fakirlik bizi sürdü gurbete
Gözü yaşlı anam kaldı geride
Bilmem akıbeti kim bilir nerde
Kaldı gerilerde bakan olmadı.

Çoktan yıkıldı doğduğumuz evler
Yok oldu gitti ağalar beyler
Boşaldı yaylalar söyündü köyler
Yıkılan evleri yapan olmadı

Çok dolaştım yorgan çuval omuzda
Dağ başlarında naylon çadırda
Kızıl ottan yastık baş altında
Kazandım payımı veren olmadı.

El kapılarında hizmetçi olduk
Bodrum katlarda çok yıl oturduk
Bazen kuru ekmek soğanla doyduk
Kazan dairesinde soran olmadı.

Ah kara hüseyin var mı farkımız
Kırıktır dişleri dönmez çarkımız
Yazmakla bitmez bizim kahrımız
İnsan yerine koyan olmadı.
          HÜSEYİN ALTUNOĞLU
       11/04/2009
       KASTAMONU
---------------------------------------------------------------- 
TOPÇAMLIK
Top çamlığa ateş düşmüş
Yanıyordu kurtaran yok
Yaralarım göz göz olmuş
Kanıyor da bir saran yok

Kara Salih yataklarda
Kara bayram sokaklarda
Yem olmuşuz kurda kuşa
Biri gelip soran da yok

Çamlar yandı küle döndü
Dostlarımız ele döndü
Gözyaşımız sele döndü
Tez gelip de silen de yok

Gurbet bizim yolumuzu
Sıkı bağlar kolumuzu
Köpeksiz köylerin kurdu
Yakalayıp boğan da yok

Top çamlığım üzülme sen
“Dile benden ne dilersen”
Evel dalında ötüşen
O kuşlardan gelende yok


Kara Hüseyin diyenler
Yumurtamızı yiyenler
Bak tavukları kestiler
İyilikten bilen de yok.
24/25-03-2008
KASTAMONU
------------------------------------------------------------
ELLER
Aglanacak bu halime
Gülsem bana gülmezler mi?
Gülmelerim hep kendime
Serseri bu demezler mi_

Düş bir kere gör halini
Kim kaldıracak ki seni,
Kimseler tutmaz elini
Düşmeseydi demezler mi

Ne fark eder sen cok yaşa
Yaşadıkça gelir başa
Göz yaşların hepsi boşa
Yalan ağlar demezlermi.

Ben bunları işte gördüm
Parçalandım da bölündüm
Sürüm, sürüm hep süründüm
Azdır bile demezlermi

İyilere sözüm yoktur
Kötülerden iyi çoktur
Sağlığında herkez dostur
Ölmeseydi demezler mi?

Ömür biter ah,vah derken
Kimi biraz kimi erken
Sala binipte giderken
Çok ağırımış demezler mi?

Kara hüseyin mezarı
Beni seven has topragı
Sevmeyenler atar taşı
Oh gördünmü? demezlermi!
04/03/2009
ILGAZDAĞLARI/KASTAMONU 
----------------------------------------------------------         
ŞEREF AĞA
Sende benim gibi yandın yıkıldın,
Sende terkeyledin beni yalan mı?
Sen herkesi kendin gibi mi sandın ?
Sende bir taş vurdun yalanmı?

Doğruyu söyledim suçlu ben oldum.
Mahkeme kuruldu,kadı sen oldun,
Gözünle ne gördün neyimi duydun,
İdam sehpasını kurdun yalanmı?

Mertlik kitabını bizde yazarız,
Dost için ölmeye varız,hazırız,
İdam sehpasına korkmaz çıkarız,
Bastığım sehpaya vurdun yalanmı?

Dostumun ardından kuyu kazmadım,
Sağ gösterip sol taraftan vurmadım,
Seninle hesabı çoktan kapattım,
Senin suçun azmı,yokmu,yalanmı?

Sana ne ettimki niye alındın,
Bunca yıl dalımda boşa salındın,
Belki kasıt vardı,belki yanıldın,
Gönül bağlarını kestin yalanmı?

Kalbur ile un elenmez eleksiz,
Koyunun yiğidi olmaz keleksiz,
Kendini şerefli,bizi şerefsiz,
Yad ellere dediklerin yalanmı?

Kara hüseyin vahlar olsun bana,
Vahlar bana yetmez,yuhlarda sana.
Postumu asmışsın senin dükkana,
Ucuza satarsın buda yalanmı?

01.02.2009
ılgaz dağı

-------------------------------------------------------------------- 
 
EY ÇOCUK
SENDE OYNADA GÖRELİM,
TENKİT EDİYORSUN ÇOCUK.
SANA ÇOK İYİLİKLER ETTİM,
SENDE BİLİYORSUN ÇOCUK.
 
SENDE GÖSTER MARİFETİ,
YAZ KENDİNİ,DERTLERİNİ,
BİLMEYENLER YERSİN BENİ,
NİYE YERİYORSUN ÇOCUK.
 
DÜŞÜRMEZDİN BENİ DİLDEN,
SENDEMİ?USANDIN BENDEN,
SIKINTIMIZ YOK KİMSEDEN,
BENİ KIRIYORSUN ÇOCUK.
 
BALADA TATLI DENİLMEZ,
HER KUŞUN ETİ YENİLMEZ,
RIZASIZ GÜLLER DERİLMEZ,
YANLIŞ BİLİYORSUN ÇOCUK.
 
BEYNİN HAKİM KALBİN SANIK,
GÖZLERİNİ GÖSTER TANIK,
DOSYAN BİZDENDE KABARIK,
İŞTE GÖRÜYORSUN ÇOCUK.
 
HÜSEYİN AÇMA KUTUYU,
SÖYLETMA SAKIN KÖTÜYÜ,
İNANMAM AK DESEN SÜTÜ,
BOŞA SÜZÜYORSUN ÇOCUK.
                      15/01/2009
                      ılgaz dağları
------------------------------------------------
 
BUYURUN GELİN
Nerelisin diye sorarsan bana,
Al yeşil giyinmiş ordu ilimiz.
Canik dağlarına gel karakuşa,
Dün karakuş şimdi Akkuş ilçemiz

Arganyaylası'ndan insen aşagı,
çukurköy,Meyveli hemen yukarı
Tifi deresinde yersin balığı
Keluşagı;Ceyhanlı'dır köyümüz.

meyveli,dost külekçili komşumuz,
Akgün,Günebakan sınır dostumuz.
Esas manasköy'de bizim neslimiz.
ikiyüz yıl önce gelmiş soyumuz.

Erbaa,Doğanyurt,Ermeydanı'ndan
Salman,Seferli'den güzel kaleden.
Niksar'dan Günebakan beldesi'nden
Köyüm sizi bekler açık yolumuz.

yollarımız hep Göldüzüne çıkar
Ecdadımız yatar mezarlığımız var.
sağa,sola düz ayrılır yollar.
Dön,bolatlıuşağı'dır solumuz.

En sağa giden Güdürgen yolu
Kirazı bol olur sulu armudu.
Ararsan bakkalı lakabı çomu.
Yol altında ilk haneye sorunuz.

Doğru giden yol gider topçamlığa,
Bakmadan geçme yanık çamlara
Gelin buyurun"Aslıyanık obama"
Ekşiayran,yoğurt, kaymak sunarız.

Az gidince camii çıkar önüne
Keluşagı,dışkaya,Koyuneyreğine,
Sağa yol ayrılır Celemedine.
Kucak açar çobanımız sürümüz.

Çık celemedine aç o bağrını.
Gider dertlerini bütün ağrını,
Ye;kaşık kaşık yoğurt kaymağını
Derde derman olur soğuk suyumuz.

KARAHÜSEYİN'de hayran köyüne
Yoksulluk düşürdü kurbet eline,
Her zaman hazırım ben hizmetine
Konuk baş üstüne;Böyle huyumuz...
           HÜSEYİN ALTUNOĞLU          
                   03/12/2008
                   KASTAMONU

-------------------------------------------------------------

ŞAŞKIN CEYLAN’A

 

ASLIYOK YAYLASININ ŞAŞKIN CEYLANI.

SEN O YAYLALARDA YOLUNU ŞAŞIRDIN.

SENİN, BENİM, ONUN, KADERİMİZ AYNI.

UĞRAMAZDIN AMA YOLUNU ŞAŞIRDIN.

 

SAKIN YANLIŞ ANLAMA BACIM KARDEŞİM.

BÜLBÜLLER KISKANSIN SESİNE HAYRANIM.

GÜZELİM METETMEK BU BENİM İŞİM.

GÖNÜL BAHÇESİNDEN BÜLBÜLÜ UÇURDUN.

 

YAŞAMAK İSTERSEN KENDİN İÇİN YAŞA.

GEÇMESİN GENÇLİĞİN ŞU ÖMRÜN BOŞA.

ÖMÜR GELDİ GEÇTİ BAK AK DÜŞTÜ SAÇA.

ÇAKAL DOLU ÇÖLDE KERVANI KAÇIRDIN.

 

KADERE İSYAN YOK! BOYNUMUZ HEP EĞRİ.

ÜZME SEN KENDİNİ MAHSUN GÖZLERİNİ.

KUSURUN VARSA MEVLAM AFETSİN SENİ.

KALBİN KAFESİNDEN KUŞUNU UÇURDUN.

 

ARADINMI?  SEN HİÇ  KENDİNİ  GÖKLERDE.

ZÖHRE YILDIZININ NİŞANI VAR SENDE.

MİHNET ETME ARTIK AY İLE GÜNEŞE.

SENİ AY KISKANIR GÜNEŞİNİ BATIRDIN.

 

GÖNÜL BAHÇESİNE BİR KÖR HOYRAT GİEDİ.

KIRDI GÜLLERİNİDE YOLDU MAFETTİ.

BUNCA YIL EMEKLERİN BOŞUNA GİTTİ.

AÇMADAN TOMURCUK GÜLÜNÜ KURUTTUN.

 

KARA HÜSEYİNE SEN NEYİ SORARSIN.

BAHARI GÖRMEDİMKİ YAZI SORASIN.

UMUT KESİLMEZ HAKDAN MURAT ALASIN.

SENDE BENİM GİBİ ÖMRÜNÜ GEÇİRDİN.

 

02.10.2008

KASTAMONU

HÜSEYİN ALTUNOĞLU

 

 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------             
 YIKIL GİT

 

GELDİ GEÇTİ ÖMRÜM TÜKENDİ BİTTİ.

BENDE NE KOYDUNKİ! NEYİ ARARSIN?

EVİM BARKIM YANDI KÜL OLDU GİTTİ.

DAHA NE KALDIKİ! NEYİ ARARSIN?

ARILARIM UÇTU YELLER GÖTÜRDÜ.

KAZANDIĞIM BALI ELLER GÖTÜRDÜ.

BOŞALDI KOVANLAR SELLER GÖTÜRDÜ.

NE KOYDUNKİ BENDE NEYİ SORARSIN?

 

KARAKIŞ AYIMDA KARIM ERİDİ.

GÖNÜL BAĞLARIMDA YAĞIM ERİDİ.

HAYAT DERYASINDA DAĞIM ERİDİ

GÖRDÜK HİKMETİNİ NEYE YARARSIN.

 

YIKIL GİT KARŞIMDAN DALAŞMA BANA.

SENİ HAVAL ETTİM ULU ALLAH’A.

BİRDGÜN OLUR ELBET GELİRSİN YOLA.

HESABI VERMEYE BELKİ! ARARSIN.

 

BEN SAPTAN SAMANDAN OBAMI YAPTIM.

İÇİNE ANAMI BABAMI ATTIM.

“ASLI YANIK OBA” ADINI YAZDIM.

GELİP GEÇTİKÇE BÖYLE ANARSIN!

 

KARA HÜSEYİN’İ SANMA ÖLDÜRDÜM.

DOSTU AĞLATTIM DÜŞMANI GÜLDÜRDÜM.

SANMAKİ OCAĞINI SÖNDÜRDÜM.

YAKTIĞIN ATEŞDE SENDE YANARSIN.

 

15.10.2008

KASTAMONU

HÜSEYİN ALTUNOĞLU

----------------------------------------------------------------------- ------------------------------------------

              ŞAŞKIN CEYLAN’A

 

ASLIYOK YAYLASININ ŞAŞKIN CEYLANI.

SEN O YAYLALARDA YOLUNU ŞAŞIRDIN.

SENİN, BENİM, ONUN, KADERİMİZ AYNI.

UĞRAMAZDIN AMA YOLUNU ŞAŞIRDIN.

 

SAKIN YANLIŞ ANLAMA BACIM KARDEŞİM.

BÜLBÜLLER KISKANSIN SESİNE HAYRANIM.

GÜZELİM METETMEK BU BENİM İŞİM.

GÖNÜL BAHÇESİNDEN BÜLBÜLÜ UÇURDUN.

 

YAŞAMAK İSTERSEN KENDİN İÇİN YAŞA.

GEÇMESİN GENÇLİĞİN ŞU ÖMRÜN BOŞA.

ÖMÜR GELDİ GEÇTİ BAK AK DÜŞTÜ SAÇA.

ÇAKAL DOLU ÇÖLDE KERVANI KAÇIRDIN.

 

KADERE İSYAN YOK! BOYNUMUZ HEP EĞRİ.

ÜZME SEN KENDİNİ MAHSUN GÖZLERİNİ.

KUSURUN VARSA MEVLAM AFETSİN SENİ.

KALBİN KAFESİNDEN KUŞUNU UÇURDUN.

 

ARADINMI?  SEN HİÇ  KENDİNİ  GÖKLERDE.

ZÖHRE YILDIZININ NİŞANI VAR SENDE.

MİHNET ETME ARTIK AY İLE GÜNEŞE.

SENİ AY KISKANIR GÜNEŞİNİ BATIRDIN.

 

GÖNÜL BAHÇESİNE BİR KÖR HOYRAT GİEDİ.

KIRDI GÜLLERİNİDE YOLDU MAFETTİ.

BUNCA YIL EMEKLERİN BOŞUNA GİTTİ.

AÇMADAN TOMURCUK GÜLÜNÜ KURUTTUN.

 

KARA HÜSEYİNE SEN NEYİ SORARSIN.

BAHARI GÖRMEDİMKİ YAZI SORASIN.

UMUT KESİLMEZ HAKDAN MURAT ALASIN.

SENDE BENİM GİBİ ÖMRÜNÜ GEÇİRDİN.

 

02.10.2008

KASTAMONU

HÜSEYİN ALTUNOĞLU

----------------------------------------------------------------------- ------------------------------------------------

      
AL SENİN OLSUN

Güvenmiyorum bu dünyanın malına

İstiyorsan hepsi al! senin olsun

Sarayına, parasına, puluna

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret330738
Valimiz

Seddar YAVUZ
 

Akkuş Kaymakamımız

 Aydın YANIK

Ordu Belediye Başkanımız


Dr.Mehmet Hilmi GÜLER

Belediye Başkanımız

İsa DEMİRCİ

Site Admin

 

    Salim BOLATLI

Muhtarımız

 

Şükrü ALTUNOĞLU

Şimdiki Dernek Başkanımız

 

Atakan ÇELENOĞLU

Önceki Dernek Başkanlarımız

      Selehattin BOLATLI




Turan ALTUNOĞLU



Nizamettin ALTUNOĞLU

DERNEK GÜREŞ AĞAMIZ


Cemil BOLATLI
Köyümüz Dernek Ağası
Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
26° 28° 20°
Dernek Hesap No

ÜYE AİDATLARI

VE

BAĞIŞ İÇİN

AKBANK HESAP NUMARASI 

 HESAP ADI

CEYHANLIKÖYÜ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ

HESAP NO 

0084460

ŞUBE KODU :

0404 

IBAN:

TR78 0004 6004 0488 8000 0844 60

İRTİBAT TEL 

0535 281 24 53

0535 577 27 78

Namaz Vakitleri
Gazete Oku